Bursa Hakimiyet

DSP örneği, liderlerin siyasette en önemli etken olduğunu gösterdi

Hafta içinde;
Türk siyasetinin     “Karaoğlan”ı Bülent Ecevit’in partisi Demokratik Sol Parti’nin 28. kuruluş yıldönümü vardı.
Türkiye’nin pek çok yerinde olduğu üzere Bursa’da da oldukça az bir partili, yeni yaşlarını Atatürk Anıtı önünde çok mütevazı bir şekilde kutladı.
1985 yılında;
Ecevit yasaklıyken eşi Rahşan Ecevit tarafından kurulan DSP, tarihindeki en yüksek oyu, Öcalan’ın yakalandığı 1999 yılının seçimlerinde almış, Ecevit hem Başbakan olmuş, hem de yurt genelindeki çoğu belediyeyi almıştı.
Ne var ki;
Geçen zaman, Ecevit’i hem siyaseten hem de fiziken çok yıprattı.
Koalisyon ortaklarıyla görüş ayrılıklarına düştü, 2002’de erken seçime gidildi ve DSP de bir daha iflah olmadı.
Nitekim;
Hayattayken de partisini, Zeki Sezer’e kendi elleriyle devretti ve aktif siyasetten çekildiğini açıkladı.
“Karaoğlan”, 5 Kasım 2006’da da aramızdan ayrıldı.
2009’daki;
Son yerel seçimde Türkiye genelinde yüzde 2.8 oy alan, Bursa’da da Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde yüzde 1.1’e takılan DSP, son genel     başkanları Masum Türker’le hayata tutunmaya çalışıyor.
Görünen o ki;
Lidere endeksli siyasetin yaşandığı Türkiye’de Ecevit sonrasında DSP’nin yaşam damarları da kopmuş gibi.
Öyle ki;
Ecevit’siz DSP, kanadı kırık bir güvercin gibi.
Bu nedenle;
Bir dönemin yerel ve genel iktidar partisinin bugünkü durumu, liderlerin partilerde ne denli önemli olduğuna dair en iyi örnek olarak görünüyor.

1 yıl önce istendi 10 ayda gerçekleşti

Hatırlıyoruz da;
Geçen yıl bugün.
Yani tam da 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde, Bursa’da en ilginç açıklama, AK Parti iktidarına yakınlığıyla bilinen Memur-Sen adlı sendikadan gelmişti.
Keza;
Memur-Sen’e bağlı Eğitim Bir-Sen sendikasının yöneticileri, diğer sendikaların aksine kamuoyuna öğretmenler adına çok farklı bir çağrı yapmışlar ve “okullarda başörtüsü yasağının sonlanması” taleplerini dile getirmişlerdi.
Malum.
Aradan tam 1 yıl geçti.
Ve türban, okullar dahil olmak üzere hem kamuda, hem de TBMM’de artık serbest.
Yani;
Memur-Sen sadece 1 yıl önce istediğini, 10 ayda alarak, Cumhuriyet tarihindeki yeni bir ilk’in de altyapısını hazırlamış oldu.

Türban Çelik’in pantolon Kaleli’nin

Malum;
AK Parti’nin “demokratikleşme paketi” çerçevesinde TBMM’de artık türban serbest.
Keza;
Türbanlı 5 milletvekilinden biri de Bursa’dan, AK Parti Milletvekili Canan Candemir Çelik.
Çelik, ilk 4 vekilin ardından cesaretlenerek, başını kapatan 5. isim olmuştu.
Devamında da pantolon serbestliği de geldi.
Bu nokta da;
Bursa’dan da bu ilk uygulamayı CHP Milletvekili Sena Kaleli yaptı.
Ve hafta içinde TBMM Genel Kurulu’na ilk kez pantolonla girerek, bir ilki gerçekleştirdi.
Böylece;
Bursalı parlamenterler içinde türban ve pantolon ilkleri Çelik ve Kaleli’nin oldu.

Tamam mı, devam mı diyecek?

Gerçekleşmesi;
Biraz hayal gibi görünen “Dağyenice Projesi”, Vali Şahabettin Harput, İçişleri Bakanlığı’nca merkeze çekilip Bursa’dan ayrılınca adı bile konuşulmaz olmuştu.
Nitekim;
Hayli zor görünen, Bursa’da pek heyecan uyandırmayan  ve yatırımcılar tarafından pek de rantabl bulunmayan “Dağyenice”ye Bursa’nın yeni Valisi Münir Karaloğlu da baştan pek ilgi göstermemişti.
Ancak Karaloğlu’nun bugünkü programında Dağyenice var.
Kendisine fazlasıyla bahsedilen projenin hayata geçirilmesi planlanan alanı gezecek olan Karaloğlu, bugün edindiği izlenim ile ileride belki “tamam” belki de “devam” diyecek projeye.
Kim bilir?

Devlet Başkanlığı için ‘adayım’ notu

Doğal olarak...
Yaklaşan yerel seçim öncesinde hemen her gün çok sayıda aday adayını konuk ediyor, görüşüyoruz.
Yanı sıra;
Hayli fazla bir elektronik posta da alıyor ve hem partilerin hem de aday adaylarının saha çalışmalarını takip ediyoruz.
İşte;
Bu gelen postalardan biri vardı ki içlerindeki en ilginciydi.
Çünkü;
Elektronik posta kutumuzdan çıkan haberin başlığı “Devlet Başkan adayı Prof. Dr. Ayşegül Akbay Yarpuzlu” idi.
Haliyle şaşırdık “hangi devlet başkanlığı” diye?
Uzun mesajının içinde belirtmiş.
“Yerel seçimlerden sonra yapılması planlanan anayasa değişikliği ile Devlet Başkanlığı’na geçiş olması halinde, Cumhurbaşkanlığı’na değil, Devlet Başkanlığı’na adayım” diyor.
Yarpuzlu’yu araştırdık.
Halk sağlığı profesörü, kamu yönetimi ve AB uzmanı.
Ve;
Geçmişte de Besim Tibuk’un partisi Liberal Demokrat Parti’nin Ankara Büyükşehir adayı olmuş bir akademisyen.
Doğrusu, Yarpuzlu bizleri şaşırtmadı değil.