Okan TUNA

Okan TUNA

okantuna@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Ne iyi olurdu 20 yıl önceki 'açık oturum'lar şimdi de yapılabilse
06 Şubat 2017 Pazartesi, 08:17

Yaşı 40'ın üzerinde olanlar iyi hatırlayacaktır.
Türkiye;
"80 darbesi"nin üzerinden geçen 3 yılın sonrasında, askeri vesayetten arınmış 'demokratik bir Türkiye' için genel seçime gidiyordu.
Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in liderliğinde Türkiye, darbe sonrasındaki böylesine önemli bir seçime topu topu 3 partiyle giriyordu.
Askerlerin desteklediği Turgut Sunalp liderliğindeki Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP)
Eski bir bürokrat olan Necdet Calp'in liderliğindeki Halkçı Parti (HP)
Bir de;
Amerika destekli olan Turgut Özal liderliğindeki Anavatan Partisi (ANAP)

***

Hatırlanacaktır;
3 lider de, o zaman tek televizyon kanalı olan TRT'de -askerlerin izniyle- "naklen yayına" çıkmışlardı.
O yayında;
Vaatler kısmına gelindiğinde, Özal ortaya öyle bir fikir atmıştı ki, Boğaziçi Köprüsü'nün gelirlerini özelleştirmek isteyen Özal'a, Calp'in "Sattırmam efendim" sözleri ve tartışması hala akıllardadır.
Öyle ki;
Neredeyse bu tartışmanın sonucu sandığa yansımış, Türk halkı ilk kez Özal'ın "özelleştirme"si ile tanışmış ve seçmenin dikkatini çekmişti.
Çünkü;
Seçmen bilmediği bir konuda aydınlanmıştı.

***

Sonraları;
Seçim öncesi "açık oturum"lar bir gelenek oldu Türkiye'de.
Liderler;
Seçim öncesinde TRT'ye çıktıklarında adeta hayat kilitleniyordu.
Mesela;
1989 seçimi öncesinde Süleyman Demirel'in, Turgut Özal'ın ve Erdal İnönü'nün katıldığı program da çok konuşulmuştu seçmen nezdinde.
1991'de;
Bülent Ecevit'in, Necmettin Erbakan'ın, Süleyman Demirel'in, Mesut Yılmaz'ın, Erdal İnönü'nün ve Doğu Perinçek'in katıldığı bu çok konuklu "açık oturum" da, Türk siyasetinin 80 sonrasında ilklerinden biriydi.
Sonraları hep sürdü bu gelenek.
Bildiğimiz kadarıyla;
Türkiye'de bu tip bir "açık oturum" 1995 seçimleriyle birlikte tarih oldu.
Ali Kırca'nın sunduğu "Siyaset Meydanı"na DYP lideri Tansu Çiller, ANAP lideri Mesut Yılmaz ve MHP lideri Alpaslan Türkeş katıldılar.
Seçimden;
RP yüzde 21.4'le birinci çıktı.
Türkeş ve partisi parlamento dışı kalırken, ANAP, DYP, DSP, CHP TBMM'ye girdi.
Sonrasında;
Malum, "Refahyol hükümeti" kuruldu, o da Milli Güvenlik Kurulu'nca istifaya zorlandı.

***

Böylece;
Türkiye'de bir gelenek olan ve liderlerin katılımıyla gerçekleştirilen "açık oturum"ları, Türk halkı yıllardır göremez oldu.
O günden bu yana liderler bir araya gelemedi.
Türkiye ekonomik krizli, buhranlı dönemlerden de geçti.
Bu durumun da etkisi oldu liderlerin bir araya gelememesinde.
Tıpkı o dönemde çığ gibi artan özel televizyonların etkisinin olması gibi.

***
Bunu şunun için söyledik.
Hafta sonunda bir dostumuz söyledi.
"Keşke" dedi "Başbakan Binali Yıldırım ile CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Devlet Bahçeli bir açık oturuma çıkabilseler de referandumda ne oyu vermemiz gerektiğini açıklasalar bizlere"
Düşündük.
Gerçekten muhteşem olurdu.
Hele ki yıllar sonra.
Ve biliyoruz ki, Türkiye bu yayına kilitlenir, sokaklarda insan kalmazdı.
Ne iyi olurdu gerçekten.
Keşke bu siyasi olgunluğu gösterebilseler.
Hem, nezaketleri ile toplumdaki gerginliği de almış olurlardı.
Ama, çok zor değil mi?