Bursa Hakimiyet

CHP’nin adayları böyle belirlenecek

Kemal Kılıçdaroğlu;
22 Mayıs 2010 tarihinden beri CHP’nin Genel Başkanı.
Girdiği;
İlk seçim olan 2011 genel seçiminde, partisi yine ana muhalefet oldu.
Akabindeki;
2014 yerel seçiminde ise CHP yine 2. parti oldu, çok istenilen başta İstanbul ve Ankara’yı da alamadı.
Ardından;
Cumhurbaşkanlığı seçiminde de, “çatı adayları” ile kaybetti.
Yoğun eleştiriler üzerine de eylül ayında CHP’yi olağanüstü kurultaya götürdü.
Rakibi;
Muharrem İnce’ye karşı içinden fire  vererek, bir kez daha genel başkan seçildi ama parti tabanından ciddi uyarı aldı.
Yapılacak milletvekilliği seçimi, CHP kadar CHP’nin lideri Kılıçdaroğlu’nu da ilgilendiriyor.
Belki “tamam”, belki “devam” denilecek.
Bu nedenle;
Kılıçardoğlu belki de elindeki son kozu oynamaya hazırlanıyor.
Bu koz da;
Kılıçdaroğlu’nun, genel seçimde milletvekili adaylarının, önseçimle belirlenmesi sözü.
Peki ama ne denli geçerli olabilir bu söz hemen inceleyelim.
Tüzük, milletvekillerinin en fazla yüzde 15’inin merkez yoklaması yöntemi ile belirlenmesini içeriyor.
Yani;
CHP Genel Merkezi, bu yüzde 15 olan merkez yoklaması hakkının tamamını kullanması halinde, 550 milletvekilinden ancak 83’ünü belirleme hakkına sahip.
Ayrıca;
Yasa gereği yüzde 5 de kontenjan kullanma hakkı var.
O da 27 milletvekili yapıyor.
Toplamda da;
110 milletvekili adayını Genel Merkez’in belirleme yetkisi var.
Peki ya geri kalan?
Önseçimle mi belirlenecek?
Pek öyle değil.
Çünkü;
Tüzük, son genel seçimde yüzde 10 oy oranının altında kalınan kentlerde uygulanacak yöntemin, bu yüzde 15’in dışında sayılmasını hükmediyor.
Bu da;
En az 160 milletvekili adayını Genel Merkez’in belirleyeceği anlamına geliyor.
Dahası...
Aynı tüzük, önseçim yapılan yerlerde en az yüzde 5 oranında, merkez adayı yerleştirme yetkisi de veriyor Genel Merkez’e.
Bu da;
Üst üste toplandığında -yaklaşık olarak- CHP’nin toplam 550 milletvekili adayından ancak 370’inin önseçim ve aday yoklaması ile belirlenebilmesine olanak sağlıyor.
Başka bir deyişle;
180 ismi Ankara’nın belirleyebileceği anlamı çıkıyor.
Kılıçdaroğlu;
Son kurultay öncesinde, kimya formülleri gibi dolu tüzükteki bu maddeyi değiştirmek istemiş mümkün olmamıştı.
Çünkü tepkiler olmuştu.
Yeni öneride;
Merkez yoklama oranı yüzde 50’ye çıkarılıyordu ki, bu kabul görmedi.
Bu da;
Mevcut bazı milletvekilleri ile milletvekilliği hayali kuran önemli bir kesimin hevesini kursağında bıraktı, çünkü Genel Merkez’in yurt genelinde belirleyebileceği 180 isim arasına girebilmenin zorluğu çıktı ortaya.
İşte bu nedenle;
Örneğin Bursa’da, genel seçime “önseçimle” mi yoksa “merkez yoklaması” ile mi gidileceği tartışmaları şimdilik çok yersiz.
Çünkü, Kılıçdaroğlu’nun tabanı rahatlatmak amacıyla verdiği önseçim sözünün çok önemli bölümünü, değiştirmek istediği tüzük zaten öngörüyor.