Bursa Hakimiyet

Tecrübeli bürokratın Suruç gözlemleri

Konu;
Bursa Hakimiyet’te konuğumuz olan Bursa’nın üst düzey bir bürokratıyla Suruç’taki saldırıya dair konuşurken açıldı.
Yıllarca;
Yurtdışında bürokrasi tecrübeleri olan ve dolayısıyla kent yönetimleri ile adli kolluk yönetmeliklerine dair de gözlemleri olan konuğumuzun önemli tespitleri vardı.
Öncelikle şunu söyledi.
“Ne yazık ki” dedi “Bizde demokrasi kavramı çok yanlış anlaşılıyor”
Devamında da;
“Demokrasi demek, isteyen kişinin istediğini yapabilmesi demek değildir”
Örneğin;
Türkiye’de barındırılan ve Bursa’da da sayılarının 60 bin olduğu ifade edilen Suriyeli mülteciler.
Örneğini yurtdışından verdi.
“Gidin bakın yurtdışındaki mülteci kamplarına, nasıl sert bir güvenlik olduğunu göreceksiniz.
Öyle ki, insan hakları konusunda hassas olan ülkeler bile, bu kampların çevrelerine 40 bin voltluk elektrik vererek güvenliklerini sağlıyor.
Ve barındırıldıkları ülkeden tecrit bir hayat sağlayarak, o ülkenin kamu düzenini olumsuz olarak etkileyemiyorlar, sadece misafir ediliyorlar”

Yine;
Verdiği bir başka örnek de, her bayram tatilinde katliama dönüşen trafik kazalarına dairdi.
Etkileyiciydi söyledikleri.
Ama acı bir gerçekti.
“Bizde sert kurallar yok.
Şöyle düşünün, Kapıkule sınır kapısına kadar son süratle giden, ayağını dışarı çıkaran, kırmızı ışıkta geçen aynı sürücü, sınırı geçtikten sonra hız limitlerine uyuyor, emniyet kemerini takıyor. Peki neden? Çünkü sert kurallar var. Kişi nasıl ağır cezalar alabileceğini iyi biliyor”

Bursa’nın üst düzey bürokratlarından olan konuğumuz, Suruç’taki saldırıya dair de gözlemini söyledi.
“Stratejik gerilimi olan bu tür buluşmalara izin verilmemesi gerekirdi.
Hele ki tam da sınır bölgesinde. Bu tehlikeli gerilimlerin, birileri tarafından iyi kullanılacağı öngörülmeli ve grup üyeleri kente sokulmamalıydı. Ama daha iç bölgelerde de açıklama yapmaları sağlanmalıydı. Keşke o gençler, bu hassas süreçte o bölgeye sokulmasaydı”

Teröre yandaş olabilecek veya toplumda infial yaratabilecek tüm unsurların, demokrasi kelimesi adı altında daha tehlikeli hale gelebileceğinden de bahseden bürokrat, bu yöndeki tek belirgin çizginin ise yasalar olduğunu anlattı.
Bir de;
Şu söylediği de önemliydi.
“Belli ki, günler öncesinden duyurulan Suruç’taki bu buluşma için karanlık güçler de hazırlık yapmışlar.
Ülkenin karışmasını isteyenler, devletin terörle mücadelede zafiyeti olduğunu gördükleri anda sahneye çıkarlar.
Suç ve ceza eşit ağırlıklı olmalıdır. Ağır suçlara hafif cezalar verilirse, kamu düzenini     hiçbir zaman sağlayamazsınız”