Bursa Hakimiyet

MHP’de bir dönemi kapatan kongreye ilk istifa geldi

 Bursa'da;
13 Mayıs'ta yapılan MHP il kongresinde başkanlık yarışına her ne kadar 3 aday girse de, asıl yarışın mevcut il başkanı Tevfik Topçu ile Hasan Toktaş arasında geçeceği biliniyordu.
Daha da ötesi;
Bu kongre bir güçler kongresiydi.
Zira;
Topçu'nun arkasında, milletvekillerinden İsmet Büyükataman, Toktaş'ın arkasında da Necati Özensoy duruyordu.
Bu nedenle bu seçimin biraz da ilk kez görüldüğü üzere MHP'nin 2 Bursa milletvekili arasında geçeceği görüntüsü de hakimdi.
Kongre öncesi kanaatimizi buradan aktarmıştık.
Ya, Tevfik Topçu'nun çok az bir farkla seçimi kazanacağını...
Ya da, Toktaş'ın seçimi epey farklı alacağını söylemiştik.
Seçimi Toktaş farklı aldı.
Ve, geçmişte taşra ilçe başkanlığı yapıp, şimdi de il başkanlığına oturarak bir ilki gerçekleştirdi.
Toktaş'la birlikte yeni bir dönem de başladı MHP'nin Bursa teşkilatlarında.
Bazı MHP'liler;
Hala, Tevfik Topçu ve ekibinin nasıl mağlup olduğunu düşünürken, il yönetimi de elini çabuk tutup yeni strateji hazırlıklarına başladı.
Bu yönde il yönetiminin "icra kurulu" da belirlenip, yola çıkıldı.
Ne var ki;
İl yöneticilerinin herhangi bir hazırlığı olmamasına karşın, bazı ilçelerin görevden alınacağı söylentileri yayıldı bu kez de parti kulislerine.
Hatta;
Kongrede Toktaş'ı desteklemeyen bazı ilçe yöneticilerinin, istifa etmek ile görevden alınmayı beklemek arasında kaldıkları görüldü.
Toktaş ve ekibi ise, herhangi bir yaptırımları olmayacağı için bu düşünceleri kale almadı.
Ne var ki;
Dün öğlenden sonrada parti kulislerine Nilüfer İlçe Başkanı Hakan Yürük'ün istifa ettiği haberi düştü.
Kongrede başkan seçilen Toktaş'ı desteklemeyen grup içinde olan ve bu yönde kongre öncesinde de kendisinin durumuyla ilgili bağlayıcı sözler sarf ettiği söylenen Yürük, böylece kongrenin bir başka kaybedeni oldu.
Kulağımıza gelenler, Nilüfer yönetiminin şimdi kendi içinden yeni bir başkan seçmesi yönünde.
Biraz da tepkisel olan bu istifa haberi il yönetiminde ise doğal karşılandı.
Başkan Toktaş'ın, "prensip olarak kongreyle gelenin kongreyle gitmesi gerektiğini benimsiyoruz, ancak kendi kararıyla ayrılmak isteyenlere de engel olmayız" dediği belirtiliyor.
Şimdi MHP'de, yeni kadrolara yol açmak için benzer istifaların da olabileceği konuşuluyor.


Önüne rapor yerine pasta konuldu!


Önceki akşam;
MHP Yıldırım ilçe yönetiminin haftalık olağan toplantısı ilginç bir sürprize de ev sahipliği yaptı.
İlçe Başkanı Süleyman Tefekkür, haftalık gelişmelerin değerlendirildiği raporu istediği sırada, rapor yerine kadın kolları yönetiminin getirdiği doğum günü pastasını önünde bulunca doğal olarak fazlasıyla şaşırdı.
Yeni yaşını partilileriyle birlikte parti binasında kutlayan Tefekkür, herhalde o gün, yaşamının en ilginç doğum gününü kutlamanın şaşkınlığını da yaşadı.


Bursa'da yaşayan Ağrılılar'da kaos

Görünen o ki;
Bursa'da yaşayan Ağrılılar, dernekleri aracılığıyla ciddi bir görüş ayrılığı içine girdiler.
Bir süre önce yaşanan ve itirazlara yol açan kongrede dernek başkanlığına Enser Seyhan yeniden seçilmişti.
Dernek yönetimi, şimdi de Ağrı'nın kurtuluş yıldönümünü -biraz garip olsa da- bu akşam Bursa'da kutlamak için hazırlık yapıyor.
Ne var ki;
Muhalifler bu duruma tepkililer. Ağrılılar dışındaki illerin derneklerinin de bu geceye davet edilerek "salon doldurulmaya çalışıldığını" düşünen Mirza Ballı başkanlığındaki muhalifler, derneğin kötü yönetildiğini ve amacından saptığını belirtip olağanüstü kongre istiyorlar.
Nitekim, Bursa'daki Ağrılılar arasındaki bu kaos, dün de Ballı'nın istifasıyla devam etti.


CHP’nin iddiaları yersiz bulundu!

Gerçi;
Raportörün hazırladığı rapordan, CHP'nin Anayasa Mahkemesi'ne taşıdığı 4+4+4'ün iptal başvurusuna ret kararı geleceği bekleniyordu.
Nitekim, dün de yüksek mahkeme, CHP'nin talebini reddetti.
Böylece, hükümetin ısrarla TBMM'den geçirdiği yeni eğitim sistemi olan 4+4+4'ün uygulanması için hiçbir engel kalmadı.
Dün öğlenden sonra sonra gelen bu karar üzerine CHP yönetimi, içerik yönünden yeniden mahkemeye başvuracakları açıklaması yaptı.
CHP;
Yüksek mahkemeye verdiği hayli uzun itiraz gerekçesinde "Yasa eğitimde fırsat eşitliğini yok edecek ve yoksul kız çocuklarını evlenmeye, erkek çocukları çıraklığa zorlayarak onların geleceğini çalacak, din istismarını özendirecek, ülkenin geleceğini ortaçağ anlayışına güdümleyecek, eğitimi bir talan alanına çevirecek, Türk halkını ayrıştıracak, kutuplaşmayı derinleştirerek barış duygusunu köreltecek bir yasadır" ifadelerine yer vermişti.


TARİHTE BUGÜN
Türkiye, Osmanlı Devleti'nin borçlarının son taksidini ödedi.
(25 Mayıs 1954)