Bursa Hakimiyet

FETÖ’ye yönelik kararlılık yerel yönetimlerde de ‘sürprizler’ getirebilir!

Türkiye’nin;
Adeta gidip geldiği o hain gecenin üzerinden 29 gün geçti.
Ülke ise 26 gündür OHAL ile yönetiliyor.
Doğal olarak;
Yaşanan böylesine büyük bir olayın ardından Türkiye’nin kısa sürede normalleşmesini beklemek de çok doğru olmaz.
Nitekim;
Fethullahçı Terör Örgütü mensupları ile sempatizanlarına yönelik olarak başta kamu kurumlarında  sürdürülen “temizlik”, daha da büyüyecek görünüyor.
Keza...
Dün;
Başbakan Binali Yıldırım’ın açıkladığı rakamlar, bundan sonra olabileceklerin de işareti gibiydi.
OHAL kapsamında;
Şu ana değin kamu kurum ve kuruluşlarından 81 bin 494 kişinin görevden el çektirilmesi, bu yöndeki kararlılığın süreceğinin de göstergesi.
Askeri liselerde öğrenim gören tüm öğrencilerin yüzde 95’inin FETÖ ile bağlantılarının tespiti de ürkütücü.
Yine;
Bu örgütle bağını kesmeyenlerin MASAK tarafından incelemeye alınması, bu yapıda yer alanlar ile destek verenlere yönelik de önemli bir hamle olarak görünüyor.
***
İşte;
Böylesine hassas günlerin yaşandığı bir dönemde iş dünyasının tedirgin olmasını da doğal karşılamak gerekiyor.
Ne var ki;
“Türkiye’nin anahtarının” teslim edilmesi üzerine yapılan hain plan göz önüne alındığında, bu temizliğin sadece kamu kurum ve kuruluşlarında değil, özel sektör ve STK’larda da sürdürülmesi gerekliliği görülüyor.
Nasıl ki;
Bir başka terör örgütü PKK’nın finans kaynakları ile bağlantıları sürekli olarak takipteyse, FETÖ’nün Türk iş dünyasında olan kollarına da aynı uygulamanın yapılması gerektiğini unutmamak gerekiyor.
Zaten;
Bu nedenle, görevden el çektirme ile gözaltı ve tutuklamaların Bursa’da da sayılarının giderek artıyor olmasını bu kapsamda görmek gerekiyor.
***
Müthiş bir gizlilik içinde yürütülen FETÖ soruşturmalarındaki ifadeler henüz kamuoyunca bilinmiyor.
Yani;
Tutuklananların ne dedikleri bilinmiyor.
Ancak;
Bursa örneğinden yol alınırsa, tutuklanan kişilerin, aşağı yukarı ne ile itham edildikleri yıllardır yapılan yakıştırmalardan ve birtakım somut olaylardan dolayı tahmin edilebiliyor.
Bu kapsamda;
Henüz açık verilmeyen bir nokta da, seçilmişlere yönelik.
Yerel yönetimlerde, özellikle bazı belediye başkanlarına yönelik başlayan yurtdışı çıkış yasaklarının, yeni bir boyut kazanabileceği de konuşuluyor.
Her ne kadar;
Bazı belediye başkanlarının istifalarının istendiği iddiaları konuşulsa da, bu yönde henüz atılmış bir somut adım olmadığı biliniyor.
Ancak;
FETÖ’nün, cemaat yüzüyle en güçlü olduğu dönemlerde bu örgüte ve mensuplarına, belediye başkanlığı gücünü kullanarak yardım edenler de, yeni sürecin olası halkaları olarak görünüyor.
Özellikle;
İmar, ruhsat, yer tahsisi, personel alımı ve ihalesiz doğrudan temin ile bu örgüte bir şekilde yardımcı olan belediye başkanları ile geçmişte bu örgütün vasıtasıyla belediye başkan adayı gösterilip seçilen belediye başkanlarının mercek altına alındığı belirtiliyor.
Bu kapsamda;
Kentin batısından, kuzeyinden ve doğusundan olmak üzere Bursa’da da 3 belediye     başkanından söz ediliyor.
Hatta;
Geçmişte FETÖ mensuplarına ve dolaylı olarak örgüte yardım ettiği öne sürülen bazı belediye uygulamaları, kamuoyunda sıkça konuşulur olmaya başladı ki, tutuklanan bazı kişiler ile gizli tanıkların ifadeleri ve de çeşitli ihbarlar doğrultusunda bu yönde özel bir çalışmanın da yürütüldüğü belirtiliyor.
***
Bu nedenle...
Başta;
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olmak üzere hükümetin FETÖ’ye yönelik müthiş kararlılığı, konumu ve sıfatı kim olursa olsun, süreç içinde beraberinde birtakım sürprizleri de getirecek gibi görünüyor.