Bursa Hakimiyet

Umutların da tükendiği noktada Soma çok şeye ders olacak gibi

Dayanılacak gibi bir acı değil. Kiminin dedesi Kiminin babası
Kiminin kocası
Kiminin abisi
Kiminin kardeşi
Kiminin yeğeni
Kiminin dayısı
Kiminin amcası
Kiminin nişanlısı Ve;
Kiminin de oğlu, bir avuç kömür için, yerin yüzlerce metre altında hayatını verdi.
Dün akşam yazıyı kaleme aldığımız saatlerde Soma’daki can kaybı 245’e ulaşmıştı.
Ve;
120 işçinin de hâlâ yeraltında olduğu açıklanıyordu ki, hayatlarından da artık yavaş yavaş umut kesildiği konuşuluyordu.
Acı ama...
Görünen tablo, bugün itibarıyla hayatını yitiren emekçilerin sayısı 350’yi bulacak gibi.
Cumhuriyet tarihinin en acı olaylarından birinin yaşandığı Soma’da meydana gelen facidan hemen sonra AS TV ve Bursa Hakimiyet Gazetesi ekibi bölgeye gitti.
Arkadaşlarımız;
Akif Oktay, Erdal Çatalkaya, Yankı İçöz, Nevruz İlimdaroğlu ve Doğan Acar’ın anlattıkları, akla hayale sığacak gibi değil.
Tam bir insanlık dramının yaşandığı görülen Soma’da ne yazık ki umutlar da artık tükenmek üzere.
Bu nedenle zaman zaman sinirlerin boşalması ve tansiyonun yükselmesini doğal karşılamak lazım.
Çünkü arkadaşlarımızın kamuoyuna özellikle iletmediği bazı acı notlar var ki, gerçekten de dayanılacak gibi değil.
Doğal olarak soru işaretleri çok fazla.
Onlarca;
Cana mezar olan ocaktaki patlama, trafo patlamasından değil de, daha önce çalışılmış kömür damalarının tutuşmasından mı kaynaklandı?
Ocakta işçi sağlığı ve güvenliği tedbirleri alınmış mıydı?
Tedbirler eksik miydi?
Basınçlı hava şebekeleri çalışmıyor muydu?
Amirleri, işçileri yanlış mı yönlendirdi?
Ya da;
Ocak sahibi işletmenin bürokratik durumu?
Elbette ki;
Tüm bunlar şu anda tartışılacak konular değil.
Nitekim, henüz çıkarılmayan canlar ya da cenazeler var ocakta.
Keza;
Söz konusu facia tüm Türkiye’yi sarmışken, Soma’daki onlarca evde 3 gündür yanan ateş, tüm ulusun ortak acısı olmuşken, yani acı henüz çok sıcakken Soma’da yaşananların siyasi malzeme yapılmasının da sırası değil.
Başbakanlık korumalarının, canı yanan Soma’daki tepkili vatandaşlara dünkü aşırı sert müdahalesi nasıl ki çok yanlışsa, henüz cenazeler defnedilmemişken siyasi erkten hesap sormak da yanlış.
Çünkü;
Soma’daki arkadaşlarımızın anlattığına göre şu anda orada normal bir hava yok, normal bir insan davranışı da yok.
Ancak;
Şu da bir gerçek ki adli ve idari süreç hemen başlatılmalı, iş kazasından çok toplu bir “iş cinayeti” görünen bu facianın sorumluları kimlerse, bu kaplumbağa hızındaki yargı sistemi içinde derhal soruşurulmalı ve -varsa suçları- cezalandırılmalı.
Yoksa bu faicanın hesabı unutulmaz!