Bursa Hakimiyet

Seçmen, başka bir Türkiye istedi…

Dün gece;
Sonuçlar açıklandıktan sonra Başbakan Davutoğlu’nun merakla beklenen “balkon konuşması”nda dediği gibi, seçimin galibi AK Parti oldu.
Oldu ama tek başına iktidardan da oldu.
Oy oranı;
Yüzde 49.9’dan, yüzde 40.8’e gerileyen AK Parti’nin 13 yıldır süren tek başına iktidarı bu seçimle sona erdi.
Ve ortaya koalisyon çıktı.
AK Parti, bir başka partiyle hükümet kurabilir mi, ya da hükümetten olabilir mi bilinmez.
Önümüzdeki süreçte, Türkiye’yi türlü kombinasyon dolu çok uzun günler bekliyor.
Şu bir gerçek ki;
AK Parti bu seçimden istediğini alamadı.
Gerek;
Dün gece partinin Bursa kanadında gözyaşlarına kadar uzanan tablo, gerekse balkon konuşmasında Davutoğlu’nun arkasındaki kurmayların yüz ifadeleri, düşüşün ve hüznün görüntüleriydi.
Yeni dönem çok şeylere gebe.
Bu süreç;
AK Parti’yi daha da küçültebileceği gibi, küllerinden yeniden de doğurabilir.

Tek başına iktidardan olmasının 8 nedeni?

3 Kasım 2002’deki;
Girdiği ilk seçimden beri 3 genel seçimden tek başına iktidar olarak çıkan, dahası 3 yerel seçimden de başarıyla çıkan AK Parti, acaba ne oldu da bu seçimde tek başına iktidarı kaybetti?
Kuşku yok ki;
Pek çok neden ve beraberinde de analiz yapılabilir.
Ancak;
Basit bir anlatımla seçmen gözüyle bakıldığında ortaya somut bazı nedenler çıkıyor.
Bir…
Tayyip Erdoğan’ın hayli yükseklere çıkardığı lider çıtasını, Ahmet Davutoğlu’nun sürdürememesi.
İki…
Cemaat-AK Parti gerilimi ve çatışmasının, seçmen nezdindeki etkisi.
Üç…
Milletvekili adaylarının açıklanmasıyla yaşanan kırgınlık.
Dört…
Yolsuzluk dosyaları olan 4 eski bakanın, AK Parti tarafından aklanmasının yarattığı kamu vicdanı.
Beş…
Son dönemde art arda ortaya çıkarılan usülsüzlüklerin toplumda yarattığı tahribat.
Altı…
Toplumu rijit eden Cumhuriyet rejimini aşağılayan ‘80 yıllık reklam arası’ ve benzeri ifadeler.
Yedi…
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimlere çok müdahil olması…
Sekiz…
İktidar tarafından seçmene, sanki genel seçim değil de başkanlık sistemi varmış gibi dayatmaya gidilmesi…

AK Parti ilçelerde büyük düşüş yaşadı

AK Parti;
Bursa’da da önemli oranda oy kaybetti bu seçimle.
Bir önceki seçime göre kent genelinde kaybettiği oran, yüzde 9.0
İşin ilginci;
Bursa’nın tüm ilçelerinde önemli oranda eşdeğer bir düşüş oldu.
Osmangazi’de yüzde 9.7
Yıldırım’da yüzde 9.9
Nilüfer’de yüzde 7.8
İnegöl’de yüzde 8.5
Yenişehir’de yüzde 6.4
Orhangazi’de yüzde 6.8
MKP’de yüzde 7.7
Mudanya’da yüzde 5.9
Kestel’de yüzde 6.6
Keles’te yüzde 7.1
Karacabey’de yüzde 9.4
İznik’te yüzde 5.6
Gürsu’da yüzde 7.4
Gemlik’te yüzde 9.5
Orhaneli’de yüzde 8.2
Harmancık’ta yüzde 6.5
Büyükorhan’da yüzde 4.2 oranında oy kaybı yaşadı iktidar partisi.

Seçimin asıl kaybedeni CHP

Zaten;
2011’de yapılan son genel seçimde CHP’nin oy oranı yüzde 25.9’du CHP’nin.
Şimdi ise yüzde 25.0 aldı.
Yani;
Tek başına iktidarı hedefleyen CHP, bırakın oy toplamayı, oyunu azalttı.
Bursa’da ise;
Oyunu 2.9 artırıp, yüzde 27.9’a getirdi.
Sonuç?
Yine 5 milletvekili!
Dolayısıyla akıllara geliyor.
CHP;
Bursa’da önseçim yaptı da ne oldu?
Ya da;
Seçmene yüksek asgari ücret, 14 emekli maaşı vermeyi ya da kişisel borçları silmeyi vaat etti de ne oldu?
Bu sonuç;
CHP’nin kuruluş felsefesindeki gibi gerçek sosyal demokrat olmayı bırakıp, sağ ile flört etmeyi sürdürdüğü sürece, sol seçmenden oy alamayacağını bir kez daha gösterdi.

Seçimin bir başka kaybedeni de MHP

Oy oranını;
Bursa’da 3.3 artırıp, yüzde 17.7’ye gelse de…
Yurt genelinde de;
3.4 artırıp yüzde 16.4’e gelse de, seçimin diğer kaybedeni, tek başına iktidar hedefleyen bir başka parti olan MHP oldu.
Nitekim;
Son seçimde sadece 200 küsur oyla kaybettiği 3. milletvekilini almış oldu sadece Bursa’da.
Oysa;
6-7 milletvekili çıkarmayı bekliyordu MHP, Bursa’da.
Bu kötü sonucun sebepleri var elbette.
Sadece bir tanesi, tabanın sesini yansıtmayan adaylarla seçmen karşısına çıkılması.
Merkez bir parti olamaması, Bahçeli’nin düşük miting performansları, sönük bir muhalefet yapması, ve de iktidara hazır olmayan kadrolar, kötü sonucun alınmasından sadece bazıları.

Sandıktan istediğini elde eden tek parti?

Tek kelimeyle, HDP.
Büyük bir risk alarak seçime bağımsız adaylarla değil de parti olarak girdiler.
Ya var olacaklardı, ya da hiç.
Barajı geçtiler.
Üstelik;
Tartışmalı olarak öyle bıçak sırtı değil, yüzde 13.1’le geçtiler.
Ve TBMM’ye, 79 vekille girdiler.
Bursa’dan bile 1 vekil çıkardılar.
Bu oyları;
Hem AK Parti tabanından, hem de CHP tabanından aldılar.
Belki;
Cumhurbaşkanı Erdoğan ısrarla başkan olmak istemeseydi, HDP Eşbaşkanı Demirtaş da, “Seni başkan seçtirmeyeceğiz” demeseydi böyle bir sonuç çıkmayacaktı.
Yaşanan siyasi gerginlik HDP’yi mağdur etti ve başarı getirdi.
Adeta mazlumu oynadı HDP.
Selahattin Demirtaş da, çok iyi oynadı bu rolü.
Üstelik;
Oylar, Kürt olmayanlar da geldi ki HDP’ye, seçimin tek kazanan partisi oldu.

Milli İttifak’ta hayal kırıklığı!

Seçime;
En kötü ihtimalle yüzde 3’ü bulup, hazine yardımı almanın hedefiyle girdi SP-BBP ittifakı.
Ama hayal kırıklığı yaşadılar.
Nitekim;
2011’deki seçimde SP’nin oyu 1.25, BBP’nin oyu da 0.74 idi.
Yani toplamı 1.99 yapıyordu.
Şimdi ise;
Birlikte olmalarına rağmen hiçbir sinerji sağlayamadılar.
Ve oyları yüzde 2.0’da kaldı.
Sonuç, tam bir hüsran!

‘Diğerleri” artık tamamıyla bitti

Seçime;
AK Parti, CHP, MHP, HDP dışında 16 parti daha girdi.
Beklendiği gibi oldu.
16 parti de büyük hezimet yaşadı.
Mesela;
Adını Vatan Partisi olarak değiştirip bir çekim noktası olma hedefi olan eski İşçi Partisi yüzde 1 bile alamadı.
Yüzde 0.3’te kaldı.
Asgari ücretin 5 bin lira olacağını vaat eden Haydar Baş’ın partisi BTP yüzde 0.2 aldı.
Yine;
Bir dönemin iktidar partisi olan DSP ve DP de aynı şekilde yüzde 0.2’şer oy alabildiler ancak.