Bursa Hakimiyet

Farklı Cumhurbaşkanı kimliği sokakla geldi

Abdullah Gül’ün;            
7 yıl süren Cumhurbaşkanlığı süresince, yurt geneline yayılan en büyük toplumsal olay Gezi olaylarıydı.
Haftalarca;
Yurt gündemini işgal eden bu olaylarda dönemin Cumhurbaşkanı olarak Gül, ağırlıkla sükunet çağrısı yaptı.
Açıklamalarında;
Gezi olaylarının bazı bölümlerine destek veren ve güvenlik güçlerinin çok eleştiri alan sert müdahalelerine tepki gösteren muhalefet partile- rine direkt bir açıklama yapmadı.
HHH
10 Ağustos’ta;
Cumhurbaşkanı seçilen ve yasanın getirdiği tüm yetkileri kullanacağı açıklanan Tayyip Erdoğan, konuşulanların aksine bugüne değin Ahmet Davutoğlu liderliğindeki hiçbir Bakanlar Kurulu’na başkanlık etmedi.
Etmedi ancak;
Dün Trabzon’da öyle bir açıklama yaptı ki, kendisinden önceki 11 Cumhurbaşkanı’ndan çok farklı bir tavır sergiledi.
Ve belki de;
Beklenen ya da tahmin edilen “farklı Cumhurbaşkanı” kimliğini kullandı ilk kez.
Çünkü;
Direkt iç siyasete girdi.
5 gündür süren sokak olaylarına atıfta bulunarak HDP ve CHP’yi ağır bir dille eleştiren ve bunu iktidar partisi lideri gibi yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 Ağustos’tan sonra ilk kez gösterdi bu yönünü.
Neler demedi ki?
Tezkereye;
Ret oyu veren CHP’nin lideri Kılıçdaroğlu’nun Kobani’ye yönelik yeni tezkere önerisi için “Şimdi çıkmış akıl veriyor, sen o aklı kendine sakla” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir anamuhalefet partisi liderine ilk kez böyle seslenen bir Cumhurbaşkanı oldu.
Keza;
Kürtleri ve PKK sempatizanlarını sokağa döken HDP Eşbaşkanı Demirtaş’a da bir Başbakan gibi konuştu Erdoğan.
Haklıydı da.
Çünkü;
Demirtaş’ın, Cumhurbaşkanı adayı iken gösterdiği kibarlık, hümanistlik başkaydı.
Şimdi ise bambaşka.
Bu nedenle de;
Bir Cumhurbaşkanı ilk kez, bir muhalefet partisi liderine ‘utanmaz’ yakıştırması yaptı.
İşte;
Bu sözler ve çıkışlar Türk siyasetinde ilk kez yaşandı.
Adeta;
“Süper Başbakan” gibiydi CHP’ye ve HDP’ye “çatarken”

Bu arada;
Bursa dahil 31 ilde yaşanan ayaklanma niteliğindeki olaylara ve cinayetlere eklenen 15 Ekim şantajı da dikkat çekici.
Çözüm sürecinde;
Öcalan’ın 15 Ekim’e değin verdiği süre sonrasında, terör örgütü daha ne yapacak bilinmiyor?
Ancak görünen;
İmralı’dan HDP aracılığıyla gelen bu tehdit ve şantaja rest çekileceği.
Nitekim;
Dün Trabzon’da konuşurken bu tehdide de değinen Erdoğan’ın “14’ünden sonra gerekli tüm tedbirleri alacağız” sözü çok önemli ve manidar.