Bursa Hakimiyet

“Cemaatin partisi” gibi “taklacı” Bakan’ın partisi de ölü doğdu!

Türkiye’de;
Seçim arifelerinde böyle bir gelenek var.
Kimileri;
Arkalarında muazzam bir seçmen kitlesi olduğunu düşünüp, alelacele parti kuruyor.
Kimileri;
Bulundukları partiye kızıp, ayrılıyor ve güya eski partisinden intikam amacıyla oy kapmak için kuruyor kendi partisini.
Kimileri;
Yakın çevresinin gazına gelip kendisinin büyük lider olacağına inandırıyor kendisini ve gidiyor parti kuruyor.
Kimileri de;
Belirli bir talimat sonrasında ya da kendine görev edinerek gidip, küçük de olsa bir parti kuruyor.
***
7 Haziran’daki;
Genel seçime normalde 31 siyasi parti girecekti.
Ancak;
11 parti, seçimlere girmeme kararı aldı.
Bunlar;
Hür Dava Partisi, Halkın Yükselişi Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Demokratik Gelişim Partisi, Muhafazakâr Yükseliş Partisi, Hak ve Adalet Partisi, ÖDP, Genç Parti, İlk Parti, Hak ve Eşitlik Partisi, Türkiye Komünist Partisi.
***
Partilerden;
İkisi dikkatimizi çekti.
Bir süre önce;
AK Parti milletvekilliğinden ayrılarak parti kuran İdris Bal’ın Demokratik Gelişim Partisi.
İdris Bal, Gülen Cemaati’ne yakınlığıyla biliniyor.
Zaten bu nedenle AK Parti’den istifa etmek zorunda kalmıştı.
Hakan Şükür gibi bazı milletvekilleri ile birlikte.
Ne var ki;
Bal, bir süre sonra kendi partisinin yöneticileriyle anlaşamadı.
Üstelik Bursa’da da dahil olmak üzere örgütlenmelerine rağmen.
Ve sonunda partisinden istifa etti.
Vekilliği bitmek üzere olan İdris Bal, seçime katılmama kararı alan partisi DGP’ye üye ve yönetici olanları da hayal kırıklığı içinde bırakıp, boşuna zaman ve emek harcanmasına yol açtı.
Yani bir parti, daha seçime girmeden kayboldu gitti.
***
Yine harırlanacaktır o yaşanan rezalet.
Erzurum’da;
5 TEDAŞ işçisinin öldüğü gölette incelemelerde bulunan dönemin AK Partili İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, kendisini gördüğü için sevindiğini belirten bir vatandaşa, “Nereden bileyim sevindiğini, hadi bir takla at, oyna da göreyim” diyerek tepkileri üzerinde toplamıştı.
Bu sözleri;
Bir devlet adamına yakışmayan sözlerdi.
Nitekim;
Bir süre sonra da İçişleri Bakanlığı koltuğu elinden alındı Şahin’in.
O da;
Sonra kızdı, kendisinin büyük bir gücü olduğunu zannederek MİLAD anlamına gelen Millet ve Adalet Partisi’ni kurdu.
Zannetti ki;
Memleketi Ordu’daki bazı yakınları gibi, Türkiye kendisinin arkasında.
Büyük umutlarla kurduğu partisi MİLAD, beklendiği gibi ölü doğdu.
Ne bileni var ne de tanıyanı.
Hatta Bursa’da örgütlü mü, o kadar bilinmiyor.
***
Sonunda;
Gerçeği görmüş olmalı ki “taklacı” İdris Naim Şahin de kendi kurduğu partiden istifa etti.
Yerine de, Kayserili TEDAŞ eski genel müdürlerinden, emekli Mehmet Bozdemir getirildi genel başkan olarak.
MİLAD seçime giriyor.
7 Haziran’da ne kadar oy alacağı tahmin edilebiliyor.
İlginç olan;
Kitlelerin talebi, ihtiyacı olmadan, sırf kişisel ihtiraslar nedeniyle böylesine kolay parti kurulabilmesi ve bu partilerin arkasından da insanların gidebiliyor olabilmeleri.