Okan TUNA

Okan TUNA

okantuna@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Sadece AK Parti'nin değil iç siyasetin de ana gündemi belediye başkanları oldu
06 Ekim 2017 Cuma, 07:36

Bildiğimiz kadarıyla;
Böylesi bir durum yerel yönetimler tarihinde ilk kez yaşanıyor.
Yani;
Bir iktidar partisinin yönetimi ilk kez, yerel seçim zamanını bekleyip, belediye başkan adaylarını değiştirmeden, belediye başkanlarını değiştiriyor.
Daha doğrusu;
İstifasını isteyerek görevden alıyor.
Normalde;
Tüm Türkiye'deki AK Parti'li, CHP'li, MHP'li veya HDP'li belediye başkanlarının görev süresi Mart 2019'da yapılacak olan yerel seçim döneminde sona erecek.
Bu duruma göre;
Seçim bölgelerindeki halkın oylarıyla gelen belediye başkanlarının daha 17 aylık süresi var.
Ne var ki;
AK Parti'de çok hızlı süren değişim ve dönüşüm çerçevesinde, AK Partili bazı belediye başkanlarının görevi bırakmaları isteniyor.
Şu ana değin;
AK Parti Genel Merkezi'nin isteğiyle görevlerinden istifa eden İstanbul ve Düzce Belediye başkanlarının istifa nedenleri kamuoyu ile paylaşılmadı.
Kimileri;
Bu istifaların ardında FETÖ bağlantılarının bulunduğunu.
Kimileri;
Yolsuzluk iddiaları bulunduğunu.
Kimileri de;
Başarısızlık olduğunu iddia ediyor.
Fakat görünen o ki;
AK Parti, istifasını istediği illerde, 2019 seçimlerinde bir siyasi tehlike görüyor.
Yani;
Bu illerde bugün için bu başkanlarla ciddi ciddi seçim kaybedeceğini düşünüyor ki, seçime 17 ay kala önlem alıp, belediye yönetiminin uygulamalarını düzeltmeyi amaçlıyor.
Normal şartlarda;
Belediye başkanları, ancak İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınabiliyor.
Bu kararın da önemli gerekçelerinin olması gerekiyor.
Mesela;
Güneydoğu'daki bazı HDP'li belediye başkanlarının terör suçlamasıyla görevden alınıp, yerlerine kayyum atanması gibi.
Ya da;
Bakanlık müfettişlerinin raporları doğrultusunda somut yolsuzluk iddialarıyla görevden el çektirilen CHP'li ve MHP'li belediye başkanları gibi.
Ama böylesi bir durum yani siyasi karar ilk kez görülüyor.
Normalde;
Hiçbir parti, kendi belediye başkanını istifa ettirmez.
Ama ettiriyor.
Görünen o ki;
AK Parti'de Türkiye genelinde bu uygulama sürecek.
Öyle olmasa;
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dün bu konunun üzerine daha sert gidip "Bir makama getirilirken her şey iyi güzel ama makamı boşaltması istenince niye yadırganıyor. İlgili başkanın istifa suretiyle makamı boşaltması istenebilir" demezdi.
Tabii ki;
Demokratik kurallar çerçevesinde, seçimle gelenin yine seçimle gitmesi gerekiyor.
Fakat bu uygulama ilk kez deliniyor ve farklı bir yöntem uygulanıyor ki, bu yaşananlar da Türk siyasi hayatında bir ilk oluyor.