Bursa Hakimiyet

Boşalan devlet kadroları için 2 kriter talebi

İnanılmaz bir dönemden geçiyor Türkiye.
30 yıldır;
Siyasi iktidarlara şirin görünerek, devlet kademelerinde kadrolaşan ve sonunda da 15 Temmuz gecesi kendisini tanklarla, savaş uçaklarıyla gösteren Fethullahçı Terör Örgütü, Türkiye’nin en önemli sorunu haline geldi.
Dün;
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Olağanüstü Din Şûrası”nın açılışında açıkça söyledi.
“Bu salondan” dedi “İlan ediyorum. Bu saatten sonra Pensilvanya’daki şarlatanın, terörist başının hezeyanlarına kulak veren herkes, başına gelecekleri peşinen kabul etmiş demektir...”
Peki;
Cumhurbaşkanı Erdoğan bu sözleri niye söyledi ve kimlere söyledi?
15 Temmuz sonrasındaki ikinci bir kalkışma ihtimaline karşı ve kendilerini saklayan FETÖ mensuplarına söyledi.
Malum;
Tehlike halen geçmiş değil.
Bu nedenle halk, hemen her şehirde geceleri kent meydanlarında toplanıp sabahlara kadar nöbet tutuyor.
Bir taraftan;
Yurtiçindeki, henüz ortaya çıkmayan FETÖ’cülere karşı bir mesaj veriliyor, bir taraftan da örgütün başına destek verip yönlendiren yabancı güçlere.

***

Bugün;
O kanlı gecenin üzerinden geçen 20. gün.
20 günde Türkiye’de çok şey değişmeye başladı.
Öyle ki;
Artık rakam tutmak bile imkansız hale geldi.
Nitekim;
Devletin her kademesinde büyük bir “temizlik” yürütülüyor.
Bir tarafta FETÖ’cü çalışanlar, görevlerinden el çektirilip kurumlarından uzaklaştırılıyor.
Bir taraftan bazıları gözaltına alınıyor.
Bazıları tutuklanıyor.
Bir taraftan da, bugüne değin kendisini gizlemeyi başaranlara yönelik, istihbari bilgiler çerçevesinde çalışmalar yapılıyor.
20 günde;
On binlerce kişiye işlem yapıldı.
OHAL çerçevesindeki geniş yetkilerle bu sayının çok daha artacağı malum.
Nitekim;
Şimdilerde de ince gözden geçirmeler yapılıyor kamu personeline.
Dün;
Bursa Hakimiyet’te Ersel Peker’in de yazdığı üzere, çap küçültüldü ve ilçelerde kaymakamlıklar aracılığıyla belediyeler dahil olmak üzere tüm kamu kurumlarında “FETÖ’cü personel” araştırması başlatıldı.

***

İktidarın kararlılığına bakılırsa, devlet kademeleri içinde FETÖ’nün 30 yıllık yapılanması, “son hücre” kalana değin sürecek.
Tabii;
Doğal olarak şu da soruluyor.
“Devlette bu denli kadro açığı ne olacak” diye.
Şu aşamada;
FETÖ’den dolayı haklarında işlem yapılanların ilerideki durumları ne olur bilemiyoruz.
Ancak;
Devlet kadrolarında yer almak isteyen binlerce aday varken ve de KPSS’yi geçip aylardır atama bekleyen memur adayları varken bu boşlukların doldurulması hiç de zor olmayacaktır.
Bundan sonra;
Bu noktada dikkat edilmesi gereken tek şey ise artık liyakat ve adalet olmadır.
Eğer;
Alman Dışişleri Bakanı Steinmeier bile “Türkiye, uçurumun kenarından döndü” diyorsa, bundan sonra bu iki kriter, işe alımların anayasası olmalıdır.