Bursa Hakimiyet

Sınav öncesi kopya dağıtıldı sonucu güya demokratik oldu!

CHP; Bursa'da, AK Parti ve MHP gibi -doğal olarak- 17 ilçede de seçime giriyor.
Ne var ki;
Rakiplerinden bir farkı var.
O da meclis üyeliklerinin belirlenmesine yönelik.
CHP;
Meclis üyesi adaylarını "önseçim"le belirliyor.
Yani parti üyeleri oy kullanarak adayların sırasını belirliyor.
Ne var ki;
Bu sistem çok demokratik gibi görünse de aslında pek demokratik değil
Çünkü;
CHP, bu seçimleri sadece Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer'de yaptı.
Geri kalan 14 ilçede, meclis üyesi adayları, birkaç kişinin ağzından çıkacak isimlerden oluşacak.
Yanı sıra;
Hafta sonunda Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer'in belediye meclis üyesi adaylarının sıralamasına yönelik "önseçim" de aslında pek demokratik olmadı.
Çünkü;
Seçimde oy kullanacak üyelere, "anahtar liste" olarak adlandırılan listeler dağıtıldı ki, kimlerin seçilmesi gerektiği işaret edildi!
Nitekim de;
Parti yönetiminin ya da ilgili belediye başkan adayının belirlediği isimler çıktı sandıktan.
İşin ilginci;
Bu "anahtar listeler" alenen dağıtıldı ki üyelere, işin ayıplığı da kalmadı, üyelerin özgür iradesi de.
Böyle olunca dengeler şaştı.
Örneğin;
Nilüfer'de yönetime ve belediye başkanına yakın isimler, ön sıralara girdi.
Osmangazi'de de farklı bir yapı ortaya çıktı ve etnik kimliğiyle benzeşen isimler sıralamada yer aldı. Mesela Osmangazi göçmen ağırlıklı olmasına karşın, CHP seçiminde göçmen adayların isimlerine anahtar listede yer verilmedi, adeta görmezden gelindi.
Sonuçta;
CHP, Bursa'da sadece 3 ilçede demokrasi adına bir meclis üyesi seçimi yaptı yapmasına ama sanki hiç yapmasa daha iyi olacaktı.
Çünkü "sınavda kopya" çekildi!..

DSP'Lİ ADAYDAN CHP ADAYINA SALVO

Adından;
Pek söz edilmiyor ama Demokratik Sol Parti'nin Büyükşehir Belediye başkan adayı Murat Özbilge, partisinin üzerinde bir performans sergiliyor.
Dün de aradığında;
"Tüm seçim çalışmalarımı Bursa'da solun tek adayı olarak yapıyorum" dedi.
Hayli iddialı bir sözdü.
Hatta;
"Bu sözünüz CHP'ye mi gidiyor" diye sorduk.
Üzeri kapalı "evet" dedi. Sonrasında da; CHP'nin Büyükşehir adayı Necati Şahin'i kastederek şu manidar sözü kullandı: "Ben sabah AKP'li, öğlenden sonra CHP'li, seçilirse de DP'li olacak bir aday değilim..."

HALK OTOBÜSÇÜLERİ BIÇAKLARI ÇEKERSE?

Şu bir gerçek ki;
Bursa'da "yeşil otobüs" olarak bilinen özel halk otobüsleri, yıllardır bir türlü istenilen hizmet kalitesi seviyesine gelmedi.
Nitekim;
Yapılan memnuniyet anketi çalışmalarında da Bursalıların yoğun şikayetleri var "yeşil otobüsler"den.
Zaten; Bu durumun bi-lincinde ki, Büyükşehir Belediyesi, halka, BURULAŞ'a ait olan sarı ve sarı-beyaz otobüsleri kullanma çağrısı yapıyor.
Diyeceğimiz şu.
Çeşitli uygulamalardan dolayı zaman zaman karakolluk olan ve gözaltına alınan bu özel halk otobüsçülerinin kural tanımazlığı ve hırçınlıkları, hafta sonu yapılan oda kongresine de yansıdı.
Mevcut başkan Ramazan Umur'un, rakibi Sadi Eren'e yenildiği kongrede bıçaklar çekildi, 3 kişi yaralandı, olaya müdahale eden polislere de saldırıldı.
Yine, darp edilen çok sayıda kişiye de 112 ekibi yardım etti.
Ve bu kişiler; Bursa trafiğinde her gün yüzlerce yolcu taşıyorlar, yüzlerce özel araç sürücüsüyle aynı yolu paylaşıyorlar!

GELİRKEN İYİ DE GİDERKEN KÖTÜ!..

Ne yazık ki;
Her seçim döneminde, özellikle de yerel seçimler arifesinde görülüyor bu uygulamalar.
Yeni döneme dair; Partisinin listelerinde yer bulamayanlar, ya bağırıyor çağırıyor ya küsüyor, ya da başka partiye geçiyor.
Dün; Gemlik'in AK Partili belediye meclis üyesi Turan Alkış'ın partisinden istifası da böyle bir şeydi.
Yıllardır;
Birlikte çalıştığı belediye başkanvekili Refik Yılmaz ile AK Parti İlçe Başkanı Necdet Yılmaz'ı adeta topa tutarak AK Parti'den istifa etti. Demediğini de bırakmadı.
Ne partililerinin anti dürüstlüğü ve anti demokratlığı kaldı ne başka şeyler!
Sonra da; Gemlik halkının AK Parti'ye oy vermeyeceğini iddia etti.
Galiba bu durum, insan yaşamında da yaygın görülen bir durum. Koltuğa getirilirken iyi oluyor da, giderken nedense iyi olmuyor!