Bursa Hakimiyet

Darbe bastırıldı, asıl bundan sonra ne olacak?

O gece;
Saat 04.00 sıralarında bir taraftan Bursa Hakimiyet’in dünkü sayısı hazırlarken, bir taraftan da köşe yazımızın hazırlığını yapıyorduk.
“Bu gece yaşananlar hiçbir zaman unutulmayacak” başlığıyla paylaştığımız yazımızın sonunu da şu öngörüyle tamamlamıştık:
“Paralel yapıya mensup olduğu belirtilen bir grup askerin kalkıştığı bu darbe girişimi, görünen o ki bu sabahtan itibaren Türkiye’de yeni bir sayfanın açılmasına da yol açacak.
Nitekim;
Türkiye, toplu yargılamalara, tutuklamalara ve TSK içinde yoğun bir ayıklanmaya şahit olacak görünüyor”
Gerçekten de;
Öngördüğümüz gibi oldu.
Daha darbe sabahının başından itibaren düğmeye basıldı ve toplu gözaltılar, tutuklamalar ve görevden uzaklaştırmalar başladı.
Böylece;
FETÖ terör örgütüne yönelik en büyük operasyon da başlamış oldu.
Hatta öyle görünüyor ki, bundan sonra uygulanacak yol ve yöntem, bundan öncekiler gibi olmayacak.
Bürokratik bazı engeller de aşılarak, çok daha sert ve süratli bir şekilde, hem devlet kadrolarından hem de FETÖ destekçilerinden önemli oranda bir ayıklama yapılacak görünüyor ki, bu dev kapsamlı operasyonlar, belki de bu terör örgütünün sonunu getirecek.

Bu görüntüler kanımıza dokundu


Askerlik yapanlar iyi bilirler. Hele ki, er olarak yapanlar.
Vatan görevi olarak 20 yaşında zorunlu olarak silah ve emir altına alınmak, o yaştaki erkekler için farklı bir duygudur.
İlk kez girilen asker ocağında yapılan tek şey, emirlere sorgusuz ve kayıtsız itaattir.
Hele ki erler için.
Yani;
Verilen bir emre uymamak, beğenmemek, sorgulamak veya yerine getirmemenin ağır cezaları vardır ki sonu, askeri mahkemelerdir.
O gece;
“Tatbikat yapılacak” emriyle sokağa çıkarılan ve sonra da başıboş bırakılan askerlerin, kızgın halk grubu tarafından linç edilmesi, doğrusu yüreğimizi parçaladı.
Hatta;
Resmi olarak açıklanmadı ama kamuoyuna da sızan görüntülere göre, Boğaziçi Köprüsü’nde bir askerimiz adeta katledildi.
Muhtemelen;
Bu erlerin çoğunun hiçbir şeyden haberleri yoktu.
Sadece 20 yaşında bir er olarak, cuntacı komutanlarının emirleriyle sokağa çıkmışlardı.
Emirlere itiraz hakkı bile bulunmayan bu ana kuzularının yumruklarla, kemerlerle dövülmeleri kanımıza dokundu.
Ağlayanlar bile vardı aralarında, ne olduğunu anlayamadıkları için.
Keşke;
Onlara hiç dokunulmasaydı da asıl cezalandırılması gerekenler ve onları bu duruma düşürenler görseydi tepkiyi.
Gerçekten kanımıza dokundu, onlara yapılanlar.

Komutan’ın Vali’ye verdiği söz neydi?


Bursa’da; Paralel yapının sözde “Bursa Sıkıyönetim Komutanı” olarak görünen ve daha o gece gözaltına alınanlar arasında Bursa İl Jandarma Alay Komutanı Albay Yurdakul Akkuş da var.
Albay Akkuş;
Muhtemelen pek çok kişiyi şaşırtan bir isim oldu.
Hatta;
Belki de en çok şaşıran, Bursa’nın yeni Valisi İzzettin Küçük oldu.
Çünkü;
Daha iki gün önce, Vali Küçük, Jandarma Komutanlığı’nı ziyarete gitmiş ve Alay Komutanı Akkuş da “Bursa’nın ve ülkenin güvenliği için her daim görevlerinin başında olacaklarının” sözünü vermişti.
Meğerse o sırada, darbe planları çoktan yapılmış bile.
Ne ilginç değil mi?
Bu sözü veren komutan, darbe yapmak suçlamasıyla şimdi gözaltında.

Bursa’da krizi iyi yönettiler


Bursa’da; Darbe girişimi sonrasında, yaşanan krizi özellikle iki siyasetçi çok profesyonelce yönetti.
Biri;
Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’ydi.
Diğeri de, AK Parti İl Başkanı Cemalettin Torun’du.
Yaptıkları sağduyu çağrıları ve halkın yönlendirilmesiyle ilgili uygulamaları, hem büyük bir halk desteğine dönüştü, hem de kimsenin burnu kanamadan uzun bir gece geçirilmesini sağladı.
Yanı sıra;
AK Parti milletvekilleri Zekeriya Birkan ile Hüseyin Şahin de yerel televizyonlara sık sık bağlanarak itidal çağrısı yapıp, uyarılarda bulundular.

“Temizlik” başladı, sıra sivillerde mi?


Tüm; Türkiye’yi ayağa kaldıran gecenin sabahında ortaya acı bir bilanço çıktı.
Sivili, askeri ve polisiyle 161 kişi şehit düştü, bu hain planı yapanlar nedeniyle.
Darbe girişimi sonrasında da anında, 140 Yargıtay üyesi hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
10 Danıştay üyesi hemen gözaltına alınırken, 38’inin ise aranmasına başlandı.
Yanı sıra;
Paralel yapı üyesi olduğu iddiasıyla, dün yarım gün içinde 2 bin 745 hakim, HSYK tarafından açığa alındı.
Üyelikleri düşürülen 5 HSYK üyesinden de 4’ü gözaltına alındı.
Yazıyı kaleme aldığımızda, toplam asker gözaltı sayısı da 2839’du.
Şimdi asıl merak edilen, bu tehlikeli yapıya destek olan veya destek sağlayan sivillere dokunulup dokunulmayacağı.
Çünkü eğer yurt genelinde böyle bir operasyon başlarsa, bir hayli kişi için zor günler de başlamış olacak.

Herkesin cebine bu mesaj geldi


Sakıntılı gece yeni bitmişti ki, yeni günün ilk saatlerinde on binlerce Bursalı’nın cep telefonuna, Recep Tayyip Erdoğan imzalı göndericiden ortak bir mesaj geldi.
Mesajda;
“Türk Milleti’nin değerli evlatları.
Bu hareket, Ankara’da ve İstanbul’da devletin zırhlı araçlarını ve silahlarını gasp etmiş, dar bir kadronun, 70’li yıllardaki gibi davranarak millete karşı bir kalkışmasıdır.
Şerefli Türk Milleti demokrasine ve huzuruna sahip çık. Türk Milleti’ni sindireceğini düşünen bu dar kadronun hareketine karşı sizleri sokağa ve milletinize sahip çıkmaya davet ediyorum” yazıyordu.

Onu ilk kez böyle gördük


Abdullah Gül; Gerek Dışişleri Bakanlığı, gerek Başbakanlığı, gerekse Cumhurbaşkanlığı görevi süresince çok naif bir devlet adamı profili çizdi.
Alçak ses tonu ve gülen yüzüyle de anılacak bir görüntü bıraktı geride.
Ne var ki;
Darbe gecesinde CNN Türk’e cep telefonu görüntüsüyle bağlandığında, Gül de şirazeden çıkmış durumdaydı.
Belki de Türk halkı onu ilk kez böylesine sinirli, agresif ve yüksek perdeden konuşurken gördü.
Belli ki, darbe girişimi o naif insanı bile çileden çıkarmıştı.
Çünkü onu bağırırken hiç görmemiştik.