Bursa Hakimiyet

Özlüce’deki bu rezaletin bir de gözlemci raporu var!

Böyle giderse; Bursaspor’un Özlüce Tesisleri’nde yaşanan rezaleti yakında tüm Türkiye duyacak!
Geçen hafta;
Bursaspor Kulübü’nün tarihinde bir ilk olacak şekilde ilk kez bir kulüp yöneticisi tarafından idmanı izlemeye alınmayan ekibimiz, dün yapılan idman için de içeri alınmadı.
Bunun üzerine de;
Bursaspor’u izleyen diğer kurumlarda çalışan meslektaşlarımız, Kulüp 2. Başkanı Rıdvan Şen’in bu garip tutumunu topluca protesto ettiler ve idmanı da izlemediler.
Doğrusu;
Kulübün sadece bazı yöneticilerinin hem ne yapmaya çalıştığını, hem de mantığını anlamak güç.
Bursaspor tarihine kara leke olarak geçen “basın yasağı” ilginç yerlere doğru gidiyor ki, haydi hayırlısı!
Daha önce söyledik.
Kulüp 2. Başkanı Rıdvan Şen eğer, Kulüp Başkanı Erkan Körüstan’a ve yönetim kuruluna rağmen bu yasağı kendisi koyup ikidir de uyguluyabiliyorsa, ortada büyük bir skandal ve rezalet var.
Demek ki, kulübü sadece Rıdvan Şen yönetiyor.
Yok eğer;
Rıdvan Şen, Sönmez Medya’ya uyguladığı yasağı ve beraberinde de spor medyasının büyük tepkisine yol açan basına uyguladığı bu rezaleti Başkan Körüstan biliyor da sesini çıkarmıyorsa durum daha vahim.
Ancak;
Anladığımız kadarıyla bu anlamsız ve manasız yasak, bizzat Körüstan’ın talimatıyla yapılıyor.
Nitekim;
Geçen hafta sonunda bu konuyu bizzat 2. Başkan Şen’le görüştük.
Dün de yaşanan olay sonrasında bir kez daha telefonla görüştük.
Bizdeki kanaat, Sönmez Medya’ya uygulanan tavır bizzat Erkan Körüstan’ın bilgisi ve daha kötüsü talimatıyla yapılıyor.
Bu durumda akıllara başka bir durum da geliyor.
Son kongrede;
Bursaspor Kulübü başkanlığına seçildiğinden beri Bursa Hakimiyet’in ve AS TV’nin tüm davetlerini geri çevirip aylardır Sönmez Medya’nın kapısının önünden bile geçmemek için itina gösteren Başkan Körüstan’ın demek ki başka hesapları var.
Ve bu hesapları da Sönmez Medya üzerinden yapıyor.
Ya da yaptığını sanıyor.
Hiç unutmuyoruz.
Erkan Körüstan;
18 Haziran 2013 günü, 2128 üyenin oy kullandığı seçimde 791 oy alıp Bursaspor’a başkan seçildiğinde şunu söylemişti:
“Bu görevi Allah’ın izniyle en iyi şekilde yürütmek istiyoruz. Allah, alkışlarla aldığımız görevi, alkışlarla bırakmayı nasip etsin..”
Düşünüyoruz da;
Bırakın alkışlanmayı.
Bu kentin en büyük kulübünün tarihinde, başkanının taraftarlarla bu denli ayrıştığı bir dönem olmadı.
Hele hele, kameralar önünde trübün liderini tekme tokat kovaladığı bir rezalet ise hiç yaşanmadı.
Bu kentin basını ile de sadece “mono” bir ilişki kurdu, “diğerleri” olarak adlandırdıklarına yüz çevirdi.
Bu kent, büyük olduğu kadar küçük bir kent.
Kentin siyasi, sportif, ekonomik ve sosyal hayatında yaşananlar bir şekilde bu kentin gayrı resmi  tarihine geçiyor.
Uyguladığı keyfi yasak nedeniyle;
Körüstan ve ekibine meslektaşlarımızın dün gelen haklı prostestosu da bu kentin belleğine kayıt ediliyor.
Elbette bugünün yarını da var.
Tıpkı her gecenin bir sabahı olduğu gibi.
İşin ilginç tarafı;
Tüm bu yaşananlara karşın, siyaset diliyle Başkan Körüstan’ın “ölü taklidi” yapıyor olması.
Sanki;
Bu rezalet, Özlüce’de yaşanmıyor.
Sanki, kendisi de bu kulübün başkanı değil.
Tabii;
Bu bir cesaret(!) işi
Mesela;
2. Başkanı Rıdvan Şen, Körüstan’dan aldığı talimat sonrasında yerel ve ulusal basından nasıl büyük bir tepkiyle karşılaşacağını bile bile bu işin altına girdi. Kendinde bu cesareti buldu!
Ancak;
Başkan Körüstan, sanki olanlardan haberi yokmuşçasına taklide devam ediyor.
Ya;
Yardımcısı gibi cesaretli(!) değil.
Çıkıp, talimatı ben verdim “Sönmez Medya’yı içeri ben sokturmuyorum” demeye çekiniyor.
Ya da;
Yarın öbür gün işi, yardımcısının üzerine atıp, galibiyet olmasa bile maçtan en azından beraberlikle(!) ayrılmayı planlıyor.
Ama bilmiyor ki bu maçın bir de gözlemcileri(!) var.
Raporuna(!) yarın öbür gün ne yazar ne yazmaz onu da hep birlikte görürüz.