Bursa Hakimiyet

Celal Sönmez’in ev sahipliğinde Faruk Çelik’le pazar kahvaltısı

Pazar sabahı; Güne, Sönmez Medya yönetimi ve köşe yazarları olarak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’le birlikte Baia Otel’de yaptığımız kahvaltı ile başladık.
Sönmez Holding Yönetim Kurulu Başkanı Celal Sönmez’in ev sahipliğinde gerçekleşen buluşma, hem sıcak, hem de sohbet dolu geçti.
Buluşmada;
Zaman zaman da deneyimli siyasetçinin bilgilerinden ve tecrübelerinden faydalandık.
Kısa bir süre önce;
Ciddi bir ameliyat geçiren ve nekahet dönemini de geride bırakan Bakan Çelik’i fazlasıyla sağlıklı ve enerji dolu gördük.
Yanı sıra, bir o kadar da keyifliydi.
Bu hafta sonu yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi için, görev aldığı Trabzon, Gümüşhane ve Bayburt ile seçim bölgesi olan Şanlıurfa’daki propaganda çalışmalarını tamamlayan ve ayağının tozuyla ailesinin yanına Bursa’ya gelen Bakan Çelik, böylesine önemli bir süreçte fırsat bulup konuğumuz olunca, bizler de bu sohbetten büyük keyif aldık.
Çelik’in;
Hayli keyifli olmasını kılan nedenlerden biri de, Cumhurbaşkanlığı seçimine dair öngörüleriydi.
Çelik’in;
Gerek ellerine ulaşan birtakım kamuoyu yoklamaları, gerekse propaganda döneminde görev aldığı şehirlerde yaptığı gözlemlere göre, Başbakan Tayyip Erdoğan ilk turda Köşk’e çıkıyor.
Ülkenin pek çok yerinde Erdoğan’a karşı büyük bir güven olduğunu anlatan Çelik, halkın bu seçimde de hedefi yine 12’den vuracağını ve Türkiye’nin 12. Cumhurbaşkanı’nın da tam isabetle Erdoğan olacağını aktardı.
Henüz erken olmakla birlikte;
Olası Erdoğan sonrası AK Parti’nin durumunu sorduk Bakan Çelik’e.
“Takım oyunu”ndan bahsetti.
Ve futbol maçından örnek verdi.
“Herkes” dedi “Bu büyük stadın içinde. Kimi ilk 11’de oynar, kimi zaman zaman dinlenir yedek külübesine geçer yeniden oyuna girer.
Kimi trübünden destek verir, kimi oyunu gözlemler, kimi de oyuna girmek için hazırlık yapar, bunların tümü bir bütündür, takım oyunudur. İşte AK Parti de budur, zaman zaman farklı görüşler olabilir ama herkes bu takım oyununun içindedir”
Uzun ve keyifli sohbetimizden birkaç saat sonra Ankara’ya hareket eden ve Bursa’ya protokol kuralları dışında sessizce gelip giden Bakan Çelik’in “Bursalı hemşehrilerine yönelik selamları”nı da iletmiş olalım.

 

EKMELEDDİN İHSANOĞLU ACABA KİMLERİN ADAYI?

 

Sohbetimizde;
Köşk seçimi konusu açıldığında ve söz Ekmeleddin İhsanoğlu’na gelince şööyle bir çıkış yaptı Bakan Faruk Çelik.
“Allah aşkına” dedi “Düne kadar bu kişi iyi kim tanırdı, kim bilirdi. Acaba kendisi de bundan 5 ay önce Cumhurbaşkanı adayı olacağını hiç aklına getirebilir miydi”
Sonra da;
“Keza aynı durum Kemal Kılıçdaroğlu için de geçerli. Acaba Kılıçdaroğlu’nun da aklından geçer miydi, tanımadığı bir İhsanoğlu’nu aday göstereceği”
Bu adaylığın;
Türkiye üzerine kurgulanmış bir durum olduğunu söyleyen deneyimli siyasetçinin şu sözleri de dikkat çekiciydi:
“Aslında kimsenin kabul etmediği bu adayı, kimlerin, hangi dış güçlerin ortaya çıkardığına bakmak gerekiyor. Bu durum Türkiye üzerine yazılan bir senaryodan başka bir şey değildir”

 

CHP’Lİ BAŞKANA ÇOK AÇIK GÖNDERME YAPTI

 

Faruk Çelik;
AK Parti Milletvekilliği, Grup Başkanvekilliği ve görev aldığı bakanlıklar nezdinde, Bursa’ya yatırımı en fazla getiren isimlerin başında geliyor.
Öyle ki;
Bunca yıl zarfında Bursa’nın her köşesinde imzası var.
Tüm bu Bursa ve Bursalı aşkına rağmen, Mudanya’nın Tirilye bölgesinde anlamsız bir isim silme mücadelesi var ki, sohbetimiz sırasında Çelik, bu krize de son noktayı koydu.
Adının;
Tirilye’deki Kültür Merkezi’nden CHP’li Mudanya Belediyesi tarafından kaldırılmak istenmesine dair çalışmalara şu net cümlelerle yanıt verdi.
“Benim” dedi “İsim merakım hiç olmadı”
Devamında da;
“Bursa’nın merkezinden, Büyükorhan’ın Mazlumlar Köyü’ne, Mustafakemalpaşa’nın Karaköy’den İnegöl’ün Hamidiye Köyü’ne değin hatırı sayılır hizmetlerim var. Bunca yerlerde adımın yazılmasını istememişim de, kalkıp bir Tirilye’deki tabelanın peşinden mi koşacağım”
Çelik;
CHP’li Başkan Hayri Türkyılmaz’a yönelik de şu göndermeyi yaptı:
“İsmimi tabeladan kaldırmak için belediye meclislerinde çoğunluk aramak için zahmet etmesinler, benim rızamla gidip hemen tabelayı söksünler. Yoksa gideceğim tabelayı ben sökeceğim oradan”

 

PARALEL OPERASYONLAR BİR ARINMA SÜRECİDİR

 

Paralel yapı...
Türkiye’nin idari ve siyasi hayatına en büyük darbeyi 17 Aralık operasyonu ile vurdu.
Nitekim;
Gülen cemaati bağlantılı uluslararası organizasyonların ucu, devlet mahremiyetine kadar da gitti.
Bu nedenle de;
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “inlerine kadar gireceğiz” sözü, Türk siyasi hayatına önemli bir şekilde geçti.
Şu dönem de, “paralelci polisler” üzerinde operasyonlar yürütülüyor, hükümet  ve yargı eliyle.
Bu durumu;
Bakan Çelik’e de sorduk.
“Bu yaşananlar” dedi “bir arınma süreci”
Devlet içinde devlet yapılanması olamayacağının iyi anlaşılması gerektiğini söyleyen ve büyük çaplı dinlemeler ile bu dinlemelerin servis yapılmasının, Türkiye Cumhuriyeti’ne, hükümetine ve Başbakanı’na yönelik bir saldırı olduğunu anlatan Çelik’e göre, bu süreç arınarak son bulacak.
Çelik;
Bu yorumunun ardından, bu tip gayriyasal işlerle uğraşmayan ve çalışmalarını insan ve eğitimi üzerine kuran insanların, farklı değerlendirilmesi gerektiğinin de altını çizdi.

 

DOSAB TESİSİ İÇİN ÖZEL MESAJ VERDİ!

 

Hükümetin;
2023 yılı hedefi, 500 milyar dolar ihracat.
Ki, hayli büyük bir hedef.
Ne var ki;
Bu hedefi gerçekleştirebilmek için enerji açığının kapatılması lazım.
Şu anda;
Türkiye’nin dış ticaret açığındaki en büyük pay, yüzde 65’lik dilimle enerji ithalatı.
Bu nedenle;
Türkiye’nin dışa bağımlı olmayan, kaynaklara, yatırımlara şiddetle ihtiyacı var.
Planlanan nükleer santral ile çok sayıdaki HES’ler de bu yatırımlara birer örnek.
Bu noktada;
Bakan Faruk Çelik’e, DOSAB’da kurulacak ve sadece Bursa’nın değil, Türkiye’nin de en modern ve en çevreci buhar ve elektrik üretim tesisini de sorduk.
Deneyimli siyasetçi, aynı doğrultuda yorumladı bu projeyi.
“Türkiye’nin enerji açığını şiddetle kapatması gerekiyor, kapatmalı ki iç kaynaklarımızla ihracat hedeflerimize ulaşabilelim” dedi önce.
Ardından da;
“Çevreye zarar vermeyecek yeni teknolojilerle yapılacak yatırımların, bu enerji açığımızın kapatılabilmesi için önemli olduğunu ve desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum” diyerek bu yönde yaşanan ve yatırıma karşı çıkanlara yönelik de şu mesajı verdi:
“Bursa’nın, geçmişte de olduğu üzere ve her zaman yaptığı gibi aklıselim bir uzlaşma ile bu sorunu da çözeceğine olan inancım yine tam”