Bursa Hakimiyet

G-20’nin gündemini değiştiren saldırı bir umut olur mu?

Bugün;
Antalya’da başlayacak olan G-20 zirvesi öncesine saatler kala Fransa’da gerçekleştirilen büyük terör saldırısı, Türkiye’deki bu önemli buluşmanın da gündemini değiştirdi.
ABD Başkanı;
Barack Obama ve Rusya Devlet Başkanı Vlamidir Putin’in de katılacağı bugünkü zirve, G-20’nin 10. toplantısı olacak.
G-20’nin;
Kurulması 1999 yılına dayanıyor.
Keza;
Türkiye’nin de kurucuları arasında bulunduğu G-20 bugüne değin ilk önemli buluşmasını, 2008 yılında, finansal krizin dünya ekonomilerini tehdit eder boyuta ulaşması sonrasında gerçekleştiriyor.
Dünyanın;
En büyük ekonomileri arasında bulunan 19 ülke ile Avrupa Birliği Komisyonu’ndan oluşan bu birliktelik, açıklamalara göre dünya ekonomisinin yüzde 90’ını oluşturuyor.

Normal şartlarda…
Pek çok;
Devlet Başkanı’nın katılacağı Belek’te bugün başlayacak zirvede, insanlığın ortak sorunları görüşülecekti.
Mesela;
İklim değişikliğinden, enerjiye, gıda güvenliğinden KOBİ’lere değin pek çok konu başlığı, çalışma grupları ve yemeklerinde masaya yatırılacaktı.
Hatta…
Ne tesadüf ki;
30 Kasım’da Paris’te bir zirve olacak ve burada dünyanın geleceğini tehdit eden konu başlıklarına dair birtakım ortak kararlar çıkması bekleniyordu.

Ne var ki;
Cumayı cumartesiye bağlayan gece Fransa, tarihinin en kanlı katliamıyla tanıştı Paris’te.
Terör örgütü IŞİD;
Stadyumdan metroya, restoranlardan gece kulüplerine değin 7 ayrı noktada bombalı ve silahlı eylem gerçekleştirdi.
Toplam;
127 kişi hayatını yitirirken, 99’u ağır 250 kişi de yaralandı.
Sonrasında ise;
Fransa alarma geçti.
Ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilirken, sınır kapıları da kapatıldı.
Kısa bir süre önce;
Hz. Muhammed’in karikatürünü yayınladıkları gerekçesiyle Paris’te yayımlanan Charlie Hebdo dergisine yönelik gerçekleştirilen saldırıdan sonra, Paris’teki bu son saldırı, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra tarihinin en kanlı saldırısı oldu.

Böyle olunca da;
Bugün Belek’te başlayacak zirvenin ana gündem maddesi Suriye ve IŞİD oldu.
Yani;
Uluslararası terörizm.
Elbette ki;
Terörün dini, dili ve ırkı yok.
Ne var ki;
Geçmişte Ermeni terör örgütü ASALA’ya ve hala da günümüzde PKK’ya yardım ve yataklık yapan Fransa, deyim yerindeyse ektiğini biçiyor şimdi.
Hatırlayın;
Türkiye, PKK’nın en kanlı saldırılarına hedef olurken, 1995 yılına değin Fransa Devlet Başkanı olarak görev yapan Mitterrand, PKK’ya terör örgütü diyememişti.
Oysa;
Türkiye’de yüzlerce, binlerce insan öldürülüyor, şehit ediliyordu.

Ortadoğu’da;
Neredeyse her gün yaşanan kanlı saldırıların sadece birini yaşayan Fransa, terörün, insanlığın ve ülkelerin geleceği için ne denli büyük bir tehlike olduğunu gördü.
Keşke;
Örneğin Türkiye’de, yıllarca teröre karşı ortak mücadele çağrısı yapılırken Fransa da bu çağrıya cevap verebilseydi, en azından terör örgütlerini kınayıp, yardım ve yataklığı kesebilseydi.
Ve keşke;
Böylesine büyük can kayıpları da olmasaydı Fransa’da.
Umarız;
İnsanlığı tehdit eden IŞİD ve benzeri terör örgütleri, küresel güçlerce nasıl ki kurdurtulup, silahlandırıldıysa, bugünkü G-20 zirvesi, bu örgütlerin sonlandırılmasına yönelik karar alınmasına da ev sahipliği yapar.