Bursa Hakimiyet

Pelikan dosyası ile parlamenter sistemin de artık sonuna gelindi

Benzer sözleri;
“Depremin” yaşandığı çarşamba akşamı AS TV’den de aktardık.
Hatta;
Çeşitli soru işaretlerine yol açtığını anladığımız Davutoğlu ile ilgili durumu, dün Kosova Radyosu’ndan yayına bağlanmak için aradıklarında da söyledik.
Dediklerimiz şuydu.
Aslında;
Ahmet Davutoğlu’nun çekilmesini çok da sürpriz olarak görmemek gerekiyor.
Nitekim;
Kendisini bu noktaya getiren gelişmelerin bir silsilesi oldu.
Son olarak da;
Partisinin MKYK’sınca elinden, atama yetkilerinin alınmasıyla bir nevi “git” mesajı verildi Davutoğlu’na.
Üzerine bir de;
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Beştepe’den, üzeri kapalı olarak “oraya nasıl geldiğini unutma” tarzındaki mesajı da eklenince, yaşananlar kaçınılmaz oldu.

Uzunca bir süredir;
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu arasında yaşandığı ama partililer tarafından üzerinin örtülmeye çalışıldığı iddia edilen krizin sonucu, şu anda Türkiye’nin ana gündemi.
Çünkü;
Ekonomiyi, dolayısıyla herkesi ilgilendiriyor.
Dolar’ın 2.79’dan 3 lira sınırına dayanmasının bile ana nedeni.
Öyle ki;
CHP’yi, MHP’yi, HDP’yi bile ilgilendiriyor Davutoğlu’nun çekilmesi.

Söz konusu;
Fiili ve resmi durum, bir gerçeğin bir kez daha teyidi de oldu.
Gelinen sonuç;
Cumhurbaşkanı olsa da Tayyip Erdoğan faktörünün, kendi elleriyle kurduğu partide ne denli etken olduğunu da gösterdi.
Şunu da söylemek gerekiyor.
Başbakanlık ve Genel Başkanlık görevini bırakmak durumunda kalmasının verdiği netice dün Ahmet Davutoğlu’nun jest ve mimiklerine de yansıdı.
Nitekim bir ara;
Dünkü basın açıklamasında “Hayat” dedi duraksadı ve “İnsana çok şey öğretiyor” dedi.
Belli ki, böyle bir sonuçla karşılaşacağını hiç ummuyordu.

Şimdi kongre 22 Mayıs’ta.
Çeşitli platformlarda pek çok isim dillendiriliyor.
Kanımızca;
Bunların hiçbir önemi yok.
Daha doğrusu;
22 Mayıs’ta hangi ismin, AK Parti Genel Başkanı ve dolayısıyla Başbakan olacağının pek önemi yok.
Çünkü;
Davutoğlu ile birlikte, iktidar kanadından uzunca bir süredir eleştirilen parlamenter sistemin de sonuna gelinmeye başladı.
Bu gelişmeyle;
Ekim ağırlıklı olmak üzere bir baskın seçimden bahsediliyor ki, bugünün ortamı AK Parti lehine çok elverişli.
Öngörüler;
Böyle bir seçimde baraj altında kalacağı sanılan HDP’nin bu kez bağımsız milletvekilleri ile girebileceği, onların da sayısının 20-25 olabileceği…
MHP’nin de;
Bahçeli ile baraj altında kalacağı yönünde.
Yani;
CHP’nin aynı oranı koruması halinde bile olası bir baskın seçimden AK Parti’nin çok daha büyük güçle TBMM’ye gireceği ve ardından da Anayasa değişikliği ve sonrasında da Başkanlık sistemini rahatlıkla hayata geçirebileceği tahmin ediliyor.

Bu nedenle de;
Böyle bir planın düşünülüyor olması halinde, AK Parti’de yeni Genel Başkan’ın kim olacağının çok da öneminin olmadığı görülüyor.
Tabii, şunu da aktarmak gerekiyor.
Eğer olur da;
Sonbaharda bir baskın seçime gidilirse, milletvekillerinde değişiklik olması da yüksek ihtimal görülüyor.
Hatta bu olası değişikliklerden belki Bursa da önemli ölçüde nasibini 
alacak.