Bursa Hakimiyet

Suriye sınırındaki ateş hattından izlenimler...

Türkiye’de de;                  
Aylardır konuşulan terör örgütü IŞİD’in bölgede yaptığı tahribat ve tehlikesini görmek için dün sabah, Suriye sınırına o meşhur “sıfır noktası”na gittik.
Önce;
Şanlıurfa Milletvekili olan Bursalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’le, Urfa’ya gittik.
Burada;
Askeri ve sivil yetkililerden kısa bir brifing aldıktan sonra da, ilin Suriye sınırı olan Suruç bölgesine geçtik karayolu ile.
Daha;
Suruç sınırlarına girdiğimizde bambaşka bir tablo ile karşılaşmaya başladık.
Adeta;
Ortadoğu siyasetinin satranç tahtası olan Suruç’ta neredeyse bizler yokmuşuz.
Öyle ki;
Çok sayıda yerli ve yabancı aracın trafiği kilitlediği, bölge insanının akın akın bu ilçeye koştuğu, yeni çadır kentlerin kurulduğu, Suriyeli Kürtlerin cadde ve sokaklarda çoluk çocuk eşyalarıyla sabahlayıp gecelediği Suruç’ta neredeyse her kilometre başında kontrol var.
Kontrollerden bazılarını polisler, bazılarının da askerler yapıyor.

ÇADIR KENTTE SORGULAMA

Çok uzun süren sorgulama tarzı prosedürlerin ardından ilk durağımız bir çadır kent oldu.
Kürtçe bilen mihmandarlarımız eşliğinde Suriyeli Kürtlerle sohbetimiz bitiyordu ki, İstanbul Türkçesi ile konuşan genç bir kadının tepkisi ile karşılaştık.
Yerel kıyafetli bu genç kadın, kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi ve neden fotoğraf çektiğimizi sordu.
Sonradan anladık ki, bu genç kadın PKK’nın gayriresmi çadır kent sorumlularından biriymiş.
Askeri araçların ve kontrol noktalarının ardından da soluğu biraz zor da olsa sıfır noktada aldık.
Doğrusu burası tam bir ana baba günüydü.
Üstelik;
Yolun bir tarafı “gerilla” olarak nitelenen PKK yanlılarının veya sempatizanlarının, diğer yanı da askerlerin ve gazetecilerin beklediği bir şekilde ayrılmıştı.

KOBANİ DÜŞTÜ DÜŞECEK

“Ayn El Arab” olarak nitelenen Suriye kenti Kobani ise tam karşımızda duruyordu ve adeta yanıyordu.
Üzerinde de yoğun dumanlar yükseliyordu.
Çünkü çatışma sürüyordu IŞİD militanları ile PYD’nin silahlı kanadı olan Kürt YPG güçleri arasında.
Ve bu tablo tam önümüzde, yaklaşık olarak 250 metre önümüzde oluyordu.
Dürbünle de IŞİD militanlarını görmek mümkündü.
Sınırda mevzilenen asker ise her an gelebilecek sınır ötesi bir hareket emri için hazır bekliyordu.
“Kafa kesen” IŞİD’in bayraklarının dalgalandığı Kobani’den de bir taraftan ateş atışları altında yaralılar ve cenazeler getiriliyordu.
Ambulanslar;
Tel örgülere bırakılan bu yaralıları aldıkça da, sıfır noktasında zaman zaman askerle tartışan Türkiye tarafındaki Kürtlerin protestoları oluyor.
Bu noktada;
Gelişmeleri takip ederken sınırdan, Kobani’ye geçişlerine izin verilmeyen Kürtler de bekleyişlerini sürdürüyordu ki bir süre sonra, HDP milletvekilleri Ahmet Türk, Sabahat Tuncel, Aysel Tuğluk ve Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık geldiler bölgeye.
Onlarla da ayaküstü sohbet ettik.
Ardından da;
Sınırda bekleşen yüzlerce Kürt’e yönelik bir konuşma yaptılar.

MERMİLERİN ADRESİ TÜRKİYE

İşte tam bu esnada;
Kobani’den atılan top mermileri ve kalaşnikof mermileri bulunduğumuz bölgeye düşmeye başladı ki, hemen yapılan uyarılarla iki sınır köyü anında askerlerce boşaltıldı.
Sınırda şunu gözlemledik.
Bir kere, Kobani düştü düşecek.
Düştüğünde Türkiye’nin politikası ne olacak henüz bilinmiyor.
Ama bazı güçler de, Kobani düşmeden oradan Türkiye’ye atılan top mermileri ile Türkiye’yi savaşa sokmaya çalışıyor.
Zaten;
Zaman zaman askeri taşlayanların da gerekçesi bu olarak gösteriliyor.
Kobani düştüğünde ve IŞİD ile komşu olduğumuzda nasıl bir strateji izleneceği de aşikar.
Türkiye belki de bu kentin düşmesini bekliyor ki, sonrasında sınır ötesi harekat yaparak hem tampon bölge oluşturma, hem de IŞİD’le mücadele ederek, belki de Kuzey Suriye’de bir Kürt devletinin oluşumuna da engel olmanın planlarını yapıyor.

PKK İTİBAR KAYBETTİ

Şu aşikar ki;
HDP, Suruç’a olabildiğince insan taşıyor.
Nitekim Kobani’de yaşananlar nedeniyle PKK’nın silahlı gücünün iflas ettiği de görülüyor.
Bu nedenle tüm oyunlar Türkiye üzerine oynanıyor.
Dediğimiz gibi şu anda Ortadoğu’nun satrancı Suruç’ta oynanıyor.
Neredeyse dünya medyası da orada.
İstihbarat ajanlarının ise kol gezdiği söyleniyor.
Tıpkı yerli ve yabancı provokatörler gibi.
Bölgedeki durumun nereye varacağı, ne sonuçlar açacağını kestirmek güç ama şu da bir gerçek ki, Suriye’deki şekillenme galiba Kobani’nin düşmesiyle başlayacak. 
Bu da Türkiye’yi bir ateş çemberi içine sokacak görünüyor.

BAKAN ÇELİK NE DEDİ?

Bölgedeki gelişmeleri;
Sonrasında Çalışma Bakanı Faruk Çelik’e de sorduk.
10 bin Kobanili’nin bulunduğu Suruç’ta, Türkiye’nin bu insanlara asahip çıkmasından dolayı PKK’nın rahatsız olduğunu anlattı.
Bu nedenle de Kobanilileri örgütlediklerini söyledi.
Şunu da söyledi:
“Türkiye’nin müdahalesi isteniyor. Tam bir kaos bölgesi. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Türkiye rastgele hareket edemez. Kobani’nin 4 bölgesi kuşatılmış durumda. Dünya ise sağır ve dilsiz”
Bakan Çelik;
PYD’lileri ve Suriyeli Kürtleri kastederek şunu da söyledi:
“Türkiye olarak bu işin çözümünün, Esad rejiminin ortadan kaldırılması ile mümkün olacağını söylediğimizde bizi anlayamadılar. Bugün ise büyük bir tehlike ile karşı karşıyalar ama iş işten geçti”
Bu sözler bile bölgenin nasıl büyük bir tehlike içinde olduğunun başka bir göstergesi gibiydi.