Bursa Hakimiyet

CHP koltuğuna, Bakan Gazioğlu kriterleri?

Doğru Yol Partili;
İçişleri eski Bakanı Mehmet Gazioğlu’nun, siyasi literatüre de geçen güzel bir sözü var.
Bursalı Gazioğlu;
Bursa siyasetinin hayli etkin ve dinamik olmasından dolayı, siyasi partilerin il başkanları için şu sözü söyler durur.
“Bursa’da” der “İl başkanı olacak kişinin, mutlaka iki belirgin özelliği olmalı.
Biri tanıyan olmalı.
diğeri de tanınan olmalı...”
Doğrusu çok yerinde bir tespittir Gazioğlu’nun bu sözü.
Kenti ve kentliyi tanımak ile dengeleri bilmek ne kadar önemliyse, tanınmak ve bundan dolayı rahatlıkla aranabilmek çok önemli siyasi arenada.
Bu durum bazı kurumlar için de geçerli elbette.
Bursa siyasetinde;
Bu iki özelliği taşıyan ender isimler oldu geçmişte.
Mesela;
Partilerinin iktidar olmalarının avantajı da vardı elbette ama, örneğin DYP’nin eski İl Başkanı Turhan Tayan’ın ya da ANAP’ın merhum eski il başkanı Mehmet Gedik’in yöneticiliği ve tarzları farklıydı.
Çünkü hem tanıyor, hem de tanınıyorlardı.
Mesela;
Aynı durum DSP’nin iktidar döneminde böyle değildi.
İl başkanlığı yapan isimler ya yeterince tanınmıyor, bilinmiyorlardı ya da kentin ve kentlinin dengelerine tam hakim değillerdi.
Bu nedenle;
Bursa’da aktif siyasetin bu önemli aktörlerinin, Gazioğlu’nun dediği gibi mutlaka bu iki özelliği taşıyor olabilmeleri gerekiyor.

Şimdi;
Bursa’da CHP’de de yeni bir il başkanı aranıyor.
Belli ki;
Daha önceden hiç hesap kitap yapılmamış, Metin Çelik sonrasına.
Çelik;
21 şehrin il başkanı gibi, partisinin genelgesi doğrultusunda milletvekilliği adaylığı için görevinden istifa etti ama, sistem bu işe hazırlıksız yakalandı.
Nitekim;
CHP’de ne bir il başkanı atanabiliyor boş koltuğa, ne de parti içindeki il başkanlığı kavgası bitiyor.
Önceki gün de aktardık.
Tam 5 ayrı grup, il başkanlığına “kendi adamını” oturtabilmek için çaba veriyor.
Ankara ise henüz sessiz.
Ne var ki;
Bu sessizlik, ana muhalefetin, Bursa gibi büyük bir ilde, hareket kabiliyetsiz kalmasına neden oluyor.
Böylesine bir lüksü kendinde bulabildiğine göre, CHP Genel Merkezi ya kendine çok güveniyor, iktidar rüzgarını arkasına aldığına inanıyor.
Ya da, ana muhalefet olmanın dayanılmaz cazibesi hoşuna gidiyor CHP’lilerin.