Bursa Hakimiyet

Devlet mesai sonrası refleks gösteremeyince böyle oluyor!

Bursa;
Hafta sonunda en sıcak günlerinden birini yaşadı.
Her ne kadar;
Pazar gecesi sağanak yağmur yağsa da, gündüzün sıcaklığından dolayı Bursa’da çoğu kişi sahil beldelerine akın etti.
Öyle ki;
Gelen görüntülerden de gördük, normal dışında bir yük almış Bursa’nın sahilleri.
Haliyle;
Aynı günün akşam saatlerine doğru da, şikayet telefonları gelmeye başladı Bursalılar’dan.
Arayanlar, tıkanan ulaşım içindi.
Dikkat ettik;
O akşam hem Mudanya-Bursa arası, hem de Gemlik-Bursa arası adeta tıkandı, uzun araç kuyrukları oluştu.
Tirilye’den Mudanya’ya gelemeyenler, sonra da Bursa’ya gitmekte sıkıntı yaşadılar.
Tıpkı;
Narlı ve Kumla bölgesinden Gemlik’e uzun süre ulaşamayanlar gibi.
Ne ilginç ki;
Bu tip olağanüstü yoğunluklarda devlet mekanizması
refleks gösteremiyor.
Yaşanan yoğunluğa ne kaymakamlıklar, ne ilçe emniyet müdürlükleri ne de belediye yönetimleri talimat/emir almadıkça inisiyatif üstlenmiyor.
Taa ki 155’e ya da gazetelere yağan telefonlara kadar.
Oysa;
Yapılması gerekenler çok basit.
Sürekli ifade ediyoruz.
Bu tip günlerde yoğunluk yaşanabileceği öngörülerek, kentin ana yollarının bir an önce rahatlatılabilmesi için kent içindeki trafik lambalarının devre dışı bırakılması, en kötü ihtimalle kavşaklara trafik polisi konularak, akışın sağlanması gerekiyor.
Ancak görüyoruz ki;
Trafik ışıklarından dolayı kuyruklar öyle uzuyor ki, ne kentin içi boşalabiliyor ne de ana yola çıkmak mümkün oluyor?
Çok basit bir sıkıntıyı önleyememek ve de yaşanabilecekleri öngörememek, mesai sonrası koordinasyonu sağlayamamak, devlet idarecileri için ne kadar kötü bir durum.

 

BU KARAR KENTE NEFES ALDIRACAK

 

Çağdaş kentlerin ortak özelliklerinden biri de, kent içindeki araç yoğunluğunun azaltılarak yayalara öncelik verilmesi.
Nitekim;
Bu sistemin uygulamadaki adı da ‘slow city’ ki, yeni şehircilik düzeninde kent yöneticilerinin önceliği olan konulardan biri.
Bu yönde;
Bireyin, kentin ana arterlerinde öncelikli olmasına yönelik hayli radikal bir karar dün Mudanya’dan geldi.
Hayri Türkyılmaz başkanlığındaki belediye yönetimi, yıllardır araç trafiğine açık olan belediye binası ile deniz arasındaki 12 Eylül Caddesi’ni araç trafiğine kapatıp, yayaların hizmetine sundu.
Böylece cadde, Mütareke Binası’na değin araçsız bir hale getirildi ki, şimdi de bu caddenin kent mobilyaları ile düzenlenip yeni bir yaya aksına dönüştürülmesine kaldı.

 

KILIÇDAROĞLU'NA BEKLENEN DESTEK

 

Tıpatıp;
CHP Genel Başaknlığı’na aday olan Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin dediği gibi oldu.
Çünkü daha yeni;
“Zamanında” demişti “Ben de il başkanıyken, Genel Merkez’den talimat gelir, sonra da topluca gider il başkanları olarak genel başkanımıza destek imzası verirdik...”
Yurt genelindeki;
CHP’li başkanlar da bir süredir Nevşehir’de bir araya gelmişlerdi ki, beklendiği gibi oldu ve 3 ilin başkanı haricinde katılım olduğu açklandı.
Ve;
Bu buluşmadan da, 5-6 Eylül’de yapılacak olan olağanüstü kurultay için Kemal Kılıçdaroğlu’na destek imzaları atıldı.
Yine;
Tahmin edileceği üzere Bursa İl Başkanı Metin Çelik de, Kılıçdaroğlu’na koşulsuz destek verenler arasındaydı.

 

“PARTİ BİNALARIMIZI SATILIĞA ÇIKARMADIK”

 

İlginç açıklamayı;
Sosyal medyada kişisel hesabından yaptı Demokrat Parti’nin Bursalı GİK (Genel İdare Kurulu) üyesi Füsun Erdoğan.
Son dönemlerde;
Parasızlık nedeniyle partisinin Bursa İl Başkanlığı ile Osmangazi ve Yıldırım ilçe başkanlıkları binalarının satılacağı dedikodusunun yayıldığını belirten Erdoğan, bu söylentilerin asılsız olduğunu duyurdu.
Erdoğan;
Kamuoyunu yanıltıcı nitelikteki paylaşımların artması durumunda savcılığa suç duyurusunda bulunacağını da belirterek, bazı partililerine de gözdağı verdi.
Yine;
Hukukçu kimliği de olan Erdoğan, bu tür haberlerin maksatlı olarak yayıldığını öne sürerek, bu partililerinin ortaya çıkmasını da istedi ki, göründüğü kadarıyla Bursa’daki bu söylentiler Ankara’yı genel merkezi hayli rahatsız etmiş.