Bursa Hakimiyet

Allah esirgesin ama Bursa’da binlerce kişi emanet yaşıyor

“Unutmayacağız”; ve “unutturmayacağız” deniyor ama unutuyoruz geçmişte yaşanan acıları.
Üstelik ders de almıyoruz, önlem de.
Sanki yeni faciaları, acıları bekler gibi.
Tam;
15 yıl önce...
Dün geceyi bu sabaha bağlayan karanlıkta, saat 03.02’de, merkez üssü Gölcük olan ve 45 saniye süren 7.4 büyüklüğündeki deprem, onbinlerce kişiye büyük acılar yaşattı.
Resmi rakamlara göre;
Bu büyük sallantıda tam 17 bin 840 vatandaşımız öldü, 43 bin 953 vatandaşımız da yaralandı.
Artık;
Tesadüf müdür bilinmez şu sıralar yine yeni deprem olasılıkları konuşuluyor.
Allah esirgesin ama büyük bir depremde Bursa’nın büyük zarar göreceği biliniyor.
Rakamlar ortada.
Üstelik resmi rakamlar.
Bursa’daki toplam 600 bin konutun yüzde 60’ı kaçak, ruhsatsız.
Bu da;
Yaklaşık olarak 360 bin konut yapıyor.
Kaldı ki;
Sadece bu rakam bile Bursa’nın aslında ne kadar büyük bir kaçak yapı cenneti olduğunu gösteriyor.
Ama biz konumuza geri dönelim.
Bu;
360 bin ruhsatsız/kaçak konutun da yetkililere göre 250 bininin çok acil yıkılması ya da hemen güçlendirilmesi gerekiyor.
Şimdi bir de şöyle düşünün.
Bu acilen yıkılması gereken 250 bin binada, ortalama 3’er kişi otursa en az 750 bin Bursalı’nın her an için ölümle burun buruna olduğunu görüyoruz.
Ki, dehşet bir rakam.
Bugün 17 Ağustos 2014.
Büyük depremin üzerinden tam 15 yıl geçti.
Kentsel Dönüşüm Yasası çıktı ama süreç bürokratik ve sosyolojik açıdan hem ağır işliyor hem de büyük dönüşümlerin maliyeti de çok büyük.
Bursa’nın durumu da ortada.
Hele hele;
Başta Yıldırım’ın, Gemlik’in, Gürsu’nun ve Osmangazi’nin büyük bölümlerinin acilen yıkılıp, dönüşüme uğraması gerekirken, en azından 15 yılda hiçbir adımın atılmamış olması, ne kadar tesadüf yaşadığımızın da bir başka göstergesi.

 

KÖTÜ SENARYOYU BURSALI BİLMİYOR

 

Uzmanları yıllardır uyarıyor.
En azından;
“Dönüşüm yapılmadıysa, deprem sonrası gerekli olacak boş alanlar ile alternatif yollar oluşturun” diyorlar.
Nitekim, büyük depremlerde bu iki unsur, öncelikli görünüyor.
Ama ne ilginç ki;
Büyük acılar yaşanan depremin üzerinden 15 yıl geçti ve Bursalı hala ne yapacağını, nereye gideceğini, nerede toplanacağını, kimden ne tür yardım alacağının senaryosunu bilmiyor.

 

AK PARTİ'DE İLK KEZ CHP'DE İSE ÇOK KEZ

 

AK Parti’den;
Bir yönetici dostumuz aradı dün.
Sık sık yapılan kurultaylar nedeniyle adı “kurultaylar partisi”ne çıktığını ifade ettiğimiz CHP ile ilgili yazımızla aradı.
“Onlar” dedi “Kaçıncı kurultaya gidiyor artık sayamıyoruz ama biz ilk kez olağanüstü kongre yapacağız...”
Düşününce hem şaşırdık, hem de hak verdik.
Çünkü;
AK Parti ilk kez zamanından önce olağanüstü bir kongreye gidiyordu ama o da parti içi sıkıntılardan ya da çekişmelerden değil, zorunluluktan dolayıydı.

 

FİKİR AYRILIKLARI ARMUDA DA YANSIDI

 

Gürsu’da;
Her yıl bu dönemde düzenlenen festival “Kültür Sanat ve Armut Festivali” adıyla başlamıştı 17 yıl önce.
Uzun süre de bu isimle devam etti.
Ne var ki;
Gürsu’nun eski belediye başkanı Orhan Özcü, son dönemde festivalden ‘armut’u çıkardı ve festivaller bu isimle devam etti.
Hatta, bu nedenle ilçedeki armut üreticileriyle de arası açıldı eski başkan Özcü’nün.
Dikkatimizi çekti.
İlçenin 4 aylık yeni belediye başkanı Cüneyt Yıldız, dün akşam Mustafa Ceceli konseri ile sona eren festivalin adına ‘armut’ ibaresini yine koydurmuş.
Böylece;
İlçenin meşhur deveci armudu, bir yıl aranın ardından festivale dahil olunca, armut üreticileri ile belediye yönetiminin de arası düzelmiş oldu.
Keza, aynı partiye mensup (AK Parti) başkanlar arasındaki fikir ayrılığı da bir kez daha görüldü.