Bursa Hakimiyet

Bursa’da iktidardan muhalefete 9 yılın ardından 2. rövanşist gol!

Belki;
Çok hatırlanmıyor ama...
Bu ülkede işlenen karanlık cinayetlerden biri de Ekim 1999’da Prof. Dr Ahmet Taner Kışlalı’ya yönelikti.
Aracının;
Sileceklerine konulan bombanın patlamasıyla katledilen Kışlalı, geçmişin Kültür Bakanı olmasının yanı sıra bir siyaset
bilimci, bir vatansever, bir Kemalist ve aydındı.
Ne var ki;
Karanlık güçler, ülke insanını aydınlatırken onu söndürdüler.
Hatırlanacaktır.
1999’da;
DSP’nin yerelde ve genelde iktidar olduğu dönemde Kışlalı ismi, pek çok şehirde olduğu üzere Bursa’da da yaşatılmak istendi.
Bu yönde de;
İlk adımı dönemin DSP’li Yıldırım Belediye Başkanı Ramazan Altunöz attı.
Ve;
Belediye önünde yaptırdığı büyük meydana “Ahmet Taner Kışlalı Meydanı” isminin verilmesini sağladı.
Ne var ki;
Bu meydanın ismi 5 yıl sürdü.
2004 seçiminde Yıldırım Belediye Başkanlığı’nı kazanan AK Partili Özgen Keskin’in ilk işlerinden biri, bu ismi değiştirmek ve yerine “Bayrak Alanı” ismini kazandırmak oldu.
Ve;
Ahmet Taner Kışlalı’nın adı Bursa’dan silindi.
Bunun üzerine;
Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey bir adım attı ve ilçenin yeni kurulan bölgelerinden olan Özlüce’deki bir caddeye, “Ahmet Taner Kışlalı Bulvarı” adının verilmesini sağladı.
Uzun bir süre de bu isimle anıldı bulvarın ismi.
Nitekim posta adreslerine de bu şekilde kayda girdi.
Ancak;
Ne ilginçki dün yapılan Büyükşehir Belediye Meclisi’nde AK Partili üyeler, durduk yerde bu ismin de değişimini sağladı.
Ve;
AK Partili meclis üyelerinin oyları ile Nilüfer’deki bu bulvarın adı “Özlüce Bulvarı” olarak değiştirildi.
Meclis toplantısındaki bu değişime sandalye sayısı olarak gücü yetmeyen CHP Grubu da, farklı anlamlar yüklenen ve ne Bursa’nın ne de Nilüfer’in gündemi olmayan bu isim değişikliğine tepki olarak meclisi toplu halde terk ettiler.
Doğrusu;
Bursa’nın bunca sorunu varken, AK Partili üyelerin, 2004’ten 9 yıl sonra Bursa’dan ısrarla ikinci Kışlalı ismini de silmelerini hayli anlamsız ve rövanşist bir tavır olarak bulduk.

Operasyon gündemi atamayı erteletti

Ankara’da;
AK Parti Genel Merkezi’nde beklenen görüşme dün sabah gerçekleşti.
Ve;
Sedat Yalçın’dan boşalan Bursa İl Başkanlığı görevine atama yapmak üzere başkente çağırılan 6 isim, Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Erdem ile Bursa’dan sorumlu İstanbul Milletvekili Ahmet Öğütken ile yüz yüze görüşme yaptılar.
Tabii;
Görüşmeler ayrı ayrı yapıldı.
Yaklaşık olarak da 5’er dakika sürdü bu görüşmeler.
Beklenti;
Bu görüşmenin ardından, il başkanı olarak atanacak ismin, Başbakan Erdoğan’ın da karşısına çıkarılacağı yönündeydi ama bu görüşme gerçekleşmedi.
Dolayısıyla da atama, dün itibariyle yapılamadı.
Ve;
İl başkan adayları Gıyasettin Bingöl, Hasan Çepni, Mustafa Esgin, Halil Eldemir, Zekeriya Birkan ve Cemalettin Torun, sonrasında da Bursa’ya döndüler.
Tabii;
Net değil ancak, parti kulislerinde konuşulanlar, Ankara’nın 6 adayı 3’e düşürdüğü ve adaylardan Mustafa Esgin, Cemalettin Torun ve Zekeriya Birkan arasında bir tercih yapacağı yönünde.

Asenalar’dan Milli Görüş taktiği!

Bu uygulamayı;
Geçmişte Milli Görüş’ün mensupları yapıyor ve her seçim öncesinde, partinin kadın mensupları da ev ev gezerek, ev kadınlarına propaganda yapı-
yorlardı.
Etkin de oluyorlardı.
Ardından;
Bu uygulamayı daha profesyonel bazda AK Partili kadınlar hayata geçirdi.
Ve onlar da olumlu sonuçlar aldılar.
Şimdi;
Benzer çalışmayı Osmangazi’de MHP’li kadınlar başlattı ve ev kadınlarına yönelik mahalle mahalle bir çalışma başlatarak, hem belediye başkan adayları avukat Zafer Karakılıç’ı tanıtıp neden başkan seçilmesi gerektiğini anlatmaya, hem de MHP’nin propagandasına başladılar.

Yorumlar adeta havada uçuşuyor

İstanbul’da;
İçişleri Bakanı’nın bile haberi olmadan başlatılan “rüşvet ve yolsuzluk
operasyonu”, görebildiğimiz kadarıyla, siyasetle ilgilenmeyenlerin dahi gündemine geldi.
Öyle ki;
Bursa’da sadece siyasetle ilgilenenler değil, esnaf arasında da, dost sohbetlerinde de ana gündem bu söz konusu operasyon.
Kaldı ki;
Bu soruşturmaya ve operasyona dair gün içinde dahi yaşanan çok sayıda gelişme de, bu durumu adeta tetikliyor.
Bu nedenle de yorumlar adeta havada uçuşuyor.
Kimileri olayların çok daha büyüyeceğini söylüyor.
Kimileri, kısa bir süre sonra bu operasyonun da unutulacağına inanıyor.
Kimileri, cemaate hak veriyor.
Kimileri Başbakan Erdoğan’a sevgisini gösteriyor.
Kimileri, ortaya çıkanlara müthiş tepki veriyor, lanet okuyor.
Kimileri, hayal kırıklığı yaşıyor, kimileri seviniyor.
Şu bir gerçek ki;
Türk insanı bu tip olaylara anında reaksiyon verebiliyor.
Hele hele;
Geçmişte yaşanan benzeri skandal ve operasyonlar göz önüne geldiğinde, Türkiye’nin en yeni ve sıcak, belki de en büyük soruşturması, daha çok gündemde kalacağa ve ilgiyle izleneceğe benziyor.