Okan TUNA

Okan TUNA

okantuna@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Onu bir başbakan karşılamıştı yine bir başbakan uğurladı...
21 Kasım 2017 Salı, 07:53

Ne yazık ki;
Toplum olarak değiştiremediğimiz bir alışkanlığımız var.
O da;
Sanatçısından sporcusuna, bilim insanına değin bu ülkeye mal olmuş isimlere, sağlığında yeteri önemi vermiyor ve yeterince onore edilmelerini sağlayamıyoruz.
Naim Süleymanoğlu da böyle bir değerdi.
Hem hemşerimiz;
Hem de tanıdığımız bir kişiydi.
Şampiyonluğunun ötesinde;
Çok iyi bir insan,
Çok iyi bir vatanseverdi.
Yaşı 40'ın üzerinde olanlar hatırlayacaktır.
Bir dönem;
Bulgaristan'ın, Türk kökenlilere uyguladığı asimilasyon politikası, binlerce aileyi parçalamış, gelecek hayatları karartmıştı.
Süleymanoğlu da;
İnsanlık tarihinde nefretle anılacak olan dönemin Bulgar Devlet Başkanı Todor Jivkov'un bu zulümlerinden rahatsızdı.
1986 yılında kendince bir fırsat buldu.
O yıl;
Avustralya'da düzenlenen Dünya Halter Şampiyonası'na Bulgaristan Milli Takımı sporcusu olarak katıldıktan sonra Türkiye Büyükelçiliği'ne sığındı ve Türkiye'ye iltica etti.
Hatırlanacaktır;
Bu durum, gözü Bulgaristan'da olan Türkiye'nin bir anda bir numaralı gündem maddesi oldu.
Dönemin;
Başbakanı Turgut Özal devreye hemen Dışişleri Bakanlığı'nı soktu ve MİT'in gizli operasyonu ile Süleymanoğlu Türkiye'ye getirildi.
Bu durum Bulgarları çok kızdırdı.
Ve;
Süleymanoğlu'nun Türkiye adına yarışmasına izin vermedi.
Bu da;
Örtülü ödenekten yapılan yaklaşık 1 milyon dolarlık bir harcama ile çözüldü.
Sonrası malum.
Şampiyonluklar art arda gelmeye başladı.
Türkiye;
İlk kez güreş branşı dışında altın madalyalar ile tanışmaya başladı.
Dünya artık Süleymanoğlu'nu tanıyordu.
Vücut ağırlığının 3 katını kaldıran halterci olarak, tarihe adını yazdırdı.
Olimpiyat ve dünya şampiyonlukları, Süleymanoğlu'nu halter sporunda artık 1 numaraya taşımıştı.
Tabi bu durum;
Uluslararası Halter Federasyonu'nun (IWF) gözünden kaçmıyordu.
Şampiyon, neden hep bir Türk oluyordu?
Yönetmelikte;
Hemen bir düzenlemeye girdiler.
Ve;
Halter sıkletlerinde Süleymanoğlu'nun altın madalyalar aldığı 60 kilo kategorisi kaldırılıp, yeni sıkletler belirlediler.
Bu bile;
Onun ne denli büyük bir sporcu olduğunun göstergesiydi.
Çünkü;
Dünya oturmuş, Süleymanoğlu aleyhinde, yılların sıkletlerinde yeni bir düzenleme yapmak zorunda kalmıştı.
Kısa bir süre önce;
Karaciğer yetmezliği baş gösterdi Süleymanoğlu'nda.
Yakın bir arkadaşı hiç düşünmeden organ bağışında bulundu.
Ameliyatı iyi geçmiş, sağlığı düzeliyordu.
Ne var ki;
Beyin damarlarındaki genişlemeye bağlı olarak gelişen beyin kanaması geçirdi.
Bunu da atlatıyordu ki, dünyayı kaldıran vücudu iyice yorgun düştü ve hafta sonunda aramızdan ayrıldı.
50 yaşındaydı.
Gençti, yeni sporcular yetiştirmek için hayalleri vardı.
Şimdi;
Türkiye'deki göçmen nüfusunun en yoğun olduğu il olarak Bursa'ya büyük bir görev düşüyor.
Bal-Göç Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özkan'ın dediği gibi bu dünya devinin isminin yaşatılması gerekiyor göçmen kenti Bursa'da.
Bu yönde;
En büyük görev de, yine bir başka göçmen kökenli olan Bursalı Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu'na ve Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'a düşüyor.
Eminiz ki;
Onlar da bu büyük şampiyonun adını, göçmen kenti Bursa'da yaşatmak için gereğini yapacaklardır.
Ne ilginç tesadüf.
Onu bu topraklarda bir başbakan (Turgut Özal) karşılamıştı.
Son yolculuğuna da yine bir başbakan (Binali Yıldırım) uğurladı.
Allah rahmet eylesin.
Türk insanına yaşattığı gururlar bile onun her zaman hatırlanmasına yol açacak.