Bursa Hakimiyet

Kurumlar arası koordinasyonsuzluk Bursa trafiğini sonunda durdurdu!

Bursa'da;
Şehir içi trafiğinde öyle bir şey olmaya başladı ki, neredeyse kentin tüm arterlerinde trafik durdu duracak hale geldi.
Haliyle;
Şehir içinde ulaşım çekilmez hale geldi.
Mesela;
Dün sabah, Korupark Kavşağı'ndan Santral Garaj'a gitmemiz tam 65 dakika sürdü.
Oysa 10-15 dakikalık bir süre bu güzergah.
İşin ilginç yanı, kentin pek çok bölgesi tıkanmaya başladı.
Uzun kuyruklar, çile dolu dakikalar/saatler yaşanmaya başladı Bursa trafiğinde.
Bursalılar, bir zamanlar çekilmez olan İstanbul trafiğinin daha beterini yaşamaya başladılar.
Peki bu çilenin nedeni ne?
Kesinlikle hatalı planlama!
Ve;
Kurumlar arası koordinasyonsuzluk.
Mesela;
Kentin tek akan arteri olan büyük çevre yolu da İzmir'den Bursa yönüne asfalt yenileme çalışmaları nedeniyle Karayolları tarafından kapatıldı.
Ve sonunda orası da çöktü!
Oysa hiç de acil bir durum değildi bu arterde çalışma, çünkü tek akan yer burasıydı ve Nilüfer'e gidenler bu alternatifi kullanıyordu.
Yine;
Terör tehlikesi nedeniyle Acemler Emniyeti'nin önündeki kavşağın kapatılması da akışın kilitlenmesine yol açan bir başka neden.
Ankara Yolu'nda Bursaray'a, sarı ve yeşil otobüslere rağmen minibüslerin hâlâ çalıştırılması ayrı bir gerekçe.
Kentin içine hâlâ ve hâlâ kamyon ve TIR'ların, yasak saatlerde seyretmesinin görmezden gelinmesi bir başka neden.
Başka şehirlerde olduğu üzere kamuda çalışanların mesai saatlerinin yarım saat öne veya geriye ısrarla çekilmiyor olması bir başka neden.
Keza;
Mesai saati başlangıcında belediyelerin taşeronlarının birer şeridi kapatıp çiçek bakımı ve trafik lambası temizliği yapmaları da plansızlığın, hesapsızlığın başka göstergeleri.
Santral Garaj'dan itibaren trafiğin kilitlenmesine yol açan bir başka neden de minibüs durakları.
Nedense bir türlü kaldırılamıyor kentin merkezinden bu duraklar. Şeritler dolusu minibüse kimse de ses çıkarmıyor, çıkaramıyor.
Altıparmak Caddesi ise aylardır plastik dubalarla akışı sağlıyor ki, hâlâ gidiş ve geliş kaçar şerit belli değil.
Bir de akıllarda soru işareti yaratan Yalova Yolu'ndaki tramvay inşaatı.
Beklenti;
Terminal'e gidecek olan ve T2 olarak adlandırılan tramvayın, cadde üzerine raylar döşenerek gideceği şeklindeydi.
Tıpkı;
Şehir içindeki tramvay gibi.
Ama Yalova Yolu'nda durum hiç de öyle değil.
Yol kazıldı, derinleştirildi, genişletildi ve dahası iki yanına da geniş beton duvarlar örülmeye başlandı.
Kimse anlayamıyor ortaya ne çıkacağını.
Sanki tramvay değil, metro inşaatı yapılıyor gibi görünüyor ve Yalova Yolu bir hançer gibi geniş duvarlarla ortadan ikiye ayrılıyor.
Ve;
Yine kavşaklarda trafik polisleri yok.
Bazı yerlerde trafik lambaları gereksiz yanıyor ve yükü ağırlaştırıyor.
Tüm bunlar ve benzerleri üst üste gelince de artık Bursa'nın her anında trafik kilitli hale geliyor.
Korkumuz, çok yakın bir zamanda trafiğin artık hiç işlemez hale geleceği.
Valilik’in bu konuya bir an önce el atmaması ve bir kriz masası oluşturup çözümler üretmemesi halinde, Bursa'nın çok yakında Türkiye'nin gündemine oturması işten bile değil.

Bakan Çelik'in düğünü Ankara'ya kaydırıldı

İlk planlamaya göre;
Bursalı başarılı siyasetçi Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik'in avukat oğlu Enes Çelik ile Şanlıurfa İl Özel İdaresi eski Genel Sekreteri Uğur Büyükhatipoğlu'nun hukuk öğrencisi kızı Ezgi Büyükhatipoğlu'nun nikah töreni 4 Kasım Cuma günü yapılacaktı.
Yine;
Bu ilk planlamaya göre, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın katılması öngörülen nikah için de, Nilüfer'deki Tofaş Spor Salonu bloke edilmişti o tarih için.
Fakat;
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım, çok sayıda Bakan ve milletvekilinin aynı anda Bursa'da olabilmesi durumu, güvenlik yönünden sakıncalı bulundu.
Bunun üzerine de nikah, Ankara'ya alındı.
3 Kasım'a çekilen bu buluşma, Hacettepe Üniversitesi'nin Beytepe'deki kongre merkezinde yine yüksek bir katılımla gerçekleştirilecek.

Bu gelişme, yeni dönemin habercisi

Salı gecesi;
Ankara uçağından Diyarbakır'a iner inmez, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gülten Kışanak'ın gözaltına alınması yeni bir dönemin adeta habercisi.
Çünkü;
Kışanak'ın “PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma”, eşbaşkanı Fırat Anlı'nın da “Devletin egemenliği altındaki topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik” eylemleri nedeniyle yürütülmekte olan soruşturmalar çerçevesinde gözaltına alınmaları fazlasıyla önemli.
Hele ki, Diyarbakır'da!
Görünen;
Diğer HDP'li ilçe belediyeleri gibi Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne de kayyım atanacağı yönünde.
Tahminimizce;
Bu durum, başka gelişmelerin de öncüsü olacak.
Hatırlanacaktır;
Bir süre önce KCK davasında yargılanan ve aralarında Osman Baydemir'in de bulunduğu 8 HDP milletvekili için zorla getirilme kararı çıkartılmış ancak bu karar henüz uygulamaya geçirilmemişti.

Beklenen kararname sabaha karşı geldi

İçişleri Bakanlığı'na;
Süleyman Soylu'nun gelmesiyle beklenen Emniyet Müdürleri kararnamesi dün yayımlandı.
Buna göre;
Rekor denecek şekilde 34 ilin Emniyet Müdürü merkeze alınırken, 24 İl Emniyet Müdürü ile 2 Daire Başkanı'nın da yeri değiştirildi.
Bursa Emniyet Müdürü Selami Yıldız ise yerini koruyan müdürler arasında yer aldı.
Kararnamede Bursalıların tanıdığı isimler de var.
Örneğin;
Bursa'da uzun yıllar görev yapan Tacettin Aslan, Diyarbakır Emniyet Müdürü olarak atandı.
Yine, eskiden Bursa'da görev yapan Cüneyt Ünal da Emniyet Genel Müdürlüğü Koordinasyon Daire Başkanı olarak atandı.
Keza;
Bursalıların yakından tanıdığı bir başka isim olan İzmir Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya da, Bursa eski Valisi Münir Karaloğlu ile birlikte çalışmak üzere Antalya Emniyet Müdürü olarak atandı.