Bursa Hakimiyet

Düşünce özgürlüğü tehdide böyle döndü

Kurban Bayramı’nda;
Gündem konusu olmuştu malum polemik.
Türkiye’nin yetiştirdiği önemli seslerden  Leman Sam sadece düşüncesini paylaşmış ve twitter’dan “Benim için IŞİD ile bıçağını masum bir hayvanın boynuna dayayan aynı duygudadır” demişti.
Başbakan Yardımcısı;
Bülent Arınç da bu tweet’e tepki vermişti.
Partisinin;
Bayramlaşma töreni için Bursa’ya gelen Arınç, “İnsan bile sayılmayan cellatların yaptığı işle kurban kesmeyi aynı sayan bir zavallıyı kınıyorum” demişti hatırlarsanız.
Böylece;
İsteyen istediği fikrini özgürce paylaştı, söyledi.
Olması gereken de buydu.
Bu polemiğin;
Yorumu da vatandaşa kaldı.
Nitekim öyle yorumlar oldu ki sonrasında, özellikle sosyal medyada yankısı iki görüş için de çok oldu.
hhh
Konu kapanmıştı ki;
Önceki akşam bir Bursa televizyon kanalında, bir programcının söyledikleri, “kraldan çok kralcı”lığa dair çok somut bir örnek oluşturdu.
Doğrusu;
İzledikçe şaşkınlığımız arttı.
Neler neler demedi ki?
Önce eleştirdi.
Sonra bu eleştiriler hakaret boyutuna ulaştı.
Ardından iş, tehdide, şantaja ulaştı.
Konuya;
Leman Sam’ın bayramda attığı 
tweet’ten girdi.
Güldü, gülümsedi, küçümsedi.
Ve;
“Şarkıcı müsveddesi” dediği Leman Sam’a ağır hakaretler yaptı.
Sonra, kızı Şevval Sam’ı da işin içine soktu.
“Zavallı, cahil ana kız bunlar” deyip, ardından “İşte bunlar” dedi “Aşağıların da aşağısı insanlar”
        hhh
Kraldan çok kralcı programcı, hızını alamayıp sonra da işin tehdit ve şantaj boyutuna geçti.
Marka ismi vermeden;
Şevval Sam’ın reklamlarda oynadığı ünlü bir mobilya firmasının yönetimine seslendi.
Ve;
“O mobilya firmasına sesleniyorum” dedi “bu reklamlardan hemen kessin bu kişileri, buradan sesleniyorum onlara”
Aklınca, ilgili mobilya firmasını “kraldan çok kralcı” kimliğiyle uyardı.
Şaşkınlığımız;
Sam ailesinden Sezen Aksu’ya geçince de devam etti.
Nereden aklına geldiyse Aksu, “hatırlayın” dedi “geçmişte de minik serçe böyle bir şey yapmıştı. Meğerse minik serçe değil, kocaman bir öküzmüş o da...”
hhh
Gazetecilik, televizyonculuk çok hassas bir görev.
Bir yorumunuzla infiale yol açabilirsiniz.
Ne yazık ki günümüzde sonradan gazeteci, yazar ve televizyoncu olanların sayısı çok arttı.
İktidara savunur ya da yaranırken, zarar verenlerin sayısı da arttı.
Hele ki;
‘Bizim düşüncemizde değilsen, sana artık ekmek de yok’ mantığına kadar uzandı ki, düşünce ve ifade özgürlüğünün hangi boyutlara ulaştığının örnekleri çok arttı.