Bursa Hakimiyet

Yoksuldan varsıla akan nehir

Borç her zaman kazananın adaleti değildir, kazanması beklenmediği halde kazananları cezalandırmanın bir yöntemi de olabilmektedir. Bunun en çarpıcı örneği Haiti Cumhuriyeti’nin tarihidir- sürekli borç köleliğine mahkum edilen ilk yoksul ülke.
Haiti, uluslararası hak ve özgürlük beyannameleri ortamında, sadece isyan etmeye değil, kendilerini esir almak için gönderilen Napolyon’un ordularını yenilgiye uğratmaya cüret etmiş, eski plantasyon köleleri tarafından kurulmuş bir ülkeydi. 
Fransa derhal yeni cumhuriyetin kendisine el konan plantasyonların zararını ve başarısız askeri harekatın donatım masraflarını karşılamak üzere 150 milyon frank borçlu olduğunu ileri sürdü. 

ABD de dahil olmak üzere diğer ülkeler de borç ödeninceye kadar ülkeye ambargo uygulamayı kabul ettiler. Toplam tutar kasti olarak imkansız düzeyde tutulmuştu (yaklaşık 18 milyar dolar). Sonuçta uygulanan ambargo, o günden bugüne “Haiti” isminin borç, yoksulluk ve insani acıların eşanlamları olarak kalmasını sağladı.

1980’lerde Üçüncü Dünya borçlarının ödemesi için sıkı şartlar konusunda ısrar eden ABD’nin kendisi, tüm Üçüncü Dünya toplamını gölgede bırakacak miktarda borç aldı-özellikle askeri harcamalar yüzünden. 

Ne var ki ABD dış borcu çeşitli ülkelerdeki( Almanya-Japonya, Güney Kore, Tayvan, Tayland, Körfez ülkeleri) kurumsal yatırımcıların satın aldığı hazine bonosu şeklinde olmuştur ki bu ülkeler, çoğunlukla fiilen ABD’nin askeri koruması altında olup açık bütçe harcamalarıyla ödenmiş silah ve mühimmatla donatılmış ABD üsleriyle doludur ( ABD’nin bugün yeryüzünde 725 askeri üssü bulunmaktadır ve Parasının gücünü bu yolla korumaktadır). Çin özel bir durum olmasına rağmen elinde çok miktarda ABD hazine bonosu tutmaktadır. Üstelik bu durumun ABD’nin menfaatine hizmet ettiğini bilmiş olmasına rağmen.

Peki nasıl oluyor da bütün paralar sürekli olarak ABD’nin hazinesine akıyor? Bunlar kredi mi? Yoksa haraç mı? ABD’nin bu ödemelerinin “haraç” değil, ”kredi” olduğunda ısrar etmesinin tek sebebinin, olup bitenin gerçek yüzünün tam olarak inkar edilmesi olduğu kolayca ileri sürülebilir.

ABD Cadillac’lı borçlu,Madagaskar ise bitişik hücrede açlıktan ölen garibandır. Bu arada Cadillac’lı borçlunun hizmetkarları diğerine, başına gelenlerin sorumsuzluğundan ötürü olduğuna dair nutuk çekiyor.