Bursa Hakimiyet

HDP operasyonu Türkiye'de bir ara seçimi getirmez

1 Kasım seçiminde;
HDP 59 milletvekili ile girmişti TBMM’ye.
Bu 59 milletvekilinden 2’si yurt dışına kaçtı.
Hani şu, teröristlerin taziye çadırına giden ve cenazesini taşıyan Faysal Sarıyıldız ile Tuğba Hezer.
Onların Türkiye’ye dönmesi mümkün görünmüyor.
Çünkü gelirlerse yüksek ihtimal tutuklanacaklar.
Onların dışında da;
Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu 9 milletvekili tutuklandı.
HDP şimdi TBMM’de fiilen 48 kişiyle kaldı.
Doğal olarak konuşuluyor, HDP’nin bu durumundan dolayı “bir ara seçim olur mu” diye?
Kanaatimize göre olmaz, olamaz.
Nedeni şu.
Bir kere;
Ara seçim olabilmesi için tüm milletvekillerinin 5’te 1’inin yani 28 sandalyenin boşalması gerekiyor.
Kaldı ki;
HDP’li 9 vekilin tutuklanması, milletvekilliklerinin düşmesi anlamına gelmiyor.
Kesin hüküm giymeleri gerekiyor bunun için.
Sonra da bu kararın TBMM’de okunması gerekiyor.
Mesela;
Belki ilginç gelecek ama, 9 vekil cezaevindeyken de maaşlarını almaya devam edecekler.
Taa ki olası cezaları kesinleşinceye değin.
Bunun için 9 kişi ceza almış olsa dahi, ara seçim için yeterli değil.
Şu olabilir sadece.
Geri kalan 48 HDP’li vekil sine-i millete dönebilir.
Yani istifa edebilirler.
Ama bunun da bir şartı var.
Bu istifaların, TBMM’de AK Parti, CHP ve MHP tarafından kabul edilmesi gerekiyor.
Bu da çok zor olduğuna göre bir ara seçim mümkün görünmüyor.
Bunun için geriye tek ihtimal kalıyor.
O da;
HDP 19 milletvekilinin daha tutuklanması ve toplamda 28’inin birden kesin hüküm giymesi ki ancak o zaman ara seçim olabilir.
Fakat bu da zor bir ihtimal göründüğünden, HDP’ye yönelik bu operasyon yüzünden Türkiye’de 28 kişinin yerine bir ara seçimin yapılabilme ihtimalini hiç mi hiç görmüyoruz. 

İlk kan Vali’den

Askerlik yapanlar bilirler.
Birlik olarak uygun adım gidildiğinde zaman zaman koro eşliğinde “Vatan sana canım feda” cümlesi kelimelere bölünerek seslendirilir.
Kızılay da;
Bu slogandan olsa gerek “Vatan sana kanım feda” başlığı altında kan bağışı kampanyası başlatıyor.
Kampanya;
Yarın Valiliğin Heykel’deki binasında Bursalılar’a açık olarak başlayacak ve ilk kan, Vali İzzettin Küçük’ten alınacak.

Sosyal medyanın dayanılmaz hafifliği

Başta;
Facebook ve Twitter olmak üzere sosyal medya organları, gerek mobil veriyle, gerekse Wi-Fi bağlantılarıyla iki gündür kullanılamıyor.
Milyonlarca kullanıcı bu platformlara erişmekte zorluk çekiyor, nedeni de erişim hızının düşürülmesi.
Bu yönde resmi bir açıklama yapılmıyor ama elbette ki herkes aşağı yukarı tahmin edebiliyor bu yavaşlamanın sebebini.
Bu durum;
Türkiye’de sosyal medya kullanımının ne denli, hayatın bir vazgeçilmezi olduğunu da gösteriyor.
Doğrusuyla yanlışıyla o kadar bağlanmışız ki bu ağlara, sanki cep telefonları gibi bir ‘olmazsa olmaza’ dönmüş adeta.
Nasıl bağımlı bir toplum olmuşuz değil mi?
Olmayınca, elektrik kesilmiş gibi refleks verir hale geldik çoğumuz.

Devleti sabaha karşı gördüler

MHP’nin;
Olağanüstü büyük kongre sürecinde Sönmez Medya’yı ziyaret ettiğinde tanışmıştık Genel Başkan adaylarından Sinan Oğan’la.
Cuma günü;
Bir cemiyet için geldiğinde telefon edip çayımızı içmek istediğini söyledi.
Kendisiyle bir kez daha görüştük.
Partisinde yaşananlarla ilgili pek görüş bildirmek istemedi ancak HDP’ye yönelik tutuklamalarla ilgili bir tespit yaptı.
Eleştirisi AK Parti’ye yönelikti.
“İktidar bunlarla birlikte hareket ediyordu bir dönem. Dahası Öcalan ile görüşüyorlardı.
Biz ise ‘bu iş PKK ile olmaz’ dediğimizde, bize ‘kandan besleniyorsunuz’ diyorlardı. Ne oldu şimdi, bizim dediğimize gelmediler mi?”
Oğan;
Tutuklanan HDP’liler için de şu yorumu yaptı:
“Sırtlarını PKK’ya, YPG’ye dayadıklarını söyleyenler, bu ülkede bir devletin olduğunu sabaha karşı 2’de gördüler...”

Yüzbinlerce Bursalı’ya bu çile çektirilmemeli

Bir sürücü olarak;
Uzun zamandır Bursa’nın sadece Ankara Yolu girişini kullanmıyoruz.
Ama;
Bu kentin Yalova Yolu’ndan girişi ile İzmir Yolu’ndan girişlerini sık sık kullanıyoruz.
Kullananlar da bilecektir ki, kente bu girişler özellikle akşam saatlerinde çileye dönüşüyor.
Kent girişlerinde konuşlandırılan polis noktasında yapılan güvenlik aramaları nedeniyle kilometrelerce araç kuyrukları oluşuyor.
Öyle ki;
Bursa’ya girmek çok zor hale geliyor.
Hele ki;
3’er şeritli yol bir anda tek şeride indirilince, kuyruk kilometresi iyice artıyor.
Zor günlerden geçtiğimiz bir gerçek.
Ama şu da bir gerçek ki, her şeye rağmen hayat devam ediyor.
Türkiye’nin 4. büyük kentinde yaşayan yüz binlerce insana her gün bu çile çektirilmemeli, olası tehdide karşı insanların günlük hayatını etkilemeyen başka formüller üretilmeli.

201 milyon tane 1 kuruş nerede?

İlginç hesabı;
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Deniz yapmış.
Tüketiciyi etkilemek için marketlerde etiketlerin üzerine 9.94 TL ya da 9.99 TL gibi fiyatlar yazıldığını ama kasada nakit öderken para üzeri verilmediğini söyleyen Deniz, vergilendirilmeyen bu para nedeniyle tüketicinin ve kamunun zarar gördüğünü belirtiyor.
Ve diyor ki;
“Ekim 2006 itibariyle piyasada
1 milyon 487 bin 750 adet 10 kuruş
1 milyon 426 bin 750 adet 5 kuruş
201 milyon 459 bin 950 adet 1 kuruş dolaşımdadır”
Soru da sormuş Deniz.
Demiş ki;
“Peki bu 201 milyon tane 1 kuruş nerede” diye.
Hesabı kolay olmadı.
Acaba “201 milyon 1 kuruş, kaç lira yapıyor” diye.
Ciddi ciddi oturduk hesaplamaya başladık.
Sonucu 2 milyon 10 bin lira bulabildikten sonra da başladık gülmeye.

Altepe’den tablonun yorumu 

Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, sosyal medyayı çok iyi kullanan bir yönetici.
Cumhuriyet gazetesine operasyon, HDP’li vekillerin tutuklanması ve Diyarbakır’da PKK’nın gerçekleştirdiği bombalı saldırıya yönelik düşüncelerini dün şöyle paylaştı hesabından:
“Türkiye güçlü bir hukuk devletidir. Türkiye’nin bütünlüğüne, kararlılığına karşı yapılan tüm terör eylemlerini ve destekçilerini lanetliyorum”