Okan TUNA

Okan TUNA

okantuna@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Bursa'da da görülen Suriyeli istismarı sabırları zorluyor
05 Temmuz 2017 Çarşamba, 07:55

Özellikle;
Tatil mevsiminin başlamasıyla birlikte...
Kimilerinin;
Dillendirmekten çekindiği, kimilerinin açıkça eleştirdiği, kimilerinin de sineye çektiği hassas bir durum yaşıyoruz.
Rakamlar geçenlerde açıklandı.
Türkiye'de;
Geçici koruma kapsamındaki Suriyelilerin rakamlarının yanı sıra, il nüfuslarıyla yüzdelikleri de var, bu araştırmada.
Bu yönde;
Urfa rekor kırıyor.
Şehirde 419 bin Suriyeli var ki, şehrin nüfusunun yüzde 22'sini oluşturuyorlar.
Gaziantep de öyle.
329 bin Suriyelinin şehirdeki oranı yüzde 17.
Bu oranlar;
Avrupa ülkelerindeki mülteci sayılarıyla kıyaslandığında ortaya büyük bir rakam çıkıyor.

Mesela;
Türkiye'nin en büyük ili İstanbul'da kayıtlı 478 bin Suriyeli var.
Adana'da ise;
151 bin Suriyelinin, ildeki nüfusa orana yüzde 3.71
Ankara'da 74 bin
İzmir'de 108 bin Suriyeli var ki, oranları yüzde 3-4 dolayında.
Araştırmaya göre;
Bursa'da ise 106 bin kayıtlı Suriyeli var.
Yani;
Nüfusa göre şehrin yüzde 3.67'sini Suriyeliler oluşturuyor.

Bu;
Rakam ve oranlardan yola çıkarak, yaşanan hassasiyeti aktaralım.
Özellikle;
Sosyal medya kullanıcıları da iyi bilecekler ki, bu aktaracağımız konunun fazlasıyla yansımaları var.
Hassasiyet;
Yaz aylarına girilmesiyle birlikte, Suriyeli mültecilerin özellikle sahillerdeki davranış ve yaşam biçimleri.
Daha önce;
Hiç alışık olunmayan bir şekilde plajlarda nargileler içilmesi,
Kamuya ait bankların ve güneşliklerin battaniyelerle kapatılarak çirkin bir görüntüye sebep olunması,
Sahillerde iç çamaşırlarıyla dolaşılması,
Sayıları 20'yi geçecek şekilde erkeklerin gruplar halinde gezmesi,
Girilmesi yasak olan park ve bahçelerde mangalların yakılması, çadırların kurulması,
Bulunulan yerlerin adeta çöp yuvası haline getirilmesi vs vs...

Şunu kabul ediyoruz.
Ortada bir iç savaş var ve bu insanlar yurtlarından oldular, Türkiye'ye de sığındılar.
Ne var ki;
Tüm dünyada sığınmacılarla ilgili kurallar olmasına karşın, bir tek Türkiye'de yok bu kurallar.
Şunu da kabul etmek gerekir.
İki ülke arasında çok ciddi kültür farklılıkları var.
Elbette bunlar da olacak.
Ancak;
Mültecilere sağlanan imtiyazların istismar edilmesinden kaynaklı sorunları da hiç kimse görmezden gelmemeli.
İşte;
Bu da zaman zaman kamusal düzenin bozulmasına yol açıyor ki, ortaya farklı tehlikeler çıkıyor.

Ve;
Bu önlem ancak valilikler tarafından alınabiliyor.
Size bir örnek verelim.
Mesela;
Nüfusu 3 milyona yaklaşan ve sahilleriyle ünlü Türkiye'nin turizm başkenti Antalya'da size göre kaç Suriyeli vardır.
10 bin, 20 bin, 50 bin, 100 bin, 250 bin?
Hiçbiri değil.
Tam tamına 401 kişi.
Evet sadece 401 kişi.
Çünkü;
Antalya Valiliği, bir yasak koydu ve kentte huzurun bozulmaması, çirkin görüntüler yaşanmaması ve de turistlerin Suriyelileri Türk sanmaması için bir dizi ciddi yasaklar koydu.
Ve dikkat edin.
Koca Antalya'da bu yönde yaşanan hiçbir sorun yok.
Diyeceğimiz şu.
Bursa'da da iş işten geçti ama Valilik eliyle, hiç olmazsa başta tabelalar ve plajlardaki davranış biçimleri olmak üzere birtakım yaptırımlar uygulanmalı ki, Bursalıları çileden çıkaran bu çirkin istismarın önüne geçilebilsin.