Okan TUNA

Okan TUNA

okantuna@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
13. Cumhurbaşkanı ile TBMM'nin yeni üyelerinin ilk yapacakları bu olmalı
21 Haziran 2018 Perşembe, 07:50

Özellikle;
Amerikan filmlerinin vazgeçilmez repliklerindendir.
Bir kişi;
Kendisine dokunulduğunda, "ellerini üzerimden çek" der.
Çünkü;
Gelişmiş ülkelerde "bedene dokunma" cezası vardır.
Kimse, kimseye sevgi dışında dokunamaz.
Bir nevi hak ihlalidir.
Şikayetçi olunduğunda da cezası vardır.
Peki ya bizde?
Türk Ceza Kanunumuz öylesine içler acısı ki, toplumca yaşadığımız öfkenin bir nedeni de bu.
Çünkü;
Bırakın dokunmayı, darp etmenin bile cezası yok bu ülkede.
Alın işte önceki gün Samsun'da yaşanan son örnek.
Bir grup maganda;
Özel bir hastaneyi basıp, doktorları dövüyorlar, sonra da savcılıktan serbest bırakılıyorlar.
Üstelik bir polis de ağır yaralı.
Bu durum;
Hiçbir gelişmiş ülkede olamaz!
Ama Türkiye'de sıradan bir olay.

Peki ya;
Hayvanlara işkence, tecavüz?
Türkiye'de bu durum suç değil.
Sadece bir "kabahat" TCK'ya göre.
Cezası da 600 lira.
Ödemesi de 1 yıl sonra başlıyor.
Üstelik, devlet 8 taksit hakkı veriyor.
Mesela dün.
Bursa'da;
Yıldırım ilçesinin Millet Mahallesi'nde bir psikopat, 1 aylık yavru kedinin 4 ayağını birden kesti.
Tıpkı Sakarya'daki yavru köpeğe yapılan gibi.
Bursa'da;
Şu anda aramızda dolaşıyor bu ruh hastası.
Olur da tesadüfen yakalanırsa, kanunlarımıza göre ceza almayacak.
Çünkü;
Köpeklerin ayaklarını canice kesmek ya da kedilere tecavüz etmek, öldürmek bir suç değil, küçük bir "kabahat" sadece!

Peki hırsızlık?
Bunu çoğu kişi bilmez.
TCK'nın hırsızlıkla ilgili maddeleri de şaşırtıcı.
Mesela;
Hırsızlık suçu, gece vakti işlenirse farklı, gündüz vakti işlenirse farklıdır.
Doğru dürüst cezası da yok.
Hele ki;
Sizin malınızı çalan hırsız, "etkin pişmanlıktan" yararlanıyorsa, neredeyse mahkemeye bile gitmenize gerek yok!
Zaten çıkıyor adam!

Kaldı ki;
Havanın, toprağın, suyun kasten kirletilmesi meselesi de, bizim ülkemizin önemsenmeyen suçlarından.
Öyle ki;
Arabanın kül tabağını yola dökmek, fabrika atıklarını derelere boşaltmak, kükürt oranı yüksek kömür yakıp havayı kirletmek, bizde neredeyse eski bir Türk geleneği!

Sadece;
Cinayetin cezası var biraz.
O da;
İhmal suretiyle öldürmek
Taammüden yani tasarlayarak öldürmek
Canavarca hisle öldürmek
Namus cinayetiyle öldürmek
Pusu kurarak öldürmek.
Kan gütme saikiyle öldürmek vs vs diye bölümlere ayrılıyor.
Ama;
Sonunda hepsinin "indirimi" var TCK'ya göre.
Tahrik indirimi var.
Müdaafaa indirimi var.
Pişmanlık indirimi var.
Mahkemede kravat takma indirimi var.
Hatta;
Cinayetin alkollüyken işlenmişi, daha az ceza alınmışlığı bile var.
Böyle olunca;
Avrupa ve ABD'de ömür boyu yatacağınıza, Türkiye'de içeride bir süre 'dinlenip' yeniden toplum içine çıkabiliyorsunuz.

Diyeceğimiz şu.
3 gün sonraki büyük seçimde, hem 13. Cumhurbaşkanı, hem de 600 kişilik yeni TBMM üyeleri belirlenecek.
Kim seçilirse, kim kazanırsa kazansın, yeni dönemin yöneticilerinin ilk işi, adaletin tesis edilmesi olmalı.
TCK tamamen yenilenmeli.
Bu ülkeye adalet gelmeli.
Hak, hukuk gelmeli.
Suç, cezasız kalmamalı.
Bir nizam olmalı.
Ülkede kanunlar hakim olmalı.
Herkesin istediği de bu değil mi?...