Bursa Hakimiyet

Bu çirkin olaylar eğer ki Bursa’da yaşanmış olsaydı?

Sonra da;
AKP’nin bir Bursa milletvekilinin oğlunu çağırıp, o polisi ve yanındakileri Bursa’dan sürmekle tehdit etseydi.
O esnada da;
Bu yaşananları gören bir komiser yardımcısı, vekilin oğluna “Sen, benim memurumla böyle konuşamazsın” deyip müdahale etseydi.
Sonra da
Bu milletvekilinin oğlu durumu, babasına bildirip yardım isteseydi.
Ardından;
AKP milletvekili, önce Bursa Emniyet Müdürü’nü arayıp gereğini yapmasını isteyip, danışmanını da hemen Fomara Emniyet Müdürlüğü’ne gönderseydi.
Bir süre sonra da;
Bu milletvekili oğlunun karşısına, 10’a yakın komiser yardımcısı suçlu gibi dizilip “size hangisi müdahale etti” diye sorulsaydı.
Son olarak da, tespit edilen komiser yardımcısı, “soruşturmanın selameti” açısından görevden uzaklaştırılsaydı ve tüm bunlar görüntülerle sabit olsaydı acaba ne olurdu?
Doğrusunu söylemek gerekirse herhalde Bursa’nın bir anda gündemi olurdu.
Ama ne var ki, böyle bir olayın olması da beklenmezdi Bursa’da.
Fakat;
Hatay’ın Dörtyol ilçesinde yaşanan bu olay gerçek.
Aydınlık Gazetesi’nde yer alan bu haber dün adeta sosyal medyayı salladı.
Yorumlar ise ardı ardına geldi.
Hatay’ın AKP Milletvekili Bayram Türkoğlu’nun, oğlunun, danışmanının, AKP Gençlik Kolu Başkanı’nın ve polislerin adının geçtiği bu çok acı olay sonrasında, dün başta Hatay Valiliği, Emniyet Genel Müdürlüğü olmak üzere İçişleri Bakanlığı ile AKP Genel Merkezi’nin de sessiz kalması dikkat çekiciydi.

Tayan’dan merak uyandıran sözler?

Önceki akşam;
Partisinin Osmangazi yönetimince düzenlenen toplantısında, CHP Milletvekili Turhan Tayan’ın dikkat çeken bir uyarısı oldu.
Tayan konuşmasına;
“Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde olup bitenleri, teknik, mali ve idari yönden detaylı bir şekilde incelemeliyiz” diyerek başladı.
Ardından da;
“Plansız, programsız el yordamıyla, ahbap çavuş ilişkileriyle bir takım işler yapılıyor. Gerçekler kamuoyundan propaganda gücüyle kaçırılıyor. Tüm bunları araştırmalıyız” diye de ilave yaptı.
Bursa’nın;
En deneyimli parlementerlerinden olan Tayan’ın bu sözleri doğal olarak, CHP’liler arasında da tartışmaya yol açarken, Tayan’ın bu sözlerini, “belediyeye son uyarı” olarak algılayanlar da oldu.

 

Cüneyt Karlık ve MHP ilişkisi bitti

Gerçi;
3. sıradan milletvekili olmayı kıl payı kaçırdığı 12 Haziran 2011’deki genel seçimlerden bu yana açıkça görülüyordu Cüneyt Karlık ile partisi MHP arasındaki kopukluk.
Öyle ki;
Seçimden bu yana 1 yılı aşkın süre geçmesine karşın, Karlık, partisi MHP’nin kapısından içeri girmemiş, MHP’liler de Karlık’ın kapısını çalmamışlardı hiç.
Bu nedenle;
Başta Süleyman Tefekkür başkanlığındaki MHP’nin Yıldırım yönetimi olmak üzere MHP’nin eski yeni il başkanları Tevfik Topçu ile Hasan Toktaş da, Karlık’a karşı bir hayli mesafeliydi.
Sonunda beklenen oldu.
Ve;
Bursa’nın Yıldırım orijinli sevilen siyasilerinden Cüneyt Karlık’ın 18 Temmuz itibariyle, üyesi olduğu MHP Yıldırım İlçe Başkanlığı’na istifasını verdiği haberi geldi.
Böylece;
Yıldırım Belediye başkan adayı olduğu 2009 yılındaki yerel seçimden bu yana tam oturmayan
Cüneyt Karlık ile MHP arasındaki siyasi bağlar resmen son bulmuş oldu.

 

Belediye ve MHP arasında Denktaş çekişmesi büyüyor

Sadece;
Kıbrıs Türkleri’nin değil Türk dünyasının da sevilen, saygı duyulan bir ismiydi Rauf Denktaş.
Denktaş;
13 Ocak 2012’de vefat ettiğinde, Bursa’da MHP’nin Osmangazi kanadı hemen hareket geçmiş ve Denktaş adının bir tesis, cadde veya meydana verilerek Bursa’da da yaşatılması için Osmangazi Belediye Meclisi’nde önerge verilmişti.
Ne var ki;
O günden bu yana bu gündem AKP’li yönetim tarafından gündeme alınmadı.
Bu nedenle;
Adem Dönmez başkanlığındaki MHP grubu, “bu ilgisizliğe kamuoyunun dikkatini çekmek için” imza kampanyası başlatma kararı aldı.
Bu amaçla, 30 Temmuz  Pazartesi gününden itibaren iftar sonrasında saat 22.00’den itibaren Merinos Parkı giriş kapılarında stantlar kurulacak ve Bursalılar’dan imza toplanacak.
Osmangazi’nin MHP kurmayları bu sayede, AKP’li Belediye yönetimine karşı “seçmen kozu”nu da oynuyor ki, bakalım, Osmangazi Belediyesi ile MHP Osmangazi arasındaki Denktaş çekişmesi daha nereye kadar gidecek?