Bursa Hakimiyet

Dış politikada eleştirilen Davutoğlu’na bonus yağıyor

Adı;
Henüz AK Parti Genel Başkanlığı ve de Başbakanlık için geçmezken, Türkiye’nin dış politikasına dair, dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na yönelik açık eleştiriler vardı.
Keza;
CHP ve MHP’den yöneltilen bu eleştiriler “iflas” şeklinde açıkça dillendirilirken, bir de Musul Konsolosluk görevlilerinin IŞİD tarafından kaçırılması, işin rengini iyice değiştirmişti.
Hatta;
Bu eleştiri yağmuru altında, adı Tayyip Erdoğan sonrasına yönelik açıkça telaffuz edildiği zaman bile soru işaretleri yükselmişti.
Nitekim;
Kimi çevrelerden, uygulanan dış politikadan Davutoğlu’nun yara aldığı ve Erdoğan’ın, yeni lider olarak Davutoğlu’nu tercih etmeyebileceği de ifade edildi.
Ne var ki;
AK Parti’nin olağanüstü kongresinde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun tek aday olarak genel başkan seçilip, ardından da Başbakanlık koltuğuna oturmasıyla birlikte yeni bir dönem başladı.
Bu noktada;
Türkiye’nin siyasi ve idari hayatında hatırı sayılır değişiklikler yaşanabileceği kanaati de oluşmuştu.
Ancak bu iddialar, kısa süre sonra çürütüldü.
Bir kere;
AK Parti’nin tüm çevreleri, yeni liderlerini bir destek çemberi içine aldı, tam biatın devamlılığı gösterildi.
İkincisi;
Kurulan yeni kabine, önemli oranda bir değişikliklik içermediği için kurumlar arasında bir koordinasyon- suzluk yaşanmadı.
Üçüncüsü;
Hem Tayyip Erdoğan döneminin hükümet politikalarında, hem de yürütülen iç ve dış devlet politikalarında bir değişiklik yapılmadı.
Dördüncüsü;
Yeni sıfatı nedeniyle artık daha çok göz önünde olan Ahmet Davutoğlu ve ailesi, Tayyip Erdoğan’ın çok yükseğe çıkardığı “güçlü Başbakan” ve “güçlü lider” koltuğuna oturduğunda, halk deyimiyle hiç “sırıtmadı”
Nitekim;
Davutoğlu’na, Erdoğan’ın verdiği hükümeti kurma görevinin üzerinden geçen 27 günlük süre, Türkiye’nin yeni Başbakanı’na dair izlenim açısından çok önemli bir süre oldu.
Davutoğlu şimdi bu olumlu başlangıcın çıtasını da artırıyor.
Başarılı IŞİD operasyo- nu ve ardından gelen televizyon programlarındaki rahatlığı, samimi ve içten tavırları, egosuz yönetim anlayışı, görebildiğimiz kadarıyla kendisine “bonuslar” kazandırıyor.
Hele hele;
Erdoğan’a el uzatmayan CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun, tebrik için Başbakan Davutoğlu’nu araması bile farklı ama önemli bir gösterge olarak göze çarpıyor.