Bursa Hakimiyet

Çözüm süreci, adalet sistemini sorgulattı

Ortada; Dikkat çekici bir ikilem var. Kobani;
Bahane edilerek HDP’nin “sokağa çıkın” çağrısıyla kentleri savaş alanına çeviren PKK sempatizanların neden ceza almadığı tartışılıyor.
Üstelik;
Türk Ceza Kanunu’nda “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılamanın” cezai bir müeyyidesi olmasına rağmen.
İstanbul’da tutuklamalar başladı.
Bursa’da da;
17 kişi gözaltına alındı 6’sı tutuklandı dün de 14 kişi daha gözaltına alındı.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın da dediği gibi, yaşananlar ciddi bir şiddet olayı, terör olayı.
Ve;
Yine Arınç’ın dediği gibi eskiden “canavarca his saikiyle adam öldürmenin” cezası idamdı.
Şimdi ise ağırlaştırılmış müebbet veriliyor.
Ancak henüz sonuçlanan bir dava yok Kobani olaylarına ilişkin.
***
Salı akşamı;
AS TV’de AK Parti eski milletvekili Niyazi Pakyürek, CHP eski milletvekili Yahya Şimşek ve MHP milletvekili Necati Özensoy’la bu ikilemi tartıştık.
“Acaba” dendi;
“Çözüm süreci kapsamında birile- rine farklı bir hukuk anlayışı mı işliyor?”
Soru çok yerindeydi.
Çünkü;
Hâlâ dahi sözlerinin arkasında durduğunu söyleyen HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın kitleleri sokağa döken çağrısı aslında bir suç.
Ancak;
6 Ekim’de yapılan bu çağrı, galiba çözüm süreci kapsamına takıldı TBMM’de.
Çünkü;
Demirtaş’ın dokulunmazlığın kaldırılmasına yönelik bir fezleke hazırlanmadı ve muhtemelen de hazırlanmayacak.
***
İşte;
Bu ikilem kapsamında akıllara şu soru geldi.
Peki ya;
Örneğin MHP lideri Devlet Bahçeli de ülkücüleri sokağa dökseydi?
Allah göstermesin ama bunu düşünmek bile korkunç.
Peki ya;
Üzerinde dokunulmazlık zırhı olmayan ve de çözüm süreci kapsamında yer almayan herhangi bir STK yönetiminden böyle bir sokağa çıkma çağrısı gelseydi?
Nitekim;
Gezi olaylarında İşçi Partisi’nin pek çok yöneticisi ve gençlik kanadı yöneticileri halkı kışkırttıkları gerekçesiyle gözaltına alındılar.
İşte;
Kamu vicdanı da bunu sorguluyor şimdi.
Çünkü;
Çözüm süreci kapsamında yargı veya adalet sisteminin kişilere veya kurumlara göre işlediği algısı ne yazık ki çok yükseldi.
Bu yönde;
Başbakan Yardımcısı Arınç’ın dün açıkça telaffuz ettiği “Mesele Kobani değil, mesele Kobani bahanesiyle çok özledikleri ayaklanmayı gerçekleştirmek. Buna muvaffak olamayacaklar. Dünyayı başlarına yıkarız” sözü hükümet ve devlet iradesi açısından çok önemli bir kayıt oldu.