Bursa Hakimiyet

Yılbaşı başka şey Noel başka bir şey

Her;
Yılbaşı arifesinde aynı yanlış yapılıyor.
Gereksiz yere kafa karıştırılıyor.
Yıllardır da aynı şey yapılıyor.
Birileri;
Israrla din istismarlığı yaparak halkın kafasını karıştırmaya devam ediyor.
Ve;
Ne yazık ki kimileri de inanıyor, insanların kafasını kasıtlı karıştıran bu din istismarcılarına.
Yine;
Dinci bazı gazeteler ve kuruluşlar, yılbaşı kutlamalarına bu yıl da tepki gösteriyorlar.
Hatta;
Çok ileri gidip, bu kutlamaların “Allah’a isyan” olduğunu duyuruyorlar.
Yetmiyor;
Yılbaşı demenin kumar, zina ve alkol demek olduğunu söylüyorlar.
Ve;
Halkın yılbaşı kutlamalarından uzak durmaları gerektiğini ifade ediyorlar.
Defalarca söyledik.
Bir daha paylaşalım.
Noel ve yılbaşı aynı şey değil.
Noel denilen kutlama, Hıristiyanların bir dini bayramı.
Bu dini bayram 24 Aralık’tan itibaren kutlanmaya başlıyor ve 27 Aralık’ta sona ererek Hz. İsa’nın doğumu anılıyor.
Orijinal adı da “Christ Mass”
Yani “İsa’nın ayini”
Haliyle;
Hıristiyanların 27 Aralık’ta sona eren bu dini bayramı ile yılbaşının, hiç ama hiçbir ilgisi yok.
Daha da açalım konuyu.
Hıristiyanların;
Bu dini bayramı olan Noel, acaba niye 24 Aralık’ta kutlanıyor?
Anlatalım.
Bilgilere göre;
Eski Roma döneminde, İmparator Aurelion, “mağlup edilemeyen güneş”i, imparatorluğun resmi dini olarak ilan ediyor.
Bu “Güneş Tanrısı”nın doğum günü de 24 Aralık.
Dolayısıyla;
Roma İmparatoru, bu “Güneş Tanrısı”nın yeryüzündeki temsilcisi olarak kabul ediliyor.
Hıristiyan alemi de;
Romalılar’dan aldıkları bu 24 Aralık tarihini, daha sonraları “Allah’ın oğlu Hz. İsa”nın doğum günü olarak kutlamaya başlıyor.
Yani;
Hristiyanların Noel’i ile dünyanın her yerinde 31 Aralık’ta kutlanan yılbaşının hiç bir ilgisi yok.
Adı üzerinde yılbaşı.
Bir yılın bittiği, yeni bir yılın başladığı kutlamanın adı yılbaşı.
Hıristiyanlıkla da hiçbir ilgisi yok.
Dini olarak da bir ilgisi, bağı yok.
Ama;
Ne yazık ki, günümüz Türkiye’sinde birileri hala, yılbaşı kutlamalarının “caiz olmadığını” ve “günah olduğunu” savunup durmaya devam ediyor.
Hatırlanacaktır;
Birkaç yıl önce bu tartışmalar yine alevlendiğinde dönemin Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, bu artan safsatalar üzerine “Yılbaşında insanların sevinmesi ve mutlu olması en tabii haklarıdır” demişti.
Bundan daha açık da ne olabilirdi ki?
Zaten hep söylüyoruz.
İşin acı tarafı da bu.
Çünkü;
Bursa’da da dahil olmak üzere, din kisvesi altında birtakım afişlemeler yapıp, insanları yılbaşından uzaklaştırmaya kalkanların muhtemelen birçoğu, bunu niye yaptıklarını bilmiyor.
Çünkü bilgiden ve gerçekten yoksunlar.