Bursa Hakimiyet

Kabinedeki bu mini revizyonunun neden ve niçinleri bakın neydi?

Düz mantıkla bakıldığında;
Dün akşam kabinede yapılan iki bakanlı mini revizyon pek çok kişiye sürpriz gibi görünebilir.
Oysa hiç de öyle değil.
Çünkü;
Efkan Ala’nın yerine İçişleri Bakanlığı’na Süleyman Soylu’nun getirilmesinin...
Soylu’dan boşalan Çalışma Bakanlığı’na da Mehmet Müezzinoğlu’nun getirilmesinin nedenleri var.
    
***

Bu;
Sürpriz gibi görünen ama sürpriz olmayan değişikliğin nedenlerine bakmak için önce Efkan Ala’nın durumunu değerlendirmek gerekiyor.
Hatırlanacaktır;
2015 Mart’ında;
PKK’nın silah bırakmasına yönelik Dolmabahçe’de gerçekleştirilen “mutabakat”ta Efkan Ala da vardı.
Dönemin;
HDP yöneticileriyle gerçekleştirilen bu görüşmeye, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan büyük tepki göstermiş ve
“Ne Dolmabahçe mutabakatı. Nereden çıkmış böyle bir şey. Böyle bir mutabakat falan söz konusu değil. Bu iktidarın, terör örgütüyle bir mutabakatı söz konusu değildir, olmamıştır” demişti.
O görüşmede;
AK Partili 3 Bakan vardı.
Zaman içinde Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan kabineden alındı.
Sonrasında Kültür Bakanı Mahir Ünal’a yeniden bakanlık verilmedi.
Geriye kalan tek isim Efkan Ala’ydı.
Yine...
Kısa bir süre önce Bakan Ala, 81 ilin Emniyet Müdürü’nün, 74’ünün FETÖ’cü olduğunu söylemiş ve kamuoyundan da “Peki bunları kimler atadı” soruları yükselmişti.
Bir de;
15 Temmuz gecesine dair bir not daha var Efkan Ala ile ilgili.
Ala;
NTV’deki canlı yayında 15 Temmuz gecesini anlatırken, darbe girişimi olduğunu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın kendisini telefonla aramasından haberdar olduğunu anlatmıştı.
Yani;
Emniyet istihbaratının da bir nevi zafiyet içinde olduğu görülmüştü canlı yayında Bakan Ala’nın ağzından.
Bu nedenle;
Dün gece Ankara ile yaptığımız görüşmelerde, Bakan Efkan Ala’nın aslında istifa etmediği, eskilerin deyimiyle “azledildiği” vurgulandı.
    
***

Peki;
Çalışma Bakanı Süleyman Soylu’nun, İçişleri Bakanlığı gibi daha önemli bir bakanlığa getirilmesinin nedeni neydi?
Üstelik;
Emniyet ve güvenik açısından geçmişte bir tecrübesi olmamasına karşın.
Elbette ki;
Bu görev değişiminin de nedenleri var.
Yine hatırlanacaktır;
Bakan Soylu, 15 Temmuz gecesinin görünmeyen kahramanlarından biriydi.
Birincisi;
TRT stüdyoları, hainler tarafından işgal edildiğinde, TRT’ye ilk yürüyen insanlardan biri Süleyman Soylu’ydu.
Nitekim;
TRT’nin, gerçek sahipleri tarafından ele geçirilmesiyle birlikte, Soylu da halka o anda sıcağı sıcağına mesajlar vermişti.
İkincisi;
Soylu, darbe girişimi başladığında milletvekillerini tek tek arayarak TBMM’ye çağıran bir bakandı.
Bu da unutulmamıştı.
Üçüncüsü de;
O gece henüz kimseler bir şeyler söylemezken, Bakan Süleyman Soylu canlı yayınlara katılıp, bu darbe girişiminin arkasında ABD’nin olduğunu yüreklice ve açıkça söyleyebilen tek isimdi.
Kısacası;
Soylu’nun o gece önemli kahramanlıkları vardı.
Bu nedenle;
Nasıl biteceği belli olmayan o kritik gecede, gövdesini saatler önce taşın altına koyan Soylu, gördüğümüz kadarıyla İçişleri Bakanlığı’na getirilerek ödüllendirildi.

***

Bir de;
Dün akşam gerçekleşen bu mini kabine revizyonunda yeniden Bakan yapılan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Müezzinoğlu’ndan bahsedelim.
Acaba;
Soylu’dan boşalan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na neden dışarıdan bir başka isim getirilmedi de, eski Sağlık Bakanı Müezzinoğlu getirildi.
Görebildiğimiz kadarıyla;
Bu atamanın da 3 nedeni var.
İlki;
Uzun yıllar Sağlık Bakanlığı yapan Müezzinoğlu, Çalışma Bakanlığı’na getirilebilecek en iyi isimdi.
Çünkü, Sağlık Bakanlığı ile Çalışma Bakanlığı paydaş bakanlıklar.
Yani;
Birbirleriyle ilintili bakanlıklar.
Bu nedenle Sağlık Bakanlığı ile en iyi koordineli olabilecek isim Müezzinoğlu’dan başkası değildi.
İkincisi;
Bursa gibi büyük bir kentin mutlaka bir bakanı olması gerekiyordu.
Ala’nın bakanlık görevinin sona ermesiyle, Bursa’nın bakansız kalmaması gerekiyordu.
Üçüncüsü de;
Gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, gerekse Başbakan Yıldırım’ın rahatlıkla güvenebileceği ve kabine tecrübesi olan bir isimdi Müezzinoğlu.

***

İşte...
Bu nedenle dün geceyi anlayabilmek için geçmişe biraz göz atmak gerekiyordu.
O nedenle bunları hatırlatmak istedik sizlere.
Eminiz ki bugün, bu değişikliğin nedenleri tartışılıyor  veya merak ediliyor olacaktır.
Ama geçmişte bu yaşananlar puzzle’ın bir parçası gibi birleştirildiğinde ortaya işte o meşhur “büyük resim” çıkıyor.
Şunu da söyleyelim.
Elbette ki;
Bursa’da güç dengesinin değişmesinin Bursa siyasetine ve idaresine de yansıması olacaktır.
Tabi bunu da zaman gösterecektir.