Okan TUNA

Okan TUNA

okantuna@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Kadir Topbaş'ın sonrasında AK Parti'de sırada kim var?
24 Eylül 2017 Pazar, 09:24

Bir süredir;
Görevden alınacağına dair adından fazlasıyla bahsedilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın istifası, kuşku yok ki beraberinde pek çok yorum da getirdi.
Nitekim;
Kendi ifadesiyle "yorgun olmadığını" ve "heyecanını kaybetmediğini" ifade eden Topbaş'ın, buna karşın ne sebeple İstanbul gibi bir şehrin başkanlığını bıraktığı uzun süre tartışılacak görünüyor.
Zaten;
Bu noktada akıllara hemen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın üzerine basa basa söylediği "metal yorgunluğu" tanımlaması geliyor.
Peki ama;
Yorgun olmadığını söylemesine rağmen Başkan Topbaş, neden görevinden istifa etti?
Ya da ettirildi mi?

Hatırlanacaktır;
Türkiye'ye yönelik girişilen hain darbe girişimi gecesinde, Topbaş'ın ABD'de bulunması çok tartışılmıştı.
Nitekim;
TBMM'de kurulan Meclis Araştırma Komisyonu da ifadesini istemişti Topbaş'ın, kamuoyunda yanıt arayan bu sorular üzerine.
Topbaş da;
Hakkındaki iddialar üzerine komisyona gönderdiği yazıda 12-20 Temmuz tarihleri arasında ABD'de olacağının İstanbul Valiliği kayıtlarında bulunduğunu belirtmişti.
Ne var ki;
Yine kamuoyunda uzun süredir konuşulduğu üzere "damat" meselesi de, şimdilerde iliştiriliyor bu istifayla.
Hafızaları tazeleyelim.
O zamanki adıyla "Gülen Cemaati"nin tüm kuruluşlarıyla en güçlü olduğu dönem.
Üstelik;
17/25 Aralık komplosuna rağmen.
Tarih, 1 Mart 2014
Paralel yapıya yakınlığı ile bilinen TUSKON'un 5. genel kurulu yapılıyor İstanbul'da.
Halen;
Yardımcılarıyla birlikte kaçak olan ve aranan TUSKON'un Genel Başkanı Rızanur Meral, tarihe geçecek bir konuşma yapıyor.
Hedefinde direkt olarak dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan var.
Şunu diyor kameraların önünde.
"Yakın gelecekte, kimlerin inlerde yaşayacağını, kimlerin saklanacak in arayacağını, kimlerin müsvette, kimlerin asıl olduğunu herkes görecek"
Açıkça tehdit ediyor Erdoğan'ı.
Yine hatırlanacaktır;
Rızanur Meral'in bu sözleri üzerine salondaki herkes ayağa kalkıp, elleri kopasıya kadar dakikalarca alkışlıyor Meral'i.
İşte;
Cemaatçi TUSKON'un, hükümete, devlete ve Başbakan Erdoğan'a açık bir tehdit savurduğu o buluşmada, en önde ayakta alkış tutanlar arasında Topbaş'ın damadı işadamı Ömer Faruk Kavurmacı da dikkat çekmişti.
Ve bu durum o zaman da çok eleştirilmişti.

Keza;
AK Parti için hayati önemi olan 16 Nisan'daki referandumda İstanbul sandıklarından "hayır" oyu çıkması da belki bir başka nedendi, Topbaş'ın görevden ayrılmasında ya da el çektirilmesinde.
Yoksa;
Hele ki AK Parti gibi muazzam bir disiplin ve biat kültürü içinde çalışan bir partide, 5 imar değişikliği dosyasını Kadir Topbaş'ın veto etmesine rağmen Belediye Meclisi'nde AK partili üyelerin oylarıyla geçmesi, hiç olacak şey değildi.
Belli ki artık bardak taşmıştı.
Çünkü;
Ankara'dan bir direktif gelmese, AK Partili Belediye Meclis üyelerinin, kendi başkanlarını zora sokacak bir hamlede bulunmaları imkan ihtimal değildi.
Çünkü öyle olsa;
Bugün Topbaş'ın değil, o AK Partili üyelerin tümünün istifası istenirdi.

Topbaş'ın;
İstifasına dair CHP'nin Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil ise farklı bir yorum yaptı görüşmemizde.
"Al damadı, ver İstanbul'u denilmiş olabilir Topbaş'a" diyerek, Topbaş'ın kendi isteğiyle istifa etmediğine dair imada bulundu.
Şimdi ise;
Bu yoldan hareketle, AK Partili belediyeler içinde "operasyona başlanıldığı" konuşuluyor.
Hatta;
AK Parti kurucularından Bülent Arınç'ın, kendisini "paralelci" olmakla suçladığı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek için söylediği "Ankara'yı paralel yapıya parsel parsel satmıştır" sözleri hatırlatılıyor.
Ardından da;
Tıpkı İstanbul gibi Ankara'da da referandumda sandıktan "hayır" oyu çıkması, bu söylentilere ilave edilerek, "sıradaki kim" sorusunu sordurtuyor.