Okan TUNA

Okan TUNA

okantuna@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
KAFASI KARIŞIK OLAN BOZBEY'E DSP LİDERİNDEN AÇIK TEKLİF: BİZE GEL
23 Ekim 2018 Salı, 08:02

Şu bir gerçek. Bir dönemin yerel ve genel iktidar partisi Demokratik Sol Parti, eski günlerini mumla arıyor.
Öyle ki;
Türkiye'nin en önemli seçimlerinden biri olan 24 Haziran seçimlerine dahi girmeye cesaret edememiş, "millet ittifakı"nı desteklemişti.
DSP'nin;
Genel Başkanı Önder Aksakal, hafta sonunda Bursa'daydı.
Bursalı Genel Başkan Yardımcıları Hüseyin Kul ve Murat Özbilge'nin ev sahipliğinde birtakım incelemeler yaptı.
Aksakal;
AS TV'nin de konuğu oldu ve Sevda Kurul'un sunduğu "Satırbaşı"na katıldı.
Net olarak da söyledi.
"Yerel seçimlere katılacağız ve her seçim bölgesinde aday çıkaracağız" diye.
Dahası;
Bursa siyasetini yakından ilgilendiren bir açıklama da yaptı Aksakal.
AS TV'deki sohbette;
Arkadaşımız Sevda Kurul, adı partisi CHP içinde Büyükşehir'e geçen Mustafa Bozbey'in durumunu bilip bilmediğini sordu.
Anladığımız kadarıyla;
DSP Genel Başkanı, her şeye hakim.
Öyle ki;
Üzeri örtülü teklifini yaptı Bozbey'e.
"Bizler" dedi "Demokratik Sol Partililer olarak, yolu bir dönem DSP'den geçmiş, tüm siyasetçilerimizle ve belediye başkanlarımızla yeniden çalışmaya hazırız..."
Sözleri açıkça Bozbey'e yönelikti.
Bozbey'e açıkça;
'Partin CHP seni Büyükşehir'e zorluyorsa ve sen gitmek istemiyorsan, buyur gel Nilüfer'e DSP'den aday ol' teklifi yaptı.
Tıpkı;
Bozbey'in 1999 yılında, Nilüfer'e DSP'den seçildiği gibi.
Tabii;
Akıllara şu da gelebilir.
"Bozbey'in yüzde 1'lik partide ne işi olur? Gider bağımsız aday olur" diye.
Parti oyu elbette önemli ama...
Bir başkan adayının;
Belediye meclis üyelerini de seçtirebilmesi için mutlak bir siyasi partiye ihtiyacı var.
Bu nedenle DSP yeniden olabilir.
Kaldı ki;
Kulağımıza geldiğine göre...
Aynı gün, AS TV'nin ardından Nilüfer Belediyesi'ne giderek Mustafa Bozbey'i ziyaret eden Aksakal'ın, AS TV'de bu söylediklerinin daha açığını, Bozbey'e direkt olarak ilettiği yönünde.
Bozbey şimdi haklı olarak beklemede.
Bakalım;
Gelişmeler onu nereye sürükleyecek?

CHP'li 4 adaydan ortak bir karar ve dikkat çeken sözler

Pazar akşamı;
Mudanya'da dikkat çeken özel bir görüşme yaşandı.
Partileri CHP'den;
Mudanya Belediye Başkanlığı için aday olan 4 isim Sami Kahveci, Erdal Aktuğ, Deniz Baykal ve Şenol Seven, bir araya gelerek bir prensip kararı aldılar. Mudanya'nın;
Kötü yönetildiğini ve bundan dolayı kaygı duydukları için aday olduklarını anlatan 4 aday da, aday kim olursa olsun birbirlerine destek olma kararı aldılar.
Mudanya'da;
CHP belediyeciliğinden beklenenin alınamadığını belirten CHP'li 4 başkan adayı, birbirlerine destek olma kararını da, CHP belediyeciliğini gerçek anlamda Mudanya'ya getirmek için aldıklarını açıkladılar.

İttifak çatırdıyor mu?

Tahmin edildiği gibi;
MHP'nin af teklifi, AK Parti ile olan ilişkilerde gerilime neden olmaya başladı.
MHP;
Aralarında çete liderleri, uyuşturucu satıcıları, devleti dolandıranlar, katiller de dahil olmak üzere af istiyordu.
Nitekim;
Bununla ilgili teklifini de TBMM'ye verdi.
Gözü ise AK Parti'deydi.
Acaba destek verecek miydi?
AK Parti kurmayları ise bir süredir yuvarlak açıklamalar yapıyordu.
Taa ki;
Pazar günü, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstanbul'daki çok net açıklamalarına değin.
Erdoğan;
MHP lideri Bahçeli'ye seslenerek açıkça söyledi.
"Birileri çıkmış af da af. Ne affı?
Hele hele 50 bini aşkın uyuşturucu satıcısının cezaevinde olduğu bir dönemde, biz bu uyuşturucu satıcılarını affeden bir iktidar olarak mı anılacağız?
Böyle bir şey olamaz"
İşte...
Erdoğan'ın bu kadar açık sözleri doğal olarak MHP kanadında yankı buldu.
Ve;
MHP lideri Bahçeli'nin cevabı Twitter'dan geldi.
Çok yüksek voltajlıydı bu mesajlar.
Erdoğan'a hitaben;
"Hiç kimseyi zorlayan yoktur. Kanun teklifimizi verdik, karar TBMM'dedir. AK Partililer teklifimizi kabul etmezlerse etmezler.
MHP'yi uyuşturucu suçuyla yan yana getirmek art niyet değilse, itibarsız bir isnattır.
MHP'yi meydanlarda hakir görmek siyasi ahlaka sığmaz"
Doğrusu...
MHP'nin uyuşturucu satıcıları da dahil olmak üzere bu af ısrarını anlamamakla birlikte.
Şunu görüyoruz ki;
Bu gerilim, adı konulamayan olası yerel seçim ittifakına da hayli olumsuz yansıyacak.