Bursa Hakimiyet

Hem PKK, hem IŞİD işin rengi değişti

Bu yaşananların hiçbiri tesadüf değil.
Ülkeyi hızla bir kaos ortamına sürüklemek isteyenler Suruç ve Şanlıurfa’nın ardından dün de cinayet işlediler.
Ve yine kalleşçe.
Diyarbakır’da;
Trafik polislerini arayıp “kaza var” diye çağıran sonra da şehit eden PKK’lı teröristler, Türk insanının nefret ve tepkisinin tam odağındalar.
Tıpkı IŞİD gibi.
O militanlar da,
Diyarbakır’daki bu saldırının hemen ardından, Suriye tarafından uzun namlulu silahlarla hedef gözetilerek açılan ateşle, bir astsubayımızı şehit ettiler.
Akabinde de sınırda TSK ile IŞİD arasında çatışma başladı.
Bu da bir ilk oldu.
Şimdi;
Bu gelişmelerin ardından işin rengi iyice değişti.
Çünkü;
Türkiye;
İçeride PKK, sınırda da IŞİD tehdidi altında kaldı iyice.
Gerçi;
Dün Kilis Valiliği, Suriye sınırındaki çoğu bölgeyi bir nevi sıkıyönetim çevresi gibi Özel Güvenlik Bölgesi ilan etti ama…
Asıl gözler şimdi TBMM’de.
***
Geçici;
AK Parti hükümeti, HDP’nin TBMM’nin olağanüstü toplanması çağrısına hiç sıcak bakmamıştı.
Nitekim,
HDP’nin miletvekili sayısı da yeterli değildi, TBMM’yi toplayabilmek için.
İçtüzüğe göre;
Meclis, 110 milletvekilinin imzası ile olağanüstü toplantıya çağırılıyor ama en az 184 kişi ile açılabiliyor.
Bu nedenle;
Dün Diyarbakır’daki yeni cinayetin ardından CHP, 116  vekilin imzasıyla Meclis’i 29 Temmuz’da acil toplantıya çağırdı.
Keza;
HDP’den yapılan açıklamada da, 29 Temmuz’da HDP’nin tam kadro Meclis’te bulunacağı açıklandı.
Bu durum;
Meclisin toplanması için yeterli görünüyor ama iktidarın tavrı da önem taşıyor.
Nitekim o gün iktidar mensupları TBMM’de olmayabilir.
Olası böyle bir tablo da, 7 Haziran’daki seçim nedeniyle zaten birbirlerine karşı hayli mesafeli olan partileri iyice kutuplaştırabilir.
Keza;
Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, hükümet olarak Meclis’in olağanüstü toplanmasını faydalı görmediklerini belirterek, siyasi partiler arasında tartışmalar çıkabileceğini söylemişti.
***
Dikkat çeken şu.
Seçim sonrasında “nasıl bir koalisyon hükümeti modeli olur” diye tartışılırken, Türkiye son birkaç gündür, artan toplumsal tansiyon ve kargaşanın içine girdi.
Hem içeriden, hem dışarıdan.
Başta da söylediğimiz gibi tüm bunların zamanlaması bir tesadüf olamaz.
Türkiye, küresel güçler tarafından, maşaları aracılığıyla yeni bir şeye zorlanıyor.
Nitekim, Güneydoğu dışındaki bu istenenlerden biri de, Türkiye’nin Suriye’ye sokulması görünüyor.
Nitekim;
Yakın bir zamanda sınırötesi bir harekat olursa şaşırmak gerekiyor galiba artık.