Bursa Hakimiyet

O bir profesör ama ısrarla kapı çalıp öneri getiriyor

Prof. Dr. Çetin Volkan Akyol;
Uzun dönemdir Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde Parazitoloji Anabilim Dalı Başkanlığı'nda görev yapan bir akademisyen.
Ancak, gerek kent, gerekse ülke meselelerine karşı son derece duyarlı bir akademisyen.
Deyim yerindeyse;
Bir fanus içinde yaşamıyor ve elinden geldiğince üretiyor, yazıyor, çözüm önerilerini de kamuoyu ile bir şekilde paylaşıyor.
Fakat Akyol'un önünde bir engel var ki o da, bağlı bulunduğu bir partisinin bulunmayışı.
Düşüncelerini bir siyasi kimlik üzerinden paylaşamaması.
Bu nedenle;
Akyol ilk adımı 2007 genel seçimleri arifesinde atmış ve bir şekilde MHP lideri Devlet Bahçeli'den randevu kopartmayı başararak görüşmüştü.
Ancak;
Bahçeli'yi de şaşırtan o görüşmede, Prof. Akyol, direkt olarak milletvekili adayı olmak istediği belirtince, daha önce teşkilatlarla ilişkisi olmayan Akyol'a çok sıcak bakılmamıştı.
O dönemde;
İlk kez böyle bir siyasi girişimde bulunan Akyol'a o dönemden ne MHP'den, ne de Devlet Bahçeli'den kapı açılmadı.
O da;
2009 yılında Türkiye Partisi'ni kuran Abdüllatif Şener'e başvurdu ve sonrasında da partinin kurucuları arasında yer aldı.
Ne var ki TP kurulduğu andan itibaren başarılı olamadı, hatta 12 Haziran 2011 seçimlerine partisini sokmayan Şener, kendisinin bağımsız milletvekili adayı olarak girdiği Sivas'ta da seçilemedi. Partisi fiilen kapınca aktif siyaset yapma isteğini bırakmayan Prof. Akyol şimdi ise yıllar sonra yeniden MHP ile dirsek temasına geçti.
Hatta;
Bu yönde önceki akşam aldığı randevu doğrultusunda MHP'nin yeni il başkanı Hasan Toktaş'a da bu talebini iletti. Ne var ki, Akyol'un talebi MHP'nin en üst organlarından Merkez Yönetim Kurulu üyeliği.
MHP'nin Bursa yönetimi bu talebe ne kadar sıcak bakar bilinmez ancak, şu da bir gerçek ki, Prof. Dr. Akyol, yılların siyasi geleneklerini ve uygulamalarının aksine kapı çalıp en üst görevde olma arzusunu bildiriyor ki, bu da galiba geleneksel siyasetin işleyişi karşısında biraz dikkat çekiyor.


Paşa, Bursa'da paylaşılamıyor

Türkiye'nin;
En önemli ses sanatçılarından merhum Zeki Müren'in akrabalarından İlknur Güner dün Bursa Hakimiyet'te konuğumuzdu.
"Değerli Bursalı hemşehrilerimizin bilmesini arzu ettiğimiz bir konu var" dedi önce.
Sonra da;
Yaklaşık 2 yıl önce kurulan Zeki Müren Kültür ve Yaşatma Derneği'nin kuruluş amacından saptığını ileri sürerek "Zeki Müren adına yapıldığı söylenen işlerin zerafet ve kaliteye uygun olmadığını düşünüyoruz" diyerek "aile" olarak yeni kurulan bir dernek olan ve kurucu başkanlığını Kutlu Payaslı'nın yaptığı Zeki Müren Kültür ve Sanat Derneği'ne destek verdiklerinin bilinmesini istedi ki, biz de duyurmuş olalım.


İdealist demokratlar yeni bir şube açtı
Başkanlığını;
Demokrat Parti'nin Osmangazi eski ilçe başkanlarından Hilmi Bulan'ın yaptığı İdealist Demokratlar Derneği, bir şube de Osmangazi'de açtılar.
Haşim İşcan Caddesi'nde dün törenle açılan yeni şube başkanlığı binası, çok sayıda eski DYP ve DP'liyi bir araya getirirken, İdealist Demokratlar Derneği Osmangazi şube başkanlığı görevini de Süleymen Güzey'in yürütüceği açıklandı.


İki yakada birden İDO'ya protesto
İDO yönetiminin;
Bursalılar'ı adeta "yolunacak kaz" gibi gören uygulamalarına bir protesto da bugün Has Parti'nin yöneticilerinden gelecek.
Bugün;
Ali Mollasalih başkanlığındaki Has Partililer, Bursa ve İstanbul'dan eş zamanlı olarak iki yakada İDO'nun tarife zammı ve imtiyazlı geçiş uygulamasını protesto edecekler.

Bu nedenle;
Bugün bir grup Has Partili, Güzelyalı İDO iskelesi, bir grup da Yenikapı İDO iskelesi önünde aynı açıklamayı yapacaklar.


Mesleğimizin tacı sayılan mutluluk!
Geçmişteki gibi;
Çok popülerliliği bulunmasa da bizim mesleğimizde sarı basın kartı taşımanın büyük önemleri var.
En azından devletin tanıdığı bir gazeteci oluyorsunuz ki, bu da pek çok akreditasyonda kapıların açılması anlamına geliyor.
Profesyonel olarak 23 yıldır sürdürdüğümüz gazetecilik mesleğinde uzun süreden beri bu kartı onurla taşıyoruz.
Şimdi ise mutluluğumuz bir kart daha arttı.
Bu müjdeyi de Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Kadir Akarkaya bizzat arayarak verdi ki, kendisine de buradan teşekkür ediyoruz.
Böylece;
Eski adıyla "basın şeref kartı" olan ve ancak 20 yıldan sonra almaya hak kazanılan "sürekli basın kartı"na da sahip olmanın mutluluğunu yaşıyoruz ki, üzerimizde emeği olan herkese de ayrıca teşekkür ediyoruz.


TARİHTE BUGÜN
Türkiye, ilk kez katıldığı Dünya Futbol Kupası finallerinde Federal Almanya'ya yenilerek elendi.
(22 Haziran 1954)