Bursa Hakimiyet

AK Parti’nin 1 Kasım rakibi yine aynı parti mi olacak?

Sokaktaki vatandaşa;
“Seçimlerde AK Parti’nin size göre en büyük rakibi kim” diye sorulsa, muhtemelen en çok CHP, sonra da MHP yanıtları gelir.
Çünkü;
Düz mantık bu cevapları vermeyi gerektiriyor.
AK Parti, CHP ve MHP’den sonra Türkiye’nin 4. büyük partisi olan HDP’nin telaffuzunu, böyle bir soruda muhtemelen siyasetin içindekiler edebilir.

Türkiye;
7 Haziran seçimleri sonrasında pek çok deneyim yaşadı.
Koalisyon alışkanlığının unutulması,
Partilerin bir araya gelememesi,
Meclis Başkanlığı seçimindeki uyuşmazlık,
İkinci partiye hükümet kurma yetkisi verilmemesi,
Tarihin en az ömürlü TBMM’si olması,
Erken seçim kararı alınamaması,
Seçim hükümetine partilerin bakan vermemesi,
Vs vs..

4 ay önceki genel seçimde, kilit parti HDP’ydi.
Ve;
Böyle bir durum Türk siyaset tarihinde ilk kez görülüyordu.
Anketlere göre de;
AK Parti, 7 Haziran’ın galibi görünüyordu ama tek başına iktidar olamayabilirdi.
Nedeni de HDP’ydi.
Yüzde 10’luk seçim barajına takılırsa, AK Parti bir kez daha tek başına iktidar olacaktı.
Ama;
Anketler, HDP’nin barajı aşacağına işaret ediyordu.
Nitekim aştı.
Ve kıl payı da değil.
Aldığı yüzde 13.1’lik oyla rahat geçti barajı.
Hatta;
Bursa’da bir ilk oldu ve HDP ilk kez -partili veya bağımsız olarak- bir milletvekili çıkardı.

Demek istediğimiz şu.
7 Haziran seçimlerinde önemli bir kısım seçmen kitlesi bu formülü çözdü ve belki de gönülden istemese bile AK Parti’nin tek karşıtı olarak gitti HDP’ye oy verdi.
Bu seçmen kitlesi şunu gördü.
Vereceği oyun;
CHP’ye veya MHP’ye gitmesinin, AK Parti’yi iktidardan etmeye yeterli olmadığını gördü.
İşte;
Bu nedenle de belki de isteksiz olarak HDP’ye gitti önemli bir oy kitlesi.
Yine hatırlanacaktır.
HDP’nin o seçimdeki sloganı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik olarak söylenen “seni başkan yaptırmayacağız”dı.

Dün;
HDP’nin seçim bildirgesinin açıklanmasını izlerken şunu gördük.
Slogan bu kez değişmiş.
“İnadına HDP” olmuş.
Yani;
Üzeri kapalı olarak “Erdoğan karşıtlığı” yine sürüyor HDP’nin bildirgesinde.
Gördüğümüz kadarıyla dikkat çeken vaatler de var.
Örneğin;
Bir devlet politikası olan Ermenistan sınır kapısının açılacağını vadediyor HDP.
Kendi ifadeleriyle;
“Siyasi tutsaklara af” da dikkat çekici bir başka vaat ki, ucu sanki İmralı’ya dayanıyor görünüyor.
Yine;
“Başkanlık sistemine geçit vermeyeceğiz” denilerek, önceliğin yeni anayasa olduğu vurgusu yapılıyor.

Görebildiğimiz kadarıyla;
HDP kurmayları, 7 Haziran’da parti tabanı dışından gelen oyların niçin geldiğini görmüş ve şimdi bunun üzerine daha şiddetli gidiyor.
Ancak;
Bu stratejinin önünde çok önemli bir engelleri var, o da Türk insanını kahreden PKK terörü.
Bu nedenle, aynı strateji bu kez tutmayabilir.
Bakalım dışarıdan gelen o seçmen kitlesinin tavrı bu kez nasıl olacak?