Bursa Hakimiyet

CHP grubu meclis kapısına kadar gelip AK Parti’yi protesto etti!

Yerel seçimde;
İyi bir çekişmenin yaşanması beklenen Mudanya’da hayli enteresan bir boykot yaşandı önceki gün.
Üstelik;
Belediye meclisinde!
Meclis;
9 AK Partili, 6 CHP’li meclis üyesinden oluşuyor.
Bir de Başkan Hasan Aktürk.
Dolayısıyla;
Mecliste;
AK Parti’nin sandalye sayısı nedeniyle istenilen kararlar meclisten geçirilebiliyor.
Ancak;
Meclisin toplanma yeter sayısı 9.
Yani;
CHP grubu olmasa bile, AK Parti grubunun oturumlara tam kadro katılmaması gerekiyor.
Ne var ki;
Hayli uzun süredir AK Parti’nin 9 meclis üyesi oturumlara tam kadro katılmadı.
Eksiklikler ve mazeretler oldu.
Galiba;
Bu durum CHP grubunda “ciddiye alınmıyoruz” duygusu yarattı ki, önceki gün Mudanya Belediye Meclisi tarihinde ender görülen bir boykot yaşandı.
CHP’li üyeler;
Erhan Özekin, Ali Kaya, Emir Özer, Fetih Arslan, Aysun Çay ve Cengiz Taner meclise geldiler.
AK Parti’den de;
Seçil İncecik, Münir Eroğlu, Gündüz Güler, Erol Koparan, Sadi Saydam ve Arif Bayrak geldi.
Bu ay da;
AK Partili üye Nalan Baysan’ın meclise gelmemesi, Kartal Saldırış ile Atilla Kurtuluş’un da özel durumları nedeniyle, mecliste AK Parti grubunun sayısı 6 oldu.
Bunun üzerine;
CHP’li üyeler meclisin ciddiye alınmadığını, AK Parti grubunun Mudanya’da meclise hep eksik katıldığını protesto ederek, meclis başlamadan meclisten çıktılar ve AK Parti’yi boykot ettiler.
Meclis’ten;
CHP’lilerin çıkmasıyla toplanma salt sayısı olan 9 üye de, AK Parti’de bulunmayınca, meclis yapılamadı ve ertelendi!
Başkan Hasan Aktürk de bu protestoya hayli kızdı.
Bu yönde;
CHP İlçe Başkanı Hüseyin Ihlamur da, görüştüğümüzde şunu söyledi:
“Meclisler ciddi yerlerdir, gayriciddi hareket edilemez, yok sayılamaz. Bugüne değin meclisin toplanmasını biz sağladık ama gördük ki AKP’li üyeler bizim gösterdiğimiz duyarlılığı göstermiyorlar”

Yeni sözleri de hayli düşündürdü

Başbakan Yardımcısı;
Ve AK Parti Bursa Milletvekili Bülent Arınç’ın, öğrenci evleri meselesinde görüş ayrılığına düştüğü Başbakan Erdoğan için söyledikleri hayli dikkat çekiciydi.
Keza;
“Başbakan’la aramızdaki çelişkinin sebebi ben değilim. Ben sadece bakan değilim, benim bir özgül ağırlığım var, benim yıpranmamam lazım. Birilerinin kum torbası haline getirilmek istemem” sözleri üzerine çok yorum yapıldı.
Hala da yapılıyor.
Bu yönde;
Deneyimli siyasi Arınç’la ilgili çeşitli senaryolar da üretilirken dün ise adeta aktif siyasete veda sinyali verdi sürpriz bir şekilde.
“Artık  siyasete son vermek gerektiğine inanıyorum” diyen Arınç’ın bu çıkışı da, Belgrad’dan yaptığı çıkış kadar önemli.
İşin ilginci;
Durum daha da çetrefilli hale geldi şimdi.

Yıldırım’da kesinleşen aday 2 oldu

Yıldırım;
Bursa’nın ikinci büyük ilçesi.
Pek çok il nüfusundan da büyük.
Ne var ki;
Böylesine büyük bir ilçenin ne AK Parti, ne CHP, ne de MHP adayı henüz belli değil.
Buna rağmen;
Baraj altındaki muhalefet partileri daha hızlı davranıyor.
Yıldırım’da;
Adayını İlçe Başkanı İbrahim Özacar olarak açıklayan ilk parti olan Saadet Partisi’nden sonra, Demokratik Sol Parti de adayını ilçe yöneticisi Fikret Yılmaz olarak belirledi.
Böylece;
Yıldırım’da kesinleşen belediye başkan adayı sayısı 2’ye yükseldi.

Başkan adaylığı niyetim olmadı!

Bursa’da;
AK Parti içinde belediye başkanlığı için mücadele veren ilçe başkanı sayısı tam 9.
Ve hayli de yüksek bir rakam.
Bu nedenle, teşkilatın boşalması ve belediye-teşkilat birlikteliğinin zarar görmesi açısından da bir dezavantaj olarak görülebilir.
Bu yönde;
Adı, kuluslerde belediye başkan aday adaylığı için geçen ya da yakıştırılan isimlerden biri de Yıldırım İlçe Başkanı Hüdayi Yazıcı’ydı.
Yazıcı, adaylık müracaatı yapmadı.
Bunun da nedenini dün aradığında şöyle anlattı.
“Yaklaşık” dedi “3-4 ay önce Ankara’da Genel Merkezimiz’de Sayın Ekrem Erdem başkanlığında bir buluşma gerçekleşti. Orada bizlere adaylık düşünenlerin bu kararlarını iletmeleri istendi. Ben o zaman da belediye başkanlığı adaylığı düşünmediğim için bir talepte bulunmadım”
Şunu da aktardı:
“Bu nedenle ben siyasi konjonktüre göre hareket eden bir parti yöneticisi değilim. Bu yöndeki kararımı çok önceden vermiş ve gerekli makamlara da iletmiştim”
Konuşmamız sırasında Yazıcı şu örneği de verdi:
“Eğer ben bir adaylık düşüncesi içinde olsaydım, İl Başkanımız Sedat Yalçın gibi davranırdım ama böyle bir düşüncem hiç olmadı”