Bursa Hakimiyet

Başkanların iftar buluşmasındaki ortak karar Bursa’da bir ilk oldu

Aslında;
Siyasi partilerde yazılı olan bir kural değildir aday adaylığı açıklamaları, seçim büroları tutup, parti içi propaganda yapmak.
Ancak bir gelenektir de.
Hele hele, siyasi temponun her zaman yüksek olduğu Bursa’da.
Ne var ki;
Bu uygulamanın parti içi dezavan-tajları var.
Örneğin;
Parti içi bir kade-meye yönelik aday adaylığına dair yapılan basın toplantılarına kimlerin katıldığı, kaç kişinin katıldığı, ya da bazı isimlerin neden katlmadığı sürekli olarak sorgulandığı için, parti içi rakiplerinin durumu da benzer şekilde doğal olarak mercek altına alınır.
İşte;
Bu nedenden olsa gerek ki, yaklaşan yerel seçim öncsinde CHP İl Başkanı Metin Çelik, kurmay kadrosuyla bir karar aldı ve bu kararını da 17 ilçe başkanıyla birlikte bir iftar yemeğinde paylaştı.
Karar;
Aslında hayli radikal ve bildiğimiz kadarıyla da bir ilk niteliğinde.
Çünkü;
CHP’nin il ve ilçe başkanları bu ortak kararlarıyla, yaklaşan yerel seçimlere yönelik olarak birtakım sınırlama veya yasaklamalar getirdiler.
Buna göre;
CHP’de, belediye başkan aday adayları, gövde gösterisi niteliğinde aday adaylığı açıklaması yapmayacaklar ve seçim büroları aracılığıyla propaganda yapmayacaklar.
Bu sınırlamanın da dört gerekçesi var.
Birincisi;
Parti içi yarışta, olası kırgınlık veya küskünlüklerin önüne geçilerek, parti içi bloklaşmaların önlenmesi.
İkincisi;
Parti seçmenine ve tabanına birlik, beraberlik ve tük bütünlük görüntüsü     verilmesinin amaçlanması.
Üçüncüsü;
Belediye başkan adaylığı netleşen ismin etrafında kenetlenilmesinin sağlanması.
Dördüncüsü de;
Zaman, emek, sağlık ve finans kaynaklarının seçim öncesinde parti içi yarışmada heba edilmemesi fikri.

Bursa damadı herkesi üzdü

Dün sabah;
Güne, İstanbul’dan gelen hayli acı bir haberle uyandık.
Yakın dostumuz büyüğümüzdü Selçuk Yula’nın vefat ettiği haberi geldiğinnde inanamadık.
Çünkü daha gençti.
Fenerbahçe’nin eski milli futbolcusu, futbol yorumcusu Yula, sadece sporcu kişiliği ile değil, insanlığıyla da örnek alınacak bir isimdi.
Eşinin Bursalı olmasından dolayı Bursa’ya çok sık gelir, Bursa damadı olması nedeniyle Bursa’ya ve Bursalılar’a çok daha özenle bakardı.
Hiç aklımıza gelmedi, onu bu satırlardan yazacağımız.
Allah rahmet eylesin, çok iyi bir insandı.
Mekanı cennet olsun.

Bursa’ya veda turlarına başladı

Kadir Gecesi gelen sürpriz kararname ile merkeze çekilen Bursa Valisi Şahabettin Harput veda turlarına başladı.
Harput, bu sabah da gazetecilerle bir araya gelecek, hem 6 yılın özetini yapacak, hem de bir nevi helallik alacak. Vali Harput’tan aldığımız izle-nimleri de yarın sizlere aktaracağız.

Sökülen yeni asfalt kontrolden geçmedi mi?

Özellikle;
Bursa-Mudanya güzergahını sık kullananlar, daha iyi bileceklerdir.
Karayolları’nın yol genişletme çalışmaları nedeniyle hayli uzunca bir süredir, böylesine önemli bir güzergahta yoğun trafik sıkışıklıkları yaşandı.
Çalışmanın yapılması elbette doğruydu.
Nitekim;
3’er şeritli Mudanya Yolu, kentin en iyi     güzergahlarından biri oldu.
Ne var ki;
Bu çalışmalar sırasında devlet memurluğu mantığı uygulanınca, çalışmalar sadece mesai saatlerinde yapıldı, gece çalışılmadı, sıkıntı da Bursalılar’a kızgınlık olarak döndü aylarca.
Ve sonrasında ise;
Yol, teslim alındı ve kullanıma açıldı.
Ne var ki;
Bu kez de, yeni yapılan bu yola dair olan standart sapmalarda hata bulundu ve bazı bölümlerdeki asfalt eğimlerinin standart dışı olduğu görüldü.
Yani yol kabul görmedi.
Ve bunun üzerine -bazı bölümlerde- asfaltlar sökülerek yeniden asfaltlama işlemlerine başlandı.
Yani bir nevi işin başına dönüldü.
Yol yeniden tek şeride düştü.
Anlayamadığımız ve merak ettiğimiz şu.
İlki;
Yol teslim alınırken atılan imzalar, acaba iş kontrol edilmeden mi atılıyor?
Diğeri;
Karayolları’nın yeniden başa döndüğü bu işlemin rakamsal maliyetini ve de Bursalılar’ın neredeyse bu bitmeyen çilesini kim/kimler karşıla-yacak?
Ve de;
Bu hatalı işleme dair idari bir soruşturma başlatıldı mı?

Aykırı görüşler kafa karıştırıyor

Sonuçlanan;
Ve çok da ses getiren Ergenekon Davası, iki gündür Türkiye’nin gündemi.
İçeriiği itibariyle Türkiye’nin ilk kez karşılaştığı böylesine büyük bir davaya dair farklı farklı açıklamalar da yapılıyor.
Öyle ki;
Tıpkı siyasiler gibi hukuk insanlarının da bu davanın sonuçlarına dair birbirinden zıt görüşler içinde olduklarını görüyoruz, televizyon ekranlarında.
Doğrusu;
Hukukun böylesine açık ara farklı yorumlandığı başka ülkeler var  mı bilemiyoruz.
Ama;
Şaşırmamak elde değil.