Bursa Hakimiyet

Hayat O’nun için derin bir çukurdu

Hayatı;
Dolu dolu ve derinliğine yaşayan insanlardan biriydi Muhsin İğmen.
Dün sabah;
Yaşamını yitirdiği haberi gelince, onunla ilgili anılarımız da film şeridi gibi geçti hafızamızdan.
Ve tabii nasihatleri.
Tam 48 yıldır;
Sönmez Holding’in hukuk müşavirliğini yürüten, Bursa Hakimiyet Gazetesi’nin de tüzel kişi temsilcisi olan Muhsin Amca, ilerleyen yaşına rağmen her yere gitmeye, ulaşmaya ve daha da öğrenmeye çalışırdı.
Kısa bir süre önce;
Bursa Barosu yönetimi ve genç avukatlar, Muhsin Amca’yı bürosunda ziyaret etmişler ve meslekteki 60. yıl pastasını da alkışlar arasında birlikte kesmişlerdi.

Kendisini;
Yakından tanıyanlar iyi bilirler.
Bursa’da;
En uzun süre avukatlık yapan isim olan İğmen’in, yaşı ile heyecanı aynı doğrultuda yükseliyordu hep.
Gerçi;
Uzun yıllara direnen 88 yaşındaki yorgun bedeni, zaman zaman kendisine sıkıntı yaratsa da, bu sorunu aşmasını iyi biliyordu.
Bundan;
Yaklaşık 1.5 yıl önce, Adana’nın o meşhur sıcağında, Sönmez Holding’in Serbet Bölge’de hayata geçirdiği çimento fabrikasının temel atma töreninde onu görenler de hayretlerini gizleyememişti.
Aralarında;
Cavit Çağlar, Ali Hazır, Mahmut Yılmaz, Mustafa Taşdelen, Hasan Kırcı, Erol Türkün, Nurettin Kutlucan, Ergun Ete, Hayati Canlılar, Necati Şahin, Zekeriya Birkan, Abdullah Bilaçlı, Osman Çağalıkoç, Hayri Yazıcı, Sedat Çağlar, Gökçin Aras, Nihat Balkan, Erdem Baydaroğlu, Emin Nallar, Ali Yılmaz, Erdem Albayrak, Şakir Unutkan, Celal Eğrelti, Erol Kılıç, Tahir Yılmaz ve Sami Bilge’nin de bulunduğu çok sayıda Bursalı işadamının katıldığı o törende yanına usulca sokulup, “Muhsin Amca hiç olmazsa yakanızı açın biraz demiştim de...
O da;
“Fuları çakarırsam, takım elbisemin güzelliği bozulur” diyerek, o sıcağa rağmen ne denli itinalı giyindiğini göstermişti.

Rahatsızlanmadan önce de;
Telefon edip, Kızılay’ın altındaki ofisine çağırmıştı.
Tecrübelerinden hareketle, uzunca nasihatler, öğütler vermişti.
Hem sırlar veriyordu, hem de parayla ölçülemeyecek kadar kıymetli olan yılların tecrübelerini paylaşıyordu.
Tüm anlattıkları birer ders niteliğindeydi. Sonra söylediklerinden o da yorulmuş, gülmüştü kendisine.
Çok dolu, çok derin çok tecrübeli bir hukuk ve hayat insanıydı.
Hayat onun için derin bir çukur gibiydi
Sürekli kazıyor, araştırıyordu.
Aramızdan ayrılmasa kim bilir daha ne dersler verirdi.
Onu özleyeceğiz.
Allah rahmet eylesin...