Bursa Hakimiyet

Bursaspor bu kongreyle yine neler kaybetti?..

Önce;
Cumartesi geceyarısını aşkın saatte biten Bursaspor kongresinden geriye neler kaldığına bakalım.
Beklendiği üzere;
Timur Noyan ve Recep Bölükbaşı arasında geçen seçim, aslında herkesin bildiği ama konuşmaktan sakındığı konuları da ortaya çıkardı.
Örneğin;
Son iki sandığa kadar mağlup durumda olan Bölükbaşı, yeni üyelerin olduğu son iki sandıkla seçimi kazandı.
Özellikle; Erkan Körüstan döneminde blok oy kavramı ile tanışan Bursaspor camiasında aynı geleneğin sürdüğü görüldü.
Böylece;
Bursaspor’da üyelik sistemi iyiden iyiye sorgulanır hale geldi.

Üstelik; Bu konuda bir yeni tehlike daha belirdi.
Bursaspor’un toplamda 5297 üyesi var.
Bunların 1329’unun bu seçimde oy kullanma, yani seçme hakkı yoktu.
Çünkü yeni üyelerdi.
Şimdi 3 yıl sonraki kongrede, bu kadar kalabalık üye de oy kullanacak ki, mutlaka bu sayıya da ilave yapılacaktır.
Böylece, mevcut yönetimi devirmek iyice zorlaşacaktır.

Konuşmalara gelince.
3 başkan adayı da son derece kötü konuşma yaptı.
Cüneyt Özkan en kötüsüydü.
Ne dediği ne anlatmak istediği anlaşılamadı.
Rakibi olmasına rağmen Bölükbaşı’nı övüp övüp durdu, bu nedenle neden aday olduğu da sorgulandı.
Timur Noyan da;
Kürsüde son derece başarısızdı.
Kendi projelerini anlatmak yerine Bölükbaşı ile uğraşıp durdu.
Jestleri, mimikleri, duraklamaları, ses tonu, vurgulamaları son derece kötüydü.
Belli ki iyi hazırlanmamıştı böylesi önemli bir kongreye.
Başkan Bölükbaşı da aynıydı.
Kime kızdığı, niye kızdığı ve durup dururken niye öfkelendiği anlaşılamadı.
Öyle ki;
Harcamalara dair kendisine yöneltilen soru ve sorgulamalara bile cevap vermeyip, rakiplerine yüklendi.
Haliyle; Adayları dinleyenler de pek bir şey anlayamadılar.

Yanı sıra;
Kulübün borcunun nasıl kapatılacağı?
Personel harcamaları, kadrolaşma?
Bursastore’un durumu, zarar edip etmediği?
Araç gereç kullanımı, harcırahlar,
Futbolcuların durumları,
Bursaspor TV hakkında da kimse yine bir şey öğrenemedi.
Çünkü konuşulmadı.
Yönetim de bu konuları saklamaktan adeta heba oldu.
Bu konular;
Tam konuşulması gereken yer olmasına rağmen konuşulmadığı için yine ileride dedikoduya dönme riski aldı.

Bu arada;
Bir tüzük düzenlemesi ile adaylıklara bir kriter getirilmesi gerektiği de görüldü.
Bölükbaşı ve Noyan’ın 1000’i geçkin oy almasına rağmen Özkan’ın ancak 136 oy olabilmesi, bu durumu bir kez daha göz önüne getirdi.
Hatırlanacaktır;
Körüstan’ın kazandığı 6 adaylı 2013 kongresinde de bir aday (Muzaffer Önadım) sadece 15 oy almıştı.

Bu arada;
5 büyüklerden biri olsa da, yöneticiler sayesinde Bursaspor’un aslında 3 büyüklerin ne kadar gerisinde olduğu görüldü.
Yine karmaşa, yine kuyruk, yine bağırma çağırma, yine geceyarıları geçen oy sayımı vs vs.
Üstelik; Kulüp Müdürü’nün, tribünlere çıkıp taraftarlara saldırması da cabası.
Bu kongre şampiyon bir takımın kongresi gibi olmadı.
Yine sıradan bir Anadolu kulübü kongresi gibiydi.
Ve bir fırsat daha kaçtı.
Hazır;
Kongre toplanmışken küçük bir tüzük değişikliği yapılabilseydi 3 büyükler gibi kongreler iki günde yapılabilirdi.
Tıpkı;
Baroların ve akademik odaların da yaptığı gibi.
Yani;
Cumartesi günü konuşmalar, pazar günü de sandık 17.00’de kapanacak şekilde oy kullanma işlemi.
Böylece;
Pazar günü isteyen üye, istediği saatte kuyruğa girmeden, sıkılmadan oyunu kullanıp gidebilecek ve en geç saat 19.30’da da sonuçlar açıklanabilecek.
Ama;
Bölükbaşı ve yönetimi ne yazık ki, koca bir camiayı bir sonraki kongrede de yine yılların eziyetine mahkum ettirdi.

Peki;
Kongrede hiç mi iyi bir şey olmadı?
Oldu elbette.
Mesela;
Yılların pis, havalandırmasız, ışık ve ses sisteminin çöktüğü Atatürk Spor Salonu’ndan çıkarıldı ve yepyeni bir salona Nilüfer’e taşındı kongre.
Sonuçta;
Yine öyle bir kongre geride kaldı ki, yeni hedeflerden, fikir tartışmalarından ve bilgilendirmelerden ziyade, sadece başkan seçimine odaklanmış sıradan basit bir seçim gerçekleşti.