Bursa Hakimiyet

Yeni Başbakan yeni kabineye başkanlık hedefi gösterirken MHP kararıyla hesaplar karıştı

Doğrusu pek şaşırmadık desek yeri olur.
Çünkü;
Yeni kabineye dair öngörülerimiz arasında dün de bu sütunlardan ifade ettiğimiz üzere, üzerine basa basa 6 isim vermiş ve…
Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı’nın
Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal’ın
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu’nun
Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş’ın
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın yeni kabinede olmayacağını duyduğumuzu söylemiştik.
Nitekim öyle de oldu.
Bu isimler yeni dönemin bakanları değiller artık.
Sadece;
Bir isimde yanıldık ki o da Mehmet Şimşek’ti.
Şimşek, muhtemelen para politikalarının zarar görmemesi adına yine Başbakan Yardımcılığı görevini üstlendi.
Zaten bu kararla birlikte 3 liraya yükselen dolar da değer kaybetmeye başladı.

Okuyanlar hatırlayacaktır.
Önceki gün Ankara’daki dostlarımızla yaptığımız görüşmeler sonrasında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ile İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın da aynı yerlerini koruyacaklarını aktarmıştık yeni kabinede.
Her iki isim de yerlerini korudu.
Bu nedenle de şaşırmadık.
Ancak;
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu konusunda yanıldık.
Yeni kabinede görevini Recep Akdağ’a devreden Müezzinoğlu, AK Parti Genel Merkezi’nde görevlendirilen isim oldu.
STK’lardan ve Halkla İlişkiler’den sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak atanan Bursa Milletvekili Müezzinoğlu, bu konumuyla Bursa’nın Ankara’daki gücünde bir nevi pek bir eksilme yaşatmamış oldu.

Tabii;
Çiçeği burnunda Başbakan Binali Yıldırım’ın 65. Hükümet’i kurmasının ardından dün ilk kez AK Parti Grubu’na seslendiğinde verdiği mesajlar da önemliydi.
Heyecanlı konuşmasından şu mesajları çıkardık.
1- Tayyip Erdoğan faktörü AK Parti ve hükümet yönetimiyle daha da yakınlaştırılacak. Lider olarak görülecek.
2- Başta PKK terörüne karşı yoğun mücadele aralıksız sürdürülecek.
3- Paralel yapılanmaya karşı durağan görünen mücadele, aktif hale getirilecek.
4- Başkanlık sistemine geçiş için her türlü yasal argümanlar süratle kullanılmaya başlanacak.
5- Sorunlu hale gelen komşuluk ilişkilerinde düzelme dönemine geçilecek.
6- Ekonomi politikalarında üreterek büyüme modeli uygulanacak.
Şunu da görmek gerekir elbette.
Her yeni yönetim modelinde yönetim mekanizmaları, planlamalarını hayata geçirmek ister. Bunun için de zaman gerekir.
Yeni hükümetin de bir zaman kredisi var.
Ne yapıp yapamadığını ise en erken, yıl sonundaki tablo gösterecektir. Yani önümüzdeki 6 aylık süre, Yıldırım hükümetinin, Davutoğlu hükümetinden farklı olup olmadığını ortaya koymak için yeterli bir süre olacaktır.

Bu arada;
AK Parti ve hükümet cephesinde dün tüm bunlar yaşanırken, mahkemelik olan MHP’ye dair çarpıcı gelişme de hayli önemli.
Akşam saatlerinde;
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, haftalardır Türk siyasetinin kilitlendiği 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin kararını onadı.
Yani;
“MHP, olağanüstü kurultaya gidebilir” dedi.
Şüphesiz ki bu karar büyük önem taşıyor.
Sadece MHP için değil, Türk siyaseti için de.
Nitekim;
“Çağrı heyeti” hemen kolları sıvadı ve kurultay için takvim belirlemeye başlamışken, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin hamlesi geldi.
Parti sözcüsü;
Bahçeli’nin kararı ile MHP’nin 26 Haziran veya 10 Temmuz’da “Genel Başkan seçimli” kurultaya gidebileceğini ve bunun için de salonun tutulduğunu açıkladı.
Ama;
Bu kez de açıklamanın arkasında ne yattığı sorusu geldi akıllara.
Çünkü;
Siyasi çevrelerde, Bahçeli’nin bu kadar kolay pes edemeyeceği, dolayısıyla kongreye değin farklı hesapların uygulamaya geçirilebileceği konuşuluyor.
Yani;
Şimdilik “muhalifler kazanmış” gibi görünse de, Bahçeli’nin bu kararının arkasında yatanı da görmek gerekiyor.