Bursa Hakimiyet

Kobani görünümlü provanın yansıması

Türkiye;
Durduk yerde yine bir ateş çemberi içine girdi.
Daha doğrusu sokuldu.
Bu da yeni Türkiye’nin acı bir meyvesi olsa gerek.
Nitekim;
Eski Türkiye’de “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılamanın” cezai bir müeyyidesi vardı TCK’da.
Şimdi ise durum farklı.
Kısa zaman önce;
Gezi olaylarına karşı olanlar ve tepki gösterenler ısrarla şunu söylüyorlardı:
“Mesele 3-5 ağaç değil, hala anlamadın mı?..”
Şimdi ise;
Devlete ve hükümete karşı yapılan Kobani görünümlü ayaklanmada da, haklı olarak diğer gruplar şunu söylüyor:
“Mesele Kobani değil, hala anlamadın mı?..”

Kobani’de;
IŞİD’in saldırıları karşısında, Türkiye’nin kayıtsız kaldığını öne sürerek pek çok şehri birbirine katan PKK ve sempatizanlarının açıkça kumanda edildiği de görüldü şu birkaç günde.
Nitekim;
Ertuğrul Özkök’ün deyimiyle “İşine gelince kahrolsun TC, işine gelmeyince ordu göreve” diyen Kürt vatandaşlar profili çıktı ortaya.
Ama ne garip ki;
Ortalığı yakıp yıkan, açıkça suç işleyen bu Kürt kökenli vatandaşlarımız, her seçimde kayıtsız olarak oy verdiği BDP/HDP’nin, Türkiye’nin sınır ötesi harekat tezkeresine neden “ret” oyu verdiğini hala sorgulamıyor.

Birkaç gün önce;
Partileri HDP’nin Genel Merkezi’nde olağünüstü toplanarak Kürt halkına sokağa çıkma çağrısı yapan Selahattin Demirtaş, kentlerin savaş alanına dönmesi üzerine dün zorunlu olarak açıklama yaptı.
Ancak;
Ne ilginç ki, yaşananların azmettirici-
liğini üzerine almadı.
“Biz” dedi “Şiddet değil, dayanışma çağrısı yaptık, halkları birbirine karşı etnik çatışmaya sürükleyecek her şeyden uzaklaşılmalı...”
Demek ki;
Mesaj tam verilmemiş.
Ya da;
Ortalığı yakıp yıkan ve Türkiye Cumhuriyeti’ne kasteden terör örgütü sempatizanları bu “sokağa dökülme” çağrısını yanlış(!) anlamışlar.

Kürtleri;
Ve örgüt sempatizanlarını sokağa döken HDP eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, öyle görünüyor ki, Cumhurbaşkanlığı seçiminde solun bazı 
kesimlerinden kazandığı sempatisini de kaybetti.
Çankaya’ya;
Aday olduğunda barıştan, kardeşlikten bahseden, bölücülüğe ayrımcılığa hayır diyen ve dahası bir kesimin değil, tüm Türkiye’nin Cumhurbaşkanı olacağını iddia eden Demirtaş, yine eski Demirtaş oldu.
Demirtaş’a;
Ve dolayısıyla HDP’ye oy veren başta CHP’liler olmak üzere şimdi pişman mıdır bilinmez ama, sanki “Demirtaş büyüsü” bozuldu gibi.

Her gün;
Sizlerden farklı mailler geliyor.
Yaşanan;
Bu son olaylarla ilgili şu soruluyor:
“Hukukun üstünlüğü mü, üstünlerin hukuku mu uygulanıyor” diye.
Pek haksız da sayılmazlar bunu soranlar.
Çünkü;
Kentlerin göbeğinde açıkça suç işleyenler, çözüm süreci kapsamında -bir okurumuzun ifadesiyle- hukuk karşısında “görünmez adam” olu-yorlar.