Bursa Hakimiyet

Logo ile hangi açığımız çıktı?

Bursa’nın;                
Dün itibarıyla bir logosu, bir de mottosu oldu.
Logo;
Temel bir bakışla, lale ve yanında da Bursa kelimesinden oluşuyor.
Derinliği ise fazla.
Selçuklu’nun çizgilerini taşıyan logo, birliği ve zarafeti simgeleyen lale ile güçlendirilmiş, medeniyetin tüm cihana Bursa’dan çıkışını temsil etmiş.
Kullanılan renkler de anlam yüklü.
Şimdi kullanılmayan mercan kırmızı ile geçmiş, lacivert ile Bursa’nın sosyal çeşitliliği, mavi ile kentin suyu düşünülmüş.
Bursa;
Kültür ve Turizm Tanıtma Birliği tarafından hazırlanan kentin ilk logosunda bir de motto, yani slogan var.
Slogan;
Ulu Şehir.
Bu demek oluyor ki;
Bursa bundan sonra yurtiçinde ve dışında tanıtılırken, barındırdığı unsurlar ve taşıdığı mirasıyla tanıtılacak.
Başta;
Vali Münir Karaloğlu ve Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe olmak üzere dün çok sayıda davetlinin katılımıyla kamuoyuna tanıtılan logo ve slogan, Bursa’nın bir kimlik kartı statüsünde.
Ne var ki;
Bu girişim;
Dünyanın önemli şehirlerinin markalarla yarıştığı günümüzde çok geç kalınmış adım.
Ne yazık ki;
Bursa, bu büyük ve acımasız yarışa geç başlıyor.
Bugüne değin;
Kişilerle ya da kurumlarla tanıtılan Bursa, artık kendi adıyla, kendi sloganıyla yer alacak ki büyük arenada, işi kolay değil.

Özellikle;
Bu kenti yönetenlere yıllardır sorulur.
Acaba;
Bursa’ya ilk kez gelen yerli ve yabancı bir turist, Bursa’dan ayrılırken, hediyelik eşya olarak ne alır?
Ya da alabilir?
Malum;
-Yine hep söylenir- standart bir magnetimiz (buzdolabı süsü) bile yok.
Oysa;
Avrupa’da, Amerika’da, Uzakdoğu ülkelerinde, hatta Afrika ülkelerinde bile kentlerin sokak çarşılarındaki en basit dükkanlarda bile, standart kent logolu tişörtler, magnetler, basit çantalar satılır.
Bursa’da ise;
Bırakın bu en basit ürünlerin satışını, ürünlerin üzerine konacak bir logomuz bile yoktu.
Bu da,
Bursa’nın, rakipleri ile mesafesinin de bir göstergesiydi.

Ne yazık ki;
Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ile Bursa çok şey kaybetti.
Yıllardır yerinde saydı.
Üzerine çok sayıda şehir çıktı.
Zaten;
Kültür ve Turizm Tanıtma Birliği de bu nedenle kuruldu.
Bursa’nın, sıradan “657 mantığı” ile yönetilen bu kurum üzerinde çok ahı vardır.
Keşke;
Güvenlik dışındaki tüm kurumlar, devletin yönetiminden bir an önce çıksa da, hızın ve verimin kurumları nasıl olumlu etkilediği görülse.
Ve tabii;
Bir de, devlet memurları ve yöneticileri, özel sektördeki karşıtlarıyla, aralarında nasıl bir donanım uçurumu olduğunu, nasıl verimsiz çalıştıklarını görebilseler.