Bursa Hakimiyet

Bu mühür "eski Türkiye" döneminde vurulur muydu?

Bursa'da; "Cemaat üniversitesi" olarak bilinen ve tanımlanan Orhangazi Üniversitesi'nin, ek bina inşaatı, ruhsatsız olduğu gerekçesiyle Yıldırım Belediyesi tarafından mühürlendi.
Konu gazetelere de yansıdı.
Mimar Sinan Mahallesi'ndeki üniversitenin yönetimi, bir süre önce genişleme kararı almış ve uygulamaya gitmişti.
Nitekim;
Üniversitenin A-B-C-D ve E bloklarında yapılan genişleme çalışmaları da bir süredir Yıldırım Belediyesi'nin kaçak inşaat ekiplerinin gözetimi altındaydı.
Nitekim;
İnşaatın sürmesi üzerine konu son olarak Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali'ye kadar iletildi ve Edebali'nin talimatı ile söz konusu bloklardaki ruhsata aykırı yerlerin inşaatına mühür vuruldu.
Üstelik;
Mührün üzerine de "sökülmesi halinde 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası bulunduğu" uyarısı da yazıldı.
Aslında;
Orhangazi Üniversitesi'nin mühürlenen ek inşaatı ile örneğin Yavuz Selim Mahallesi'ndeki başka bir kaçak kat inşaatı arasında hiçbir fark yok.
Çünkü;
Kanun, cemaat mensupları ya da yakınları ile cemaate bağlı olmayanlar arasında bir ayrım gütmüyor doğal olarak.
Ne var ki;
Şu da bir gerçek.
En azından AK Parti de dahil olmak üzere Bursa siyasi çevrelerinde böyle yorumlanıyor konu.
Deniliyor ki;
"Söz konusu bu mühürleme işlemi, hükümetin Gülen Cemaati ile arasının çok iyi olduğu dönemde asle ve asla söz konusu olmazdı, olamazdı"
Pek haksız da sayılmaz bu iddia sahipleri.
Şöyle düşünelim.
Üzerinde okulun kurulu olduğu bu arazi, üniversiteye, cemaate yakınlığı ile bilinen dönemin Valisi Şahabettin Harput ve Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin'in çok önemli gayretleri ve çabalarıyla kazandırılmıştı.
Nitekim;
Pensilvanya'ya gidip Fethullah Gülen'le görüşen isimlerden biri olan Özgen Keskin, tıpkı Vali Harput gibi, arazinin üniversiteye devredilme işlemlerinin ardından büyük gurur duymuşlardı.
Haliyle;
Böyle bir çaba ve gayret içinde olan bu eski yöneticilerin belki de bugün için bu binayı mühürlemeleri pek mümkün olmayabilirdi.
Hatta ve hatta;
Bugünün bir başka AK Partili Yıldırım Belediye Başkanı Edebali de belki eski şartlar sürseydi bu binaya ekiplerini yollayamayabilirdi.
Ancak devir değişti.
Hükümet ile cemaat arasında köprüler atıldı.
Üstelik Yeni Türkiye dönemi başladı.
Yeni Türkiye'de Gülen cemaatine yer yok!
Bu nedenle;
Bir süre öncesine değin dokunulmaz olarak görülen sözkonusu üniversiteye, bugün AK Partili belediye zabıtasının gidip mühürleme yapması da çok doğal bir durum.

 

CHP'LİLER 91. YILI KUTLUYOR

 

Bundan;
Tam 91 yıl önce 9 Eylül 1923 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan ve Atatürkçü, sosyal liberal ve sosyal demokrat görüşleri benimseyen Cumhuriyet Halk Partisi'nin kuruluş yıldönümü.
Bu yönde; Metin Çelik başkanlığındaki Bursalı CHP'liler de bugün mütevazı bir kutlama yapacaklar. Parti örgütüne yapılan duyuruya göre, CHP'liler saat 11.00'de Heykel'de Atatürk Anıtı önünde toplanacaklar ve çelenk sunulmasının ardından bir de basın açıklaması yapacaklar.

 

DIŞARIDAN GİRMEK İSTEDİLER OLMADI

 

Kemal Kılıçdaroğlu'nun;
Kendi delegelerinden bile uyarı alarak bir kez daha genel başkan seçildiği CHP kurultayının yankıları sürüyor.
Özellikle de;
İkinci gün gerçekleştirilen ve partinin en üst organı olarak görülen 60 kişilik Parti Meclisi'nin seçimine dair.
Bursa'dan 3 isim, PM'ye girmek istedi.
Milletvekili Sena Kaleli, Kılıçdaroğlu'nun anahtar listesinde de yer alarak PM'ye 28. sıradan girmeyi bir kez daha başardı.
Burada;
Kılıçdaroğlu'nun, diğer milletvekili Aykan Erdemir yerine Kaleli'yi tercih ettiği görüldü.
Yanı sıra;
Ne Kılıçdaroğlu'nun, ne de İnce'nin listelerinde yer bulamayınca kendi çabalarıyla aday olan isimler arasında Bursa'dan da Ertuğrul Kaplan ile partinin il yöneticisi Hasan Taşkut vardı.
Ancak;
Toplam 1121 delegenin oy kullandığı seçimlerde Kaplan'a 12 oy, Taşkut'a da 55 oy çıktı.
Bu arada;
İnce'nin PM listesine girmek için son ana değin düşünen eski il başkanı Gürhan Akdoğan'ın da, alınan bu sonuçları gördükten sonra, İnce'nin listesinden aday olmadığına sevindiği ifade ediliyor.