Bursa Hakimiyet

Tarihi oylamanın yansıması ne oldu?

22 Aralık’tan beri...
5 Ocak’taki oylamanın nasıl sonuçlanacağına dair hemen herkesin yorum yaptığı dönemde...
TBMM Başkanı;
Cemil Çiçek’in, 4 eski bakanın Yüce Divan’a gitmeleri gerektiğine dair görüşü, AK Parti’nin bu 4 eski bakanı yargılatmak istediği yönünde algılanmıştı.
Nitekim;
Çiçek’in “Yüce Divan’a gitmezlerse bu konu hiç durmadan tartışılır, tartışmalar sürer durur” sözleri de bu kanaati güçlendirmişti.
Akabinde;
Bursa Milletvekili olan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, dosya TBMM Genel Kurulu’na geldiğinde “vicdanıma göre oy kullanacağım” açıklaması...
Ve de;
AK Parti’nin Grup Başkanvekili Mahir Ünsal’ın “Ben olsam Yüce Divan’a giderim derdim” sözleri de 4 bakan ile ilgili yargılama yolunun açılacağı beklentisi yaratmıştı.
Nitekim;
O beklenen tarihi gün de dün gelip çattığında, Türk siyaseti de -yereliyle birlikte- oylamaya kilitlendi.
Acaba;
17-25 Aralık’la özdeşleşen eski bakanlar Zafer Çağlayan, Egemen Bağış, Muammer Güler ve Erdoğan Bayraktar, Meclis Soruşturma Komisyonu’ndan geçebilecekler miydi?
İşte;
Komisyonun toplantıya girdiği o anlardan itibaren büyük bir merak başladı.
Sonuç;
Açıklandığında da kimilerine göre beklenen, kimilerine göre de şaşırtıcı sonuç çıktı.
Ve;
4 eski bakanın Yüce Divan’a gitmemesine karar verildi.
Karar;
CHP ve MHP’den oluşan 5 milletvekilinin “gitsinler” oylarına karşılık, AK Partili 9 milletvekilinin “gitmelerine gerek yok” kararıyla sonuçlandı.
Söz konusu kararda;
2 Bursa milletvekili İsmet Su ile Mustafa Kemal Şerbetçioğlu’nun da oyları etkili oldu.
Onlar da, AK Partili diğer 7 komisyon üyesi gibi “gitmesinler” dedi.
Kararın gerekçesi;
Dün sıcağı sıcağına kamuoyuna açıklanmadı.
Şimdi gözler;
Meclis Genel Kurulu’nda.
Kararın 10 gün içinde Genel Kurul’a gelmesi ve gizli oylama ile oylanması gerekiyor.
Prosedüre göre;
Bu gizli oylamada 4 bakanın Yüce Divan’a gönderilmesi için en az 276 oy gerekiyor.
Ancak;
Sandalye sayısı baz alındığında, bu 276’nın bulunması zor görünüyor.
AK Parti’den fireler olsa dahi.
Bu durumda da;
HDP Grubu’nun kilit parti olabileceği ihtimali çıkıyor ortaya.
Ancak HDP’nin de “çözüm süreci” kapsamında kilit parti olmaktan uzak bir görüntü sergileyebileceği ihtimali de çıkıyor ortaya.
Söz konusu;
Dünkü karar, sanki seçim sathı mailinde AK Parti’nin, bu tartışmayı geride bırakmak istediği izlenimi de veriyor.
Ancak parti tabanının bazı bölümüne bu kararın iyi anlatılması gerekiyor, çünkü bu karardan rahatsız olanlar olduğu biliniyor.
Nitekim, bu istek TBMM Genel Kurulu’ndaki oylamada da su yüzüne çıkabilir.
Nitekim, bu karar başta CHP ve MHP’yi propaganda aracı olarak kullandıracak görünüyor ki dün zaten ilk tepkiler geldi.
Şimdilik “dosya kapandı” gibi görünüyor ama tabii, Genel Kurul’da oylamayı da görmek gerekiyor.