Bursa Hakimiyet

Koalisyon imkanı kalmadı tek çare derhal bir seçim

Davutoğlu-Bahçeli görüşmesinden hemen önceydi.
Ankara ile görüşüyorduk telefonla.
AK Parti içinden hayli yetkili isim, “22 Kasım’ı unut, seçim muhtemelen 25 Ekim’de yapılacak” dedi.
Detaylarını da anlattı.
Parti teşkilatlarının hazırlığından, YSK’nın hazırlığına varıncaya değin.
Davutoğlu-Bahçeli görüşmesini sorunca da, ısrarla “25 Ekim hayırlı olsun” ifadesini kullandı.
***
Böylece;
Davutoğlu-Bahçeli görüşmesi öncesinde yaptığımız ve çok da net ifadeler kullanılarak aldığımız yanıtlar, aslında bizi çok şaşırtmadı.
Çünkü;
MHP, dünkü görüşmeye 4 kesin şartla girdi.
4 eski bakan da dahil olmak üzere 17-25 Aralık soruşturmasının yürütümesi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın anayasal sınırlarda kalması.
Çözüm sürecinin “buzdolabından çıkarılarak” tamamen sona erdirilmesi.
Ve;
Anayasa’nın ilk 4 maddesinin değiştirilmemesi.
Bu şartları;
Önceden bildiği için Ahmet Davutoğlu’nun zaten dün     Devlet Bahçeli’ye “peki tamam” demesi beklenmiyordu.
Ki;
Görüşme sonrasında yapılan açıklamada da, zaten bu 4 maddenin hiç gündeme gelmediği görüldü.
Ve koalisyon olasılıklarının sonuncusu da bitti.
***
Şimdi işler çok daha karışık bir hal aldı.
Nitekim;
AK Parti’nin şimdi TBMM’yi olağanüstü toplayıp erken seçim kararı çıkarması gerekiyor.
Ancak;
Stratejik olarak CHP ve HDP erken seçime destek vermemekte kararlı.
Dün görüldü ki;
Bu oylamada kilit parti olacak olan MHP de Genel Kurul’a girecek ve destek vermeyecek.
Bunu gören Davutoğlu, TBBM’yi olağanüstü toplamaktan vazgeçip, görevi Cumhurbaşkanı’na iade etme kararı aldı.
Bu durumda;
Önümüzdeki hafta yetki, artık Cumhurbaşkanı Erdoğan’a geçecek.
Ve;
Son çare olan bu durum gereği de Erdoğan, 4 partiden milletvekili sayısına göre bir seçim hükümeti oluşturup, ülkeyi seçime götürecek.
Beklenti;
Erdoğan’ın oluşturacağı bu seçim hükümetine, muhalefetin bakan vermeyeceği yönünde.
En azından CHP ve MHP vermeyecek görünüyor.
Dolayısıyla işler gerçekten de arapsaçına döndü.
***
Türkiye böylesi bir durumu ilk kez yaşıyor.
Şu bir gerçek ki;
7 Haziran seçimi Türkiye’ye yaramadı.
Yaramadığı, dolar’ın aşırı yükselmesinden belli.
Bunun için Türkiye’nin en kısa zamanda seçime gitmesi gerekiyor.
Çünkü;
Her geçen süre, iç barışa ve ekonomiye darbe üzerine darbe vuracak.
Bu nedenle YSK’nın da onay vermesi halinde, seçim süresini 90 günden aşağıya indirmek ve dün kulağımıza fısıldandığı gibi iki ay sonra, 25 Ekim’de süratle sandığa gitmek, şu anda en rantabl çare görünüyor.